İsrail ve Mısır 1948-1973 yılları arasında dört kez savaştı. Sonuncusu olan 1973’teki Yom Kippur Savaşı sırasında, bir barış anlaşması için çalışmalar başladı. Sonra dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter’ın arabuluculuğunda 1978’de Camp David adı verilen anlaşma sağlandı. Anlaşma Ocak 1980’de yürürlüğe girdi.
Aynı yıl dönemin Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat ile İsrail’in eski başbakanı Menahem Begin, bu anlaşmadaki iş birlikleri nedeniyle Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldüler. 1981 yılında Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat, bir grup Mısırlı askerin suikastına uğradı.
Suikastın arkasında İsrail’le barış anlaşmasını protesto ettiğini söyleyen İslamcı subay Halid El İslambuli vardı. Anlaşma 20 yıldan fazla süren düşmanlığa son vererek komşu iki askeri güç arasında 45 yıla yakın süre istikrar sağladı.
Philadelphia Protokolü
2005’te İsrail’in tek taraflı olarak askerlerini Gazze Şeridi’nden çekmesi sonrası, İsrail ve Mısır arasında barış anlaşmasının bir parçası olarak Philadelphia Mutabakatı adı verilen bir ek protokol imzalandı.
Bu protokol, Mısır’ın terörle mücadele ve silah kaçakçılığını önleme amacıyla, Gazze’ye olan sınırı boyunca, D bölgesine komşu C Bölgesi’nde 750 asker konuşlandırmasına izin veriyordu. İsrail uzun süredir Hamas’ın kullandığı silahların Gazze’ye Mısır topraklarından girdiğini iddia ediyor.
Anlaşmanın sağladığı hassas denge
Camp David Barış Anlaşması, güçler arasında hassas bir denge kuruyordu. 14 km’lik bir koridor, silahsızlandırılmış tampon bölge konumuna getiriliyordu Anlaşmanın diğer maddeleri ise;.
- İki ülke arasındaki sınırı çizerek Sina Yarımadası’nı A, B ve C olarak üç ana bölgeye
ayırıyor, buralarda farklı askeri birlikler ve farklı kategorilerde silahlara izin veriliyor
- Sınırın 2,5 km içerisindeki D bölgesi ise tampon bölge olarak belirleniyor,
- Anlaşma bu bölgede İsrail’in sınırlı askeri varlığına izin veriyor. Aynı zamanda BM
(Birleşmiş Milletler) gözlemcileri ve diğer çokuluslu güçler burada konuşlandırılabiliyor,
- Buradaki İsrail güçleri, Gazze ile Mısır arasındaki sınırın bir bölümü olan Philadelphia
Koridoru’nun kontrolüne sahip oluyordu.
Neden soğukluk?
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını Refah sınırına doğru genişletmesiyle birlikte iki ülke arasındaki ilişkiler yeniden gerginleşti. Geçtiğimiz aylarda iki taraf da, birbirine karşılıklı suçlamalarda bulunmayı sürdürdü. Son olarak da iki ülkenin dışişleri bakanları, Refah koridorundan insani yardımların geçişinde yaşanan sorunlarla ilgili birbirlerini suçladı.
İsrail hükümeti, Güney Afrika’nın Aralık ayında açtığı davada ileri sürdüğü, İsrail’in Gazze’deki Filistin halkına karşı soykırım suçu işlediği yönündeki suçlamaları reddetmesine rağmen Mısır, Güney Afrika’nın İsrail hakkında açtığı ve Uluslararası Adalet Divanı’nda görülen “soykırım” davasına müdahil olacağını duyurdu.
Mısır Dışişleri Bakanlığı, “İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkına olan saldırılarının şiddetini artırması ve kapsamını genişletmesi” üzerine bu kararı aldıklarını açıkladı. Kahire, Refah’taki askeri operasyonlar ve İsrail ordusunun sınır geçişlerinde olan denetimini protesto etmek amacıyla diplomatik varlığını da azaltmayı değerlendiriyor. Ancak yine de Mısır, barış anlaşmasının güvende olduğunu söylüyor.
Neden Refah bölgesi
Olağanüstü koşullarda yaşayan ve açlık ve salgınlarla boğuşan Filistinliler de, daha önce 2008’de İsrail’in Gazze’yi tam ablukaya alması sonrası kısa süreyle yaptıkları gibi Mısır topraklarını yönelmediler. Halk daha çok İsrail’in “insani bölge” olarak belirlediği, Gazze’nin güneyindeki Mevasi bölgesine gitmeye ya da yıkık haldeki Han Yunus gibi bölgelere dönmeye zorlanıyor.
İsrail’in gözünde, Mısır ve Gazze arasındaki sınır yeterince güvenli değil. İsrail, Hamas'ın 7 Ekim saldırısında kullandığı silahların büyük bölümünün Sina’daki yasa dışı tünellerden geçtiğine inanıyor. Birleşmiş Milletler, geçtiğimiz hafta yaklaşık 450 bin kişi Refah’tan kaçtığını bildirmiştir. Mısır, şu ana dek 2 milyon Filistinlinin evlerini terk ederek Sina’ya gelmesinden korkuyor.
İsrail şimdi bu sınırı, en azından geçici olarak kontrol etmek istiyor.