Hemen söyleyeyim: Tabiatı kirletmek ve tahrip etmekle uğraşıyoruz!
İnsana tabiatı “kötü düzenleyen” demektense “tabiatı üzen” demenin daha, doğru olacağını söylemekle sanırım yanılmış olmam… Aşağıdaki hususlar dünyanın en gelişmiş ülkeleri tarafından kendi ülkelerinde değil de gelişmekte olan ülkelerde veya az gelişmiş ülkelerde yaptırılır. Atmosferi en çok kim kirletiyor? Nükleer çalışmalarla, kimyasal atıklarla, itlâf edilen hayvan ölümleriyle kim kirletiyor atmosferi?
Bunlar yetmiyormuş gibi gelişmekte olan ülkelere ağaç dikimi, deniz temizliği, tarımsal alanların çoğaltılması gibi konularda görevler verir. Yani kaleci çalıştırması yapar.
**Koca koca ağaçları yaktık, içinde her çeşit hayvan telef oldu.
**Dereleri, yer altı su kaynaklarını kuruttuk,
**Atmosferde hava kirliliği ve kara delik/ler yarattık.
**Kutuplarda buzların erimesine neden olduk.
**Denizleri çöplük haline getirdik.
**Ağır tonajlı uzun menzilli füzeler ürettik, toprağın verim gücünü düşürdük.
**Ekilecek ve her nevi bitkinin dikileceği toprakları sattık, betonlaştırdık…
Bunları daha da çoğaltabiliriz. Kamu kaynakları eriyor. Aslında biraz geleceğimizden biraz da gelecek nesillerin hesabından çalıyoruz. Onlar zaten borçlu doğuyorlar, bir de nimetlerden yeteri kadar istifade edemeyecekler. Bizlerin de vereceği hesap giderek artıyor.
*** *** ***
Vietnam üzerinde sinsi emeller peşinde koşan ABD’nin Vietnam’ı komünist SSCB etkisinden korumak maksadıyla 1 Kasım 1955’te başlattığı savaş, 30 Nisan 1975’te sona ermişti. 20 yıl süren bu savaşta 1.5 milyon sivil hayatını kaybetmiş, 3 milyon insan ağır yaralanmıştır. Vietnam halkının 12 milyonu ise başka ülkelere göç etmek zorunda kalmıştı. Güney Vietnam'ı destekleyen ABD, 58 bine yakın askerini kaybetmiştir. Napalm bombaları Vietnam topraklarının özelliğini bozmuştur.
7 Ekim 2001’de ABD tarafından 11 Eylül saldırıları gerekçe gösterilerek “terörle mücadele” adı altında başlatılan Afganistan Savaşı’na 30 Ağustos 2021’de sona verilmiştir. Bu savaş da 20 yıl sürmüş ve 200 binden fazla insanın ölümüne sebep olmuştur.
Körfez Harekâtı ve Irak Savaşı
2 Ağustos 1990’da Irak’ın Kuveyt’i işgaliyle başlayan harekât, 17 Ocak 1991’de Koalisyon güçlerinin Irak’a karşı sürdürdüğü hava bombardımanlarıyla devam etmiş ve Nisan ayının ilk haftasında sona ermiştir.
Bu süre içinde Irak ordusunun 35.000 civarında ölü ve 75.000 civarında yaralı verdiği, 100.000 kadar da sivil kişinin hayatını kaybettiği tahmin edilmiştir.
İnsanlığın kardeş kavgasıyla başlayan didişmesi günümüzde de varlığını sürdürmektedir. 21’inci yüzyılda bile medenileşemeyen insanlık buzun menzilli füzeler, kimyasal içerikli bomba ve mayınlar yetmiyormuş gibi nükleer silahların kullanılmasını tartışmaktadır.
Rusya-Ukrayna Savaşı devam ederken Putin’in Batılı devletlere hitaben “gerekirse taktik nükleer silahları kullanmakta tereddüt etmeyeceğiz” sözü, bütün Batı dünyasını tedirgin etmiştir.
Türkiye şimdiye kadar yıkıcı-bölücü faaliyetlere karşı çok mücadele etmiş ve halen de etmektedir. Bu mücadele sürerken dost ve müttefik ülkeler (!), kendi çıkarları doğrultusunda Türkiye’ye siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel baskılar yapmak suretiyle düşük yoğunluklu psikolojik savaş icra etmiştir. Meselenin diğer bir boyutu ise, Batı, siber savaşı da göz ardı etmemektedir.