Suriye’nin dünü
… Şam Beylerbeyliği, 1516’dan beri, yani Yavuz Sultan Selim Han’ın Mercidabık
Zaferi’nden beri Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçasıydı. Fakat Suriyeliler ondan evvel
Türklerin hakimiyetindeydiler.
Selçukîler, 11’inci asırdan beri Orta Doğu’nun hayatında yeni bir düzen kurmuşlardı.
Zamanın Selçuklu idaresinin ardından Şam ve Halep atabeyi Nurettin İ. Zengi, ardından
Sultan Selahaddin-i Eyyubî ve onun idarecileri, nihayet Mısır Memlukluları ve Osmanlılar
gelir.
Dört asır sonra bu dönem biter. Suriye ve bilhassa Şam, 5000 yıla yakın bir yerleşim
noktasıdır. Yavuz Sultan Selim Han, 1516’da Mercidabık Meydan Savaşı’ndan sonra Suriye,
Filistin ve bugünkü Ürdün’e girdi. 1517 Ridaniye Savaşı’ndan sonra da Mısır ele geçti…
(İlber Ortaylı, Eski Dünya Seyahatnamesi, baskı 5, s 29)
*** *** ***
Suriye’nin bugünü
Suriye, koca bir ülke… Kaderiyle baş başa bırakılan ülkeyi baba Hafız Esad ve oğul Beşar
Esad 53 yıl ülkeyi yönettiler. Yönettiler de koca ülkeyi ne hale getirdiler. 14 yıl süren iç savaş
burada noktalandı.
HTŞ öncülüğündeki muhaliflerin 27 Kasım'da başlayan sürpriz hareketi tüm dünyanın
gözlerini Suriye'ye geri çevirdi. Dün Humus ve Dera 'yı da ele geçiren muhalifler bu sabah da
Süveyra'yı ele geçirdi, kuzeyden ayrı muhalif gruplar da Şam'a ilerleyişlerini sürdürüyor.
Bazı başıboşlar zafer işareti yapıyor, ellerinde tüfeklerle havaya ateş ediyor, Baba Esad’ın
heykellerini deviriyor, bazıları da oğul Esad’ın büst ve resimlerine ateş ediyor. Kimisi
alkışlıyor, kimisi “Allahü ekber” sesleriyle bağırıyor.
Yabancı kaynaklar, onlarca Suriyeli askerin Irak sınırında beklediğini ve Irak’a geçmeye
çalıştığını bildiriyor. Hani bu adamlar Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunacakları, halkın
namus ve şerefini koruyacakları, devlet sınırını deldirmeyecekleri üzerine yemin etmediler
mi? Hiçbir şekilde karşı koyma emaresi göstermeden canlarını kurtarma durumuna düşmüşler.
Yazıklar olsun!
Onların gösterdiği bu korkaklık ve kaçış sonrası karşı taraf da düğüne gidercesine
ilerlemesine devam ediyor. Suriye Hava Kuvvetlerine ait uçak, helikopter ve üsler HTŞ’nin
eline geçmiş durumda.
Kara ordusundaki tank ve zırhlı araçlar, muhabere tesisleri, istihbarat merkezleri el
değiştirdi. Rusya ve İran destek sağlayamadı. İranlı general, subay ve erler ülkeyi gizli gizli
terk ediyorlar.
*** *** ***
Başkan Esad’ın güvendiği dağlara kar yağdı. Ordu direnmediği gibi Irak sınırında toplanan
askerler, Irak’a geçip teslim oldular. Rusya ve İran Esad’a destek vermediler. Esad ülkeden
kaçtı. Nereye gittiğini de bilen yok.
İsrail etkilenir mi?
Bence İsrail etkilenmez, etki yaratır. Daha Beşar Esad’ın devrildiği gün Suriye’nin güney
sınırlarından Suriye topraklarına girdiği hatta Şam yakınlarında bir füze üretim merkezini
vurduğu yabancı kaynaklar tarafından bildirilmişti.
İsrailli bir yetkili olan Keinon, Suriye'de rejim karşıtı gruplar ya da İran destekli milisleri
sınırında görmek istemeyeceğine emin olduğunu belirttikten sonra, “Böylece Suriye nesiller
boyu İsrail'e karşı inandırıcı bir tehdit oluşturamayacak. Uzun süredir devam eden iç savaş
Suriye'yi konvansiyonel bir tehdit oluşturabilecek ülkeler çemberinin dışına çıkarmıştır.”
demiştir.
*** *** ***
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye’deki son gelişmelere dair, “Suriye’nin
kuzeyindeki harekât bölgelerinde yapmış olduğumuz mutabakatlara uyduğumuzu,
muhataplarımızdan da uymalarını beklediğimizi, Suriye’nin toprak bütünlüğünü
desteklediğimizi, Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve bölgemizin güvenliğine
yönelik ağır tehdit oluşturan PKK/YPG terör örgütünün bölgedeki istikrarsızlıktan
faydalanmasına izin vermeyeceğimizi ve bölgede varlık gösteren terör örgütleriyle mücadele
konusundaki tutumumuzun net olduğunu bir kez daha vurguluyoruz” demiştir.
Sonuçta Suriye’de 61 yıllık bir baskı rejimi çöktü. Suriye yeniden demokratik ortama
dönecek ve demokrasinin kurum ve kurallarını yeniden inşa edecek. Her mezhepten her
anlayıştan insanın katılımıyla Suriye yeniden ayağa kalkacak. Bunun için uzun bir süreç
gerekecek elbette…