SON DAKİKA
reklam
reklam

Ezîdî katliamı, IŞİD ve HTŞ

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 25 Aralık 2024, Çarşamba - 23:30   Okunma Sayısı:

3 Ağustos 2014 Şengal’de Ezidilere yapılan katliam…
Ezidi tarihinde kayda geçen 72 ferman bulunuyor. 3 Ağustos 2014’te Irak ve Şam İslam
Devleti (IŞİD), Irak’ın Musul kenti yakınlarında bulunan ve Ezidilerin yaşadığı Şengal
bölgesine büyük bir saldırı düzenlemiştir. Saldırıda kadın ve çocukların da içinde olduğu
binlerce insan hayatını kaybetmiş, binlercesi de IŞİD tarafından kaçırılmış olup kaçırılanların
birçoğu köle pazarlarında satılırken, hala binlercesi de kayıptır.
Avrupa Parlamentosu, Şubat 2016'da aldığı bir kararla IŞİD'in saldırılarını soykırım olarak
tanıdığını, sözde İslam Devleti’nin Hristiyanlara, Ezidilere, diğer dini etnik ve azınlıklara
soykırım uyguladığını belirtmiştir. Bunun arkasından BM İnsan Hakları Konseyi de Haziran
2016'da yayınladığı raporda IŞİD'in Ezidiler ve diğer azınlıklara soykırım suçu işlediğine yer
vermiştir.
Daha sonra İsviçre, Lüksemburg, Belçika, Hollanda, Ermenistan ve Almanya soykırımı
tanımış, son olarak Birleşik Krallık, katliamın 9'uncu yıldönümünün arifesinde Şengal'de
yaşananları resmen soykırım olarak tanıdığını bildirmiştir. Ezidilerden bazıları Irak Kürdistan
Bölgesi'nin Erbil ve Duhok kentlerindeki çadır kamplarda yaşamını sürdürürken, bazıları da
Avrupa ülkeleri başta olmak üzere ABD ve Kanada gibi ülkelere göçmüştür. 
Ezidiler tarafından 73. Ferman olarak anılan bu saldırılarda, yaklaşık 5 bin kişinin
öldürüldüğü 10 bine yakın kadın ve çocuğun esir alındığı belirtilmiştir.
Birleşmiş Milletler tarafından soykırım olarak tanınan IŞİD’in bu eylemleri neticesinde
yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalan binlerce Ezidi’den bazıları, Irak Kürdistan
Bölgesi'nin Erbil ve Duhok kentlerindeki çadır kamplarda yaşamını sürdürürken, Almanya
başta olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesine iltica etmiştir.
HTŞ’nin durumu
HTŞ, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Rusya, Birleşik Krallık, Kanada ve diğer
bazı ülkeler tarafından terör örgütü olarak tanımlanmaktadır. Şubat 2012'de faaliyetlerini
askıya alan Suriye'deki ABD Büyükelçiliği, Mayıs 2017'de HTŞ'nin terör örgütü olarak kabul
edildiğini teyit etti.
BBC Türkçeye konuşan ABD'deki Washington Institute'nün kıdemli uzmanı Aaron Zelis,
HTŞ ve SMO (Suriye Milli, Ordusu)'yu bir ittifak içinde görmediğini söylüyor ve geçmişten
bu yana "göreceli rakipler" olarak konumlandıklarını vurguluyor.
Zelis, Esad hükümetinin devrilmesiyle sonuçlanan son süreçte, "HTŞ, Suriye hükümetinin
peşinden giderken, SNA ondan farklı olarak SDG'yi hedefledi ve halen de buna devam ediyor.
Tüm bu gelişmeler ışığında, yakın bir ittifak içinde olduklarını düşünmüyorum" diyor.
Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) omurgasını Kürt Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD)
askeri kanadı Halk Koruma Birlikleri (YPG) oluşturuyor.
Türkiye, PYD ve YPG'yi, "PKK'nın Suriye kolu" ve "terör örgütü" olarak nitelendiriyor.
SDG uzun bir süredir Suriye'nin kuzeydoğusunu kontrol ediyor.
BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Hollanda'daki Leiden Üniversitesi Güvenlik ve
Uluslararası Gelişmeler Enstitüsü'nde Graig R. Klein, grupların şimdiki hedefinin bu nedenle
"belirsiz" olduğunu söylüyor:
“Muhalefet olmak ve iktidara karşı mücadele etmek hükümet olmaktan oldukça farklı.
Birçok grup Esad hükümetini devirmek hedefi etrafında birleşmişti ancak şimdi hedefin ne
olduğu belirsiz."
Türkiye açısından
Türkiye ise, Suriye’de yeni bir yönetim sistemi kurulması için çabalamaktadır ve Esad
rejimi devrildikten sonra HTŞ’yi terör örgütü listesinden çıkarmıştır. Buna karşın, Amerika

Birleşik Devletleri'nin Colani’nin yakalanması için koyduğu 10 milyon dolar ödül halen aktif
durumda. Burada dikkat çeken konu, Avrupa ülkelerinin Şam’da büyükelçilik açmak için
sıraya girmiş olmalarıdır. Oysa yukarıda da belirttiğim üzere düne kadar HTŞ’ye IŞİD’in bir
kolu gözüyle bakan Avrupalılar, IŞİD’in Ezidilere yaptığı soykırımı da unutmuş ve HTŞ ile
görüşmek için sıraya girmişlerdir.
Tabii konu başka… 19’uncu yüzyılın sonlarından itibaren Orta Doğu’nun nimetlerinden
istifade etmek isteyen emperyalist güçler, ısırdıkları lokmanın tadına varmış ve bunun
bilincindedirler

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam