Geçtiğimiz hafta yazdığım “Hesap Sorulacak mı?” başlıklı yazımda yaptığı kötülüklerin yapanların yanında kalmaması konusunu işlemiştim. II. Dünya Savaşı sonunda Naziler için kurulan mahkemeler, Bosna olaylarında mahkumiyetler sonrasında Ukrayna-Rusya Savaşı’nda Putin’in ve Gazze katliamında Netanyahu’nun umursamaz davranışları da mahkeme önüne getirilerek hesap sorulmasını istemiştim. Yine II. Dünya Savaşı sonrasından bir örnekle başlayayım ve Myanmar katliamı ile devam edeyim:
İtalyan mahkemesinin tazminat kararı
İtalya'da bir mahkeme, Almanya'nın, Nazilerin İkinci Dünya Savaşı sırasında İtalya'nın Pietransieri köyünde (Orta İtalya’da Roma yakınında) gerçekleşen katliamda öldürülenlerin yakınlarına -sayıları 30 kişi- 4 milyon avro daha tazminat ödemesine hükmetmiştir. İtalyan basınında yer alan haberlere göre, L'Aquila'daki temyiz mahkemesi, söz konusu katliamla ilgili daha önce tazminat ödenecek kişiler arasına alınmayanların yaptığı itiraz başvurusunu geçtiğimiz hafta karara bağlamıştır.
Almanya’nın 30 kişiye daha ödeyeceği tazminat tutarının 4 milyon avroya tekabül ettiği ve ödenecek toplam miktarın 15 milyon avroya yükseldiği belirtilmiştir. Tazminatın, Avrupa Birliği'nden (AB) temin edilen Kovid-19 sonrası toparlanma fonunda yer alan "Nazi suçları" için ayrılan kısmından İtalya'ya gelecek aylarda Almanya tarafından ödeneceği basına yansıyan bilgiler arasında yer almıştır.
L'Aquila kenti yakınlarındaki Pietransieri'deki Limmari ormanında, 21 Kasım 1943'te, yerel halkın İtalyan direnişçileri desteklediği şüphesiyle Naziler tarafından katliam gerçekleştirilmiştir. Katliamda, silahsız 128 sivil yaşamını yitirmiştir. Ölenlerin 60'ı kadın, 34'ü 10 yaşından küçük çocuk ve çok sayıda yaşlı olduğu belirtilmiştir.
UCM Başsavcısının Myanmar askeri yönetim liderine tutuklama talebi
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Kerim Han, Myanmar askeri yönetim lideri General Min Aung Hlaing hakkında, Arakanlı Müslümanlara (Rohingya) karşı işlediği suçlar nedeniyle tutuklama emri çıkarılmasını talep etmiştir.
Kerim Han, kapsamlı bir soruşturma sonucunda Min Aung Hlaing'in 25 Ağustos-31 Aralık 2017 tarihlerinde Arakanlı Müslümanlara yönelik sınır dışı etme ve zulüm suçlarından cezai sorumluluğu olduğuna dair makul gerekçeler bulunduğunu bildirdi.
Arakanlı Müslümanlara karşı işlenen suçların Myanmar ordusu Tatmadaw tarafından ulusal polis, sınır muhafızları ve Arakanlı olmayan sivillerin desteğiyle işlendiğini belirten Han, "Bu, Myanmar'daki üst düzey bir hükümet yetkilisi hakkında ilk tutuklama talebi. Başka (tutuklama) talepler de gelecek" ifadesini kullanmıştır.
Başsavcı, Myanmar'dan Bangladeş'e gitmek zorunda bırakılan 1 milyondan fazla Arakanlı Müslümandan toplanan tanık ifadeleri, belgeler, bilimsel kanıtlar, fotoğraf ve video materyallerinin delil olarak sunulduğunu kaydetmiş ve ziyaret ettiği Bangladeş'in Cox's Bazar bölgesindeki Kutupalong mülteci kampında son 3 yıl içinde birçok kez Arakanlı Müslüman kadınlarla görüştüğünü belirtmiştir.
Başsavcı Han, soruşturmanın tamamlanmasında Arakanlı Müslüman toplumunun, Bangladeş hükümetinin ve Birleşmiş Milletler (BM) Myanmar Bağımsız Soruşturma Mekanizmasının desteğinin çok önemli olduğunu vurgulamıştır. UCM'nin Myanmar/Bangladeş soruşturması, mahkemenin Ön Dava Dairesinin 14 Kasım 2019'da Başsavcı'ya verdiği yetkiyle başlamıştır
.Umarım bundan bir olumlu sonuç çıkacaktır.
İran’ın alacağını istemesi
Esad döneminde İran, Suriye’ye çok destek vermişti. Bunun gayesi, Suriye’yi Şii hilâli içine çekme ve egemen güç olma sevdasıydı. Hesaplar tutmayınca Esad devrildi. Bu durum İran’ın hoşuna gitmemişti.
Her medya organında kaybedenin İran olduğu yazılıyor ve söyleniyordu. İran hem bu hedeften uzaklaştırılmış hem de yaptığı yatırımlar boşa gitmişti. Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından Suriye'de ağır bir darbe alan İran, rejimden kalan ve 30 milyar dolar olduğu iddia edilen borcu yeni yönetiminden talep edeceklerini açıklamıştır.
Hadi geçmiş olsun! Bırak alacağını tahsil etmeyi, Suriye içindeki etnik ve dinsel yapıların birbirleriyle kapıştırılmasında rolün olduğunu hatırla! Günün birinde İran sanık sandalyesine oturtulursa da şaşmam…