SON DAKİKA
reklam
reklam

Savaşçı Vikinglerin çocukları

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 1 Ocak 2025, Çarşamba - 14:16   Okunma Sayısı:

Grönland Adası
Dünyanın en büyük adası Grönland, iklim krizinin etkisiyle buzların erimesi ve yeni ticaret
yollarının açılması nedeniyle giderek daha önemli hale gelen Arktik bölgesinde merkezi bir
konuma sahiptir.
Zengin yeraltı rezervlerine de sahip Grönland'ın hem ABD'ye yakınlığı hem de kilit deniz
yolları üzerindeki konumu, Washington için özellikle Rusya ve Çin ile artan rekabet
bağlamında "stratejik avantaj" olarak görülmektedir.
ABD, Soğuk Savaş döneminde Grönland'da yatırımlar yaparak ve Thule Hava Üssü gibi
stratejik askeri üsler kurarak bölgedeki varlığını güçlendirdi. Üs, ABD'nin Kuzey Kutbu ve
Atlantik'teki faaliyetlerini izleme ve ulusal güvenliğini sağlama açısından kritik bir rol
oynuyor.
Grönland'ın nadir toprak metallerinden uranyum ve petrol rezervlerine kadar zengin doğal
kaynakları, ABD'nin dikkatini çeken bir diğer faktör. 2020'de Grönland'da konsolosluk açma
kararı alan ABD, Çin'e olan nadir toprak mineralleri bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.
Trump, 2019'da Grönland'ı Danimarka'dan satın alma isteğini dile getirmiş; ancak bu teklif
Danimarka tarafından reddedilmişti. Grönland, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Danimarka'ya
iade edildi ve 2009'da genişletilmiş bir özerklik kazanarak iç işlerinde daha fazla yetkiye
sahip oldu.
ABD cephesinde
ABD’de Başkan seçilen Donald Trump, daha göreve başlamadan önce kritik açıklamalarla
dikkatleri üzerine çekiyor. Panama Kanalı’ndan geçişe fahiş ücret talep edildiğini belirttikten
sonra şimdi de Grönland’ın ABD’ye ait olması gerektiğini söylemiştir. Sosyal medya
hesabında, “Dünya çapında ulusal güvenlik ve özgürlük amaçları doğrultusunda, ABD
Grönland’ın mülkiyetinin ve kontrolünün mutlak bir gereklilik olduğunu düşünüyor” diye
yazmıştır.
Aslında 2016-2020’deki ilk Başkanlık döneminde “ABD’nin Grönland’ı satın alması
ihtimaliyle ilgili araştırma yaptırdığını” söyleyince açıklamaları ABD ve Danimarka arasında
diplomatik gerilime neden olmuş ve Trump Danimarka’ya yapacağı resmi geziyi de iptal
etmişti.
ABD’nin önceki Başkanlarından Harry S. Truman, Grönland’ı 100 milyon dolar
karşılığında satın almak istemiş, ancak Danimarka bu teklifi geri çevirmişti.
1976’da Danimarka’dan özerkliğini ilan eden dünyanın en büyük adası, Arktik bölgesinin
stratejik noktalarından sayılıyor. Arktik bölgesinin, keşfedilmemiş doğalgaz kaynaklarının
yüzde 13’üne, sıvı gaz rezervlerinin yüzde 20’sine ve 90 milyar varil petrole sahip olduğu
tahmin ediliyor.
Danimarka’nın karşı çıkışı
Danimarka hükümeti, ABD'nin 47. Başkanı seçilen Donald Trump'ın ülkeye bağlı özerk bölge
Grönland'ı satın alma arzusunu tekrarlamasının ardından, bölgeye yönelik savunma harcamalarında
büyük bir artışa gidileceğini duyurmuş, Danimarka Savunma Bakanı ise, Grönland için savunma
harcamaları paketinin en az 1,5 milyar dolar olduğunu belirterek, kararın zamanlamasını 'kaderin
ironisi' olarak nitelendirmiştir.
Danimarka, tarihten günümüze 
Danimarkalılar, 8-11’inci yüzyıllarda Danimarka’da görülen ilk savaşçı kavim olan
Vikinglerin çocuklarıdır. Danimarka coğrafyası ise, 400 yıla yakın süren yeniden yapılanma,
işgal ve savaşlarla bugünkü halini almıştır. Grönland ve Faroe Adaları dahil 43,094 m2

büyüklükte ve 5,8 milyon nüfuslu bir İskandinav ülkesidir. Parlamenter monarşiyle yönetilen
ülkede yetkiler, krallık ve meclis arasında dağıtılmış durumdadır ve Avrupa’nın 15’inci ülkesi
durumunda olmasına rağmen nitelikli insan yapısına sahiptir. Gayrisafi yurt içi hâsıla
bakımından Avrupa’nın 11’inci büyük ekonomisidir.
Danimarka, 1648 yılında yaşanan din savaşlarında Protestan kanatta yer almıştır. Bugün
laik bir düzene dayalı yönetimini, toplumsal inanç sistemi ve politik sistemin açıklarını
kapatacak şekilde uygulamaktadır. Ülkedeki ikinci büyük dini Müslüman topluluklar
oluşturur. The Economist dergisinin araştırmasına göre; Danimarka, 2021 yılını OECD
ülkeleri arasında ekonomi performansı bakımından birincilikle tamamlamayı başarmıştır
(Freedom House’un demokrasi endeksi araştırmalarına göre 100 üzerinden 97 puan ile tam
özgür ülkeler arasında yer almaktadır (freedomhouse.org, 2022).
Geçmişte savaşlar
1560-1720 yılları arasında da özellikle İsveç ve Danimarka arasında büyük savaşlar
yaşanmış ve savaşların son dönemi zayıflayan Danimarka, hayatta kalma mücadelesi verecek
duruma gelmiştir. Danimarka, Büyük İsveç Baltık İmparatorluğunun hâkimiyetine girmekten
İngiltere ve Hollanda’nın müdahalesi sonucu kurtulmuştur. Bu süreçte ülke ciddi nüfus ve
toprak kayıplarıyla yüz yüze gelmiştir (Jespersen, 2003:2). 1600’lerin başında Protestan
Kilisesi resmi kilise olarak ilan edilmiş ve 1660 kraliyet darbesiyle mutlak monarşiye
geçilmiştir.
İngiltere 1801 yılında Kopenhag’a saldırarak Danimarka’ya savaş ilan etmiştir. 1848
yılında gerçekleşen parlamenter monarşiye geçiş hareketinde çok az askerin özgürlükçü
hareketin içinde yer almış, 1849 yılında Danimarka Krallığı Anayasası olarak kabul edilmiş
ve birtakım değişikliklerle daha demokratik bir hale getirilmiştir. 1849 yılında Danimarka
Krallığı Anayasası olarak kabul edilmiş ve birtakım değişikliklerle daha demokratik bir hale
getirilmiştir. Avrupa Birliğine İngiltere ile katılan ve dış politikasını birçok alanda
İngiltere’yle paralel olarak yürüten Danimarka, Brexit sonrası dış politikasında sessiz tavır
sergilemektedir.
 
Marifetli ülkedir vesselam 
Danimarka’nın Odense mahkemesi, Danimarka merkezli Dan-Bunkering şirketine 2015-
2017 yılları arasında 33 anlaşma kapsamında 98,3 milyon ton tutarında jet yakıtını Suriye’ye
satmaktan suçlu bulmuştu. Bunun karşılığı olarak; 
**AB yaptırımlarını ihlâl ettiği gerekçesiyle 4.5 milyon dolar,
**İştirakine de 610 bin dolar,
**Bunker Holding CEO’su Keld Demant’a 4 ay hapis cezası vermiş, ancak cezayı
ertelemiştir. 
Mahkeme, satışların 2015-2017 yıllarında büyük partiler halinde yapıldığını, yakıt
tedarikinin ise Türkiye’de ve Suriye yakınlarındaki Avrupa limanlarında gerçekleştirildiğini,
yakıtın şirketin gemisiyle Suriye’nin Banyas limanına gönderildiğini açıklamıştır.
 
Yorumlama
NATO, 4 Nisan 1949 tarihinde Kuzey Atlantik Antlaşması'nın (Washington Antlaşması)
imzalanmasıyla kurulmuş olup İttifakın 12 kurucu üyesi arasında Danimarka ve ABD de
vardır. Danimarka hükümeti, ABD’nin açıklamalarını bir tehdit olarak kabul etmiş ve
savunma harcamalarını arttıracağını söylemiştir. Ada’yı kime ve neyle savunma?
ABD, bu fikrini ortaya attıysa 1-2 yıl içinde oraya bir şekilde deniz gücünü yığacak,
elektronik istihbarat ve caydırma taktikleri uygulayacaktır. Suriye konusunda verilen
demeçler, kara sınırımızın dibinde yaptıkları yığınaklanma ve araç, silah ve mühimmat
getirilmesinin üzerinden öyle uzun bir zaman geçmedi.

Yırtmayın kendinizi!

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam