SON DAKİKA
reklam
reklam

Orta Doğu’da İngiliz faaliyetleri

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 11 Ocak 2025, Cumartesi - 19:29   Okunma Sayısı:

(Kürtlerin kışkırtılmasına gidiş Bölüm I)

 

    Suriye ve Irak’ta meydana gelen olayları dün yaşananları yansıtan böyle bir başlık altında ele almaya, tarihin benzer olayların tekerrürü olduğunu bir kez daha gözler önüne sermeye çalışmak istiyorum.

    Bilinçlendirme, kışkırtma, para ve silah yardımı, merkezî yönetimlere karşı hoşnutsuzluk ve itaatsizlik yaratma ve çatışmanın eşiğine getirme… Dün bu şekilde yürütülmüş olan çalkantılar, birçok insanın ölümüne, devlet sınırlarının yeniden çizilmesine servetlerin gasp edilmesine yol açmıştı. Bugün değişen nedir? Atatürk’ün “Nutuk” isimli eseri, Osmanlı Arşiv belgeleri ve Boğaziçi İlmî Araştırmalar Serisi No: 15 yararlandığım dokümanlar olmuştur. 

 

İngiltere’nin Orta Doğu’ya ilgi duymaya başlaması

    İngiltere, 1800 yıllarından itibaren bölgeye gönderdiği misyonerler ve siyasi şarkiyatçılar vasıtasıyla Osmanlı İmparatorluğu ile İran arasında bir sınır toplumu olan unsurlarla ilgilenmeye başlamıştır.

    Kürtçülük hareketi içinde İngiltere, çok defa Çarlık Rusyası ile işbirliği yapmış olmakla beraber meseleyi kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye en çok muvaffak olan devlettir.

Çıkar çatışması nedeniyle İngiltere zaman zaman Rusya’ya karşı tavır almaktan çekinmemiştir. Öyle ki, İngiltere’nin bölgedeki etkinliği II. Dünya Savaşı sonrasında yerini ABD’ye terk edinceye kadar devam etmiştir.

 

İlk şirketler ve çalışmalar

    İlk olarak 1806 yılında East İndia Company (Doğu Hindistan Şirketi)’nin Bağdat’ta bir şubesinin açılmasıyla İngiltere bölgede faaliyete geçmiştir. Bu şubenin başına getirilen Rich ve Heine adlı iki İngiliz, Basra’da görevli İngiliz istihbarat görevlisi Kolkhan ve Hindistan’ın Midran şehrinde görevli İngiliz subayı Mc Donald, bölgedeki Kürtler ve Ermenilerle ilgilenmişlerdir.

    Bölgeye ilk gidenlerden birisi olan J. M. Kinneir, İran hatıralarını Londra’da 1813’te yayımlamıştır. 1817-1820 arasında bölgede faaliyet gösteren Heine, Brother ve Rich adlı İngilizler, bilhassa 1815 yılında Van-Bayezit bölgesinde meydana gelen karışıklıklarda etkili olmuşlardır. Bu olayda Türk aşiretleri kışkırtıldığı gibi Ermeniler de kışkırtılmaya çalışılmıştır.

 

Anadolu dışında

    İngiltere, 1821-1822 yıllarından itibaren İran ve Irak’taki aşiretlerin Anadolu’daki uzantılarıyla ilgilenmeye başlamıştır. Frazier adlı istihbarat elemanı İran’a gönderilirken bir grup İngiliz subayı da Süleymaniye’de aşiretlere farklı milliyet şuuru vermek üzere eğitime alınmıştır.

    Misyoner faaliyetlerin arkasında ilk defa olarak yine İngiltere yer almıştır. 1820’de Türkiye’de açılmaya başlayan misyoner okulları oldukça geniş bir kadroyla faaliyet göstermiştir. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu’na elçilik ve konsolosluk göreviyle gelen İngilizlerin niteliği dikkat çekicidir.

 

Seyahatler

    Orta Doğu’da 1828 ve 1832 yıllarında uzunca bir seyahat yapan Rodon Cissini, 1835 yılındaki seyahati sırasında yanında götürdüğü bir heyetle Dicle-Fırat arasındaki bölgede yeraltı zenginliğini tespit etmek üzere faaliyet göstermiştir.

    1840’ta Londra’da yayımlanan “Travels in Kurdistan, Mesopotamia”  adlı eserin sahibi James Baillie Fraser, yaptığı araştırmaların sonuçlarını resmi makamlara sunmuştur. 1875’te İstanbul’daki İngiliz Büyükelçisi S.H. Layard, iyi bir psikolog olduğu kadar iyi bir sosyal bilimcidir de. 1840’ta Ninova hafriyatını yapan kazı heyetinin başında olan Layard, bu çalışmaları sırasında bölgedeki aşiretleri incelemiş ve önemli bilgiler toplamıştır.

 

Osmanlı-Rus Savaşı sırasında

    1877-1878 Türk-Rus Savaşı sırasında İngiltere bölgedeki çıkarlarını korumak üzere bazı subay ve sivil elemanlarını Türkiye’ye göndermiştir. Bunların arasında bulunan General Bikker, Fırat-Aras bölgesinde görev alarak aşiretlerimiz üzerine incelemeler yapmıştır.

İsmail Hakkı Paşa’nın müşaviri Tirotir, Sivas Konsolosu Wilson, Van Konsolosu Claiton, ayrıca Williams, Visan gibi şarkiyatçılar ise Doğu Anadolu’da oldukça geniş incelemelerde bulunmuşlardır.

    I.Dünya Savaşı öncesinde aralarında meşhur Sir Mark Syks (1879-1919)’ın da olduğu bir misyoner heyeti, İranlı kimliği altında bölgede faaliyette bulunmuştur. Heyette Sir Mark Skys’ten başka misyoner Bayan Gertrude, M.L. Bell, Le Comte de Cholet ve Bayan Bishob da bulunmaktadır.

 

Skys ve diğerlerinin çalışmaları

    Skys, bu çalışmalarını1915’te Londra’da “The Caliph’s Last Heritage” adlı eserinde yayımlamıştır. 1909 yılında Şehrizor ve Süleymaniye’de bulunan İngiliz istihbarat subayı E.B. Soane’nin çalışmaları ilginçtir.

    İstanbul üzerinden Beyrut’a, oradan da Halep’e geçen Soane, bölgenin güçlü aşiretlerinden Caf’ın lideri Osman Bey’in karısı Adile Hanım’ı etkilemiş ve onun Farsça kâtipliği görevini üstlenmiştir. I.Dünya Savaşı yıllarına kadar kimliğini saklamayı başaran Soane, 1914 yılında İngilizlerin Irak’a girmeleri üzerine resmen İngiliz ve subayı ve açık kimliğiyle görev almıştır.

1909 yılındaki gizli göreviyle ilgili hatıralarını “Trough Mesopotamia and Kurdistan in Disguise” adıyla 1912 yılında Londra’da yayımlamıştır.   (Devam edecek)

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam