Televizyondan izliyorum, elektrikli ev aletlerinin kullanımında nelere dikkat edersek daha
az ödeme yaparız, diye yetkin bir kişi anlatıyor. Diş fırçalama sırasında suyun az akıtılması,
tencere kapağının kapalı tutulması, evde ısı kaybının önlenmesi ve diğer birçok konuda
tasarruf edebileceğimizi anlatıyor.
Savaş yılları
Ben doğduğum yıllarda II. Dünya Savaşı biteli 10 yıl olmuştu. Evet, Türkiye bu savaşa
girmemişti, ama seferber olma hazırlıklarını da göz aradı etmemişti. 1.200.000 kişilik genç
nesli silahaltına almak suretiyle üretimden uzaklaştırmıştı.
Osmanlı Devleti’nin Balkan ve I. Dünya Savaşlarında yetişmiş ve İstiklal Harbi’ne katılmış
İsmet Paşa gibi seçkin bir devlet adamı, her ihtimali göz önüne alarak Türkiye’yi II. Dünya
Savaşı’na sokmamıştır. Babamın, “Vesika ile un verildi, vesika ile şeker verildi” ibareli
nüfus kâğıdını hâlâ saklarım. Benim için çok değerli, çok anlamlıdır. Dolayısıyla babamın
kuşağında olanların tamamı ile benim yaşıtımda olanların büyük bölümü tasarruf anlayışının
ne olduğunu bilir.
Osmanlı döneminde israfa müsaade yok
Bir müddetten beri tabiat-ı nasa (insan sınıfları) israf ve sefahat arız olarak (israf ve safahat
bulaşmış olarak) herkes mekulat (yiyecek) ve melbusat (giyecek) ve tezyinatça ve mesakince
iktidarlarının fevkine çıktıkları ve bilhassa memurların vazifeleri ile nispet kabul etmeyecek
derecede sarfiyatta bulunmaları fena neticeler vereceği cihetle kadın ve erkek herkesin
derecesine göre ne gibi elbiseler giymeleri lazım geleceğine ve sair hususatta da israfattan
kaçınmalarına ve hilafında hareket edenlerin cezalandırılacağına dair Reisülküttab'a hitaben
buyruldu. 1
Neden israf dile getirilmez?
Benim de bu sözün devamı olabilecek bir konuyu belirtmem gerekiyor. Askeri liseden
itibaren tasarruf tedbirlerine uymakla yetiştirildik. Askerlik yapanlar , “Lüzumsuz ise
söndür!” uyarı yazılarını hatırlarlar.
Emekli askerlerin aileleri de tasarruf bilinciyle hayatlarını sürdürmüşler, halen de
sürdürmektedirler. Tasarruf tedbirlerine milletçe alışığız. Eksik olan tarafımız, bizlere israfın
öğretilmemiş, anlatılmamış olmasıdır.
Türkiye’de her hükümet vatandaşlara “kemer sıkma politikası” uygulamıştır. Bu uygulama
hiçbir zaman sona ermeyecektir. Türkiye’de devlet sektörü başta olmak üzere özel sektör ve
bireysel kuruluşlarda israftan söz etmek mümkündür.
İsraf, gerek duyulandan fazla veya ihtiyacın üzerinde harcama yapmak, sarf etmek,
kullanmak, yakmak demektir. Hafta sonlarında kamu veya özel şirket araçlarıyla sefa
yapmak, resmî plakalı aracın yerine sivil plakalı araç kullanmak, tahsisli konutların
mefruşatını sık sık değiştirmek, katılımcısı çok olan gereksiz yemekler vermek, aydınlatma
sistemlerinde düzenleme yapmamak…
Bazı zamanlar anlatmak istediklerimizi bir atasözüyle, bir tümceyle veya bir paragrafla dile
getirmeye çalışırız. Bu yöntem bize bir kitap okumuştan daha büyük etki yaratabilir.
Güvenme varlığa düşersin darlığa
1 H 15.09.1207, Fon: C. DH. Kutu: 27, Gömlek: 1342
Sözlerde israf
Sözün de israfı olduğunu unutmamak gerekir. “Boğaz dokuz boğumludur” sözü de buna
işaret eder. Boşboğazlık, heyecanlı olmak, gaza gelmek, fevri hareket etmek gibi edimler,
israfın uzantısıdır, telâfisi güç durumlara düşürebilir.
“Parana şefkat eyle, malına acı, ağzına gelen her sözü söyleme
Ayıptan, borçtan, tükürdüğünü yalamaktan kurtulasın”
Osmanlı döneminde israfa müsaade yok
1. Saray-ı Hümayun’a alınan her türlü eşyanın israfını önlemek için bir muayene
komisyonu teşkil edilsin. 2
2. 2.Damat paşalar lüzumsuz israftan nazar etsinler. 3
3. İpek’te yapımına başlanıp tamamlanamayan hükümet konağının inşaatında vuku bulan
israftan dolayı İnşaat Komisyonu mahkemeye verilip sorgulanması sağlanmalı. 4
4. Kale muhafızlarının kalelerinde barut ve sair mühimmatı israf etmemeleri ve
vazifelerini hakkıyla yapmaları. 5
5. Herkes hal ve mevkiini düşünmeyerek kendinden yukarıyı taklit ile israf ve safahate
döküldüğünden bu halin men’i için 13 bent kaleme alınıp irade-i seniyye çıkarılsın ve
reisülküttap tarafından gereği yapılsın. 6
6. Devlet adamlarınca yapılan israfın ve gereksiz harcamaların önüne geçilmesi (Hatt-ı
Hümayun). 7
Kaynaklar. Başbakanlık Osmanlı Arşivi
Topkapı Sarayı muhafazası içine israf edilmemesine dikkat edilsin istihdam edilen askerlere
verilen yemeklerin pişirilmesine dikkat edilmesi. 8