SON DAKİKA
reklam
reklam

ABD, Fransa, YPG İttifakı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 21 Ocak 2025, Salı - 21:53   Okunma Sayısı:

     Osmanlıcılık sevdasına tutulmuş, bu kara sevdanın etkisiyle yüksekten uçmaya ve “Burası Osmanlıdan koparıldı, şurası ilgi alanımızdı” demeye başlamıştık. Gözümüz bir şeyi görmüyordu. Cumhuriyet değerleriyle oynamaya başladık. Siyasi partiler itidalli demeçler vermek yerine birbirlerini tahkir etmeyi yeğlediler ve dolayısıyla Türkiye’yi küçük düşürmeye başladılar.

Ekranlarda her gün aynı siyasetçilerin simalarını, aynı yazarları, aynı akademisyenleri görmek zorunda kaldık… Dakikalarca konuştular, daha doğrusu üfürdüler. Biz Arap kardeşlerimizle (!) Suriye’ye kilitlendik. Esad’ı düşürürsek her şeyi halledeceğimizi zannettik. Meğer el oğlunun gizliden gizliye Rusya ve Avrupa siyasetçilerini programladığına tanık olduk. Biz benzer filmleri daha önce de İtalya ve Fransa sahnelerinde, değişik versiyonunu da Yunanistan sahnesinde izlemiştik. Alev alan saman çöpü olduğumuzu anladık.

 

***                           ***                          ***

    Nükleer araştırma ve tesisler konusunda anlaşma(ma), İran’ın başına büyük dertler açmış, Başkan Trump’ın “dediğim dedik” anlayışıyla konu iyice çıkmaza girmişti. “Dünya beşten büyüktür” sözünün geçersizliğini ispatlamak istercesine Körfez’e gönderdiği,

*** Uçak gemileri,

*** İran sahası üzerinde hava keşfi yapan F-35 uçakları,

*** Çevre ülkelerde icra ettiği tatbikatlar,

*** Üs olarak kullanmak istediği yeni limanlar,

*** Bu limanlara devam ettirdiği yeni sevkiyatlarla ABD,  İran’a ders verme (!) kararlılığını göstermişti.

Tüccar kafalı Trump ve yeni yönetimin İran, Irak, Suriye ve Arap Yarımadası’nın yer altı servetlerinden vaz geçmeyeceği malumdur. Dün İran yönetimini itibarsızlaştırıcı ve devlet nizamını yıkıcı demeçlerle saldırılarda bulunan ABD, şimdi muhtemelen Danimarka ve Panama Kanalı’yla uğraşacak, Rusya’nın sıkışmışlığından istifade ederek Ukrayna konusunda tavizler alacaktır.

 

***                           ***                          ***

 

    Fransa Dışişleri Bakanı, “Türkiye'nin meşru güvenlik kaygılarının sağlanabilmesi kadar Suriyeli Kürtlerin güvenlik çıkarlarının ve ülkelerinin geleceğini inşa etme hakkının korunması için çabalarımızı sürdüreceğiz” demiş.

    Suriye'nin kuzeydoğusunda faaliyet gösteren Demokratik Birlik Partisi (PYD) yetkilisi ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Yürütme Konseyi'nin eş başkanı olan İlham Ahmed, Fransa ve ABD birliklerinin Türkiye sınırındaki durumu güvence altına almaları için görüşmeler yaptıklarını söylemiştir.

    TV5 Monde'a konuşan Ahmed “ABD ve Fransa gerçekten tüm sınırı güvence altına alabilir. Bu askeri koalisyonla ilgili sorumluluğu üstlenmeye hazırız. Sınırı korumak, bölgeyi savunmamıza yardımcı olmak ve Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak için Fransa’nın askeri birliklerini bu bölgeye göndermelerini istiyoruz” demiş.

 

Görüşmeler sonrasında

    Bazı Batılı ülkelerin ise YPG/PYD ile güçlü ilişkileri olduğunu dünya âlem biliyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron geçen hafta yaptığı bir açıklamada Paris'in, Suriye'deki Kürtleri yalnız bırakmayacağını söylemiştir.

    Bölgede 2000'den fazla askeri bulunan ve 'IŞİD'le mücadele' partneri olarak adlandırdığı YPG'ye silah yardımı sağlayan ABD ise Türkiye destekli gruplarla, YPG'nin ana çatısını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında ateşkes çabalarını sürdürüyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot'un Paris'te görüşmeler yapmıştır. Görüşme sonrasında Barrot, "Suriye Kürtleri siyasi geçiş sürecinde yerlerini bulmalı. Çünkü onlar, IŞİD'e karşı bizim silah arkadaşlarımızdır" demiştir.

    Bir Fransız yetkili ise, Fransa'nın hâlâ Suriye'de YPG'ye önceki destek döneminden kalma özel kuvvetlerden oluşan birkaç düzine askeri olduğunu, bu askerlerin Paris'in SDG'ye silah ve eğitim desteği sağladığını belirtmiştir.

Barrot ile yaptığı görüşme sonrasında Blinken ise, SDG güçlerinin 10.000'den fazla IŞİD tutuklusunu korumaya devam etmesinin hem ABD hem de Türkiye için meşru bir güvenlik çıkarı olduğunu belirtmiştir.

 

Yorumlama

Fransa 100 yıl önce Suriye toprakları üzerinde nüfuz kurmuş bir ülkedir. Bu alışkanlığından hâlâ vaz geçebilmiş değildir. Bunu kendi başına yapamayacağını anladığından Amerika’nın arkasına sığınarak ve onu da kışkırtarak Suriye toprakları üzerinde küçük bir bölgede de olsa hâkimiyet sağlamak istemektedir.

    Geçtiğimiz ayda aşırı sağcıların baskısıyla ağır bir bütçe krizi yaşayan Fransa’da Parlamento, Macron'u destekleyen zayıflamış bir merkez, solcu bir ittifak ve Le Pen liderliğindeki güçlenmiş bir aşırı sağın bölünmüşlüğünü yaşamaktadır.

Siyasi çalkantılar yaşayan Fransa’da siyasi karar organları sağlıklı karar alamayacaktır. Bu durumda Fransa, Suriye’de bir operasyona girişemez, girişse de başarılı olamaz.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam