Boş otururken aklıma şeytanlık geldi. Bizim PKK kaçkınları, FETÖ göçkünleri, mafya
bozuntuları Almanya ve Avusturya tarafından iade edilmiyorlar. Acaba bir sebebi olabilir mi,
diye düşündüm. Türkiye hakkında o kadar aleyhte yazılar çıkıyor ki, bazen nasıl cevap
vermek lazım geldiğini düşünüyorum:
İşte bunlardan bir tanesi şu olabilir: İki kez Viyana üzerine yürümüşüz. İkisinde de hüsrana
uğramışız. Onun acısını çıkarmak için bizi önce Avrupa’dan sonra Balkanlardan geriye
püskürtmüşler. Şimdi Anadolu Yarımadası'ndayız. Hatta onu da çok görüyorlar, daha doğuya
itelemeye, burada Kürt veya Ermeni yönetimleri oluşturmaya ve güneydoğu bölgemizden
toprak koparmaya çalışıyorlar. Oysa Kanunî döneminde Habsburg Barışı ile neleri istemişiz…
23 Şaban 954 Salı (08 Ekim 1547) 1
Osmanlı-Habsburg Barışı beş yıllığına yapılmış… 16 madde arasında üç madde var ki, çok
ilginçtir:
Md: 8- Türkiye’den karşı tarafa kaçan firariler hangi din ve cinsiyetten olurlarsa olsunlar
derhal bulunup hiçbir bahane serdedilmemek kaydıyla derhal iade edilecektir.
Md: 9- Almanya, Avusturya vesaireden Türkiye’ye kaçanlar hakkında Türk hükümeti tahkikat
yapacak, icap eden ceza ve sezayı tatbik edecek, fakat iade ile mükellef olmayacaktır.
Md: 11- Her sene mart ayının başında tesviye edilerek veziriazama ödenmesine devam edilen
üç bin altınla diğer vüzeraya verilmesi kabul edilen biner altının da tesviye edilmesine devam
edilecektir…
Yorumlama: Yaklaşık 4,5 asır önce meydana gelen bir olayı eloğlu deftere yazmış ve bugün
bize karşı kullanıyor.
*** *** ***
Osmanlıcılık sevdasına tutulmuş, bu kara sevdanın etkisiyle yüksekten uçmaya ve “Burası
Osmanlıdan koparıldı, şurası ilgi alanımızdı” demeye başlamıştık. Gözümüz bir şeyi
görmüyordu. Cumhuriyet değerleriyle oynamaya başladık. Siyasi partiler itidalli demeçler
vermek yerine birbirlerini tahkir etmeyi yeğlediler ve dolayısıyla Türkiye’yi küçük
düşürmeye başladılar.
Ekranlarda her gün aynı siyasetçilerin simalarını, aynı yazarları, aynı akademisyenleri
görmek zorunda kaldık… Dakikalarca konuştular, daha doğrusu üfürdüler. Esad’ı düşürürsek
her şeyi halledeceğimizi zannettik. Meğer eloğlu gizliden gizliye Rusya ve Avrupa
siyasetçilerini programlıyormuş. Biz benzer filmleri daha önce İtalya ve Fransa sahnelerinde,
değişik versiyonunu da Yunanistan sahnesinde izlemiştik. Alev alan saman çöpü olduğumuzu
anladık.
… Pentagon, ABD'nin Ayn el-Arab'a üs kuracağı iddiası ile ilgili son noktayı koydu Esad
sonrası Suriye'de yaşanan gelişmeler dünya tarafından yakından takip ediliyor. Geçtiğimiz
günlerde Haseke kentindeki ABD üssünden hareket eden bir askeri konvoy bölgede
hareketliliğe neden olmuştu. Hareketliliğin ABD'nin Ayn el-Arab'a üs kuracağı iddialarını
ortaya çıkarması üzerine Pentagon'dan açıklama geldi. Açıklamada ''Ayn el-Arab'a üs
kurmuyoruz böyle bir planımız yok'' denildi.
Peki, o zaman bu kadar araç ve malzeme sevkiyatı neden? Türkiye neden sessiz ve etkisiz
kalıyor? Devletlerarasında mütekabiliyet esası varsa Türkiye de gereksiz şekilde yangın
yapacağına kendi parlamentosunda birtakım kararlar alarak mukabil eyleme geçmiyor?
*** *** ***
Seçim meydanında politikacı bağırıyormuş:
---Biz koltuk düşkünü değiliz. Biz mevki makam istemiyoruz. Biz size hiçbir şey vaat
etmiyoruz. Dinleyenlerden biri dayanamamış:
---O halde ne bağırıyorsun?
Bu politikacı uygunsuz bir zamanda sert kayaya çarpmış. Talih ondan yana da olabilirdi.
Bununla bağlantılı olarak esasen padişahın kızını alan Damat Rüstem Paşa için söylenmiş söz
ne derece doğru olabilir?
Olacak bir kişinin baht-ı kavî talii yâr
Kehlesi dahi mahallinde anın işe yarar
(Bir kişinin talihi iyi gidecek olursa eğer, başındaki biti dahi işe yarar.)
*** *** ***
1 İsmail Hâmi Danişmend, “İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi” Cilt: 2, Türkiye Yayınevi-1948, s: 253