SON DAKİKA
reklam
reklam

Tarihin Cilveleri

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 17 Şubat 2025, Pazartesi - 16:08   Okunma Sayısı:

    Tarihin cilvelerini düşünüyorum. Osmanlı-Rus Savaşı sonunda 1774 tarihli Küçük Kaynarca Antlaşması’yla başlayan ilk harp tazminatı ödemesi, neredeyse Rusya ile yapılan her savaşın sonunda devam etmiş. Kırım Savaşı’ndan itibaren borç almışız. Kapitülasyonlar kesintisiz devam ettiği gibi gümrük muafiyetinden yararlanan ülke sayısı da artmış. Başka bir deyişle, Rusların yayılmacı politikalarından, Fransızların kapitülasyonlarından ve İngilizlerin sinsi siyasetinden çekmişiz hep.  

    19’uncu yüzyılı kapatırken 1897 yılında Türk-Yunan Savaşı’na girmişiz. 1,5 ay gibi bir süre kapışmış, sonunda büyük bir zaferle savaşı kazanarak Yunanistan’ı harp tazminatı ödemeye mahkum etmişiz. Bu kısa çatışmanın ardından barışın yeniden tesisi, çekilmemizin tamamlanması ve harp tazminatının ödenme şekli ve koşullarıyla ilgili görüşmeler başlamış. Bu süreç iki yıldan biraz fazla sürmüş. Tazminatın ilk ve ikinci taksitlerinden sonra kalanların ödenip ödenmediğini tespit edemedim.

    Umarım zamanın iktidar sahipleri alacaklarını unutmamış ve tahsil etmişlerdir. Bu konuyla ilgili araştırmam devam ediyor. Osmanlı borçları Lozan Antlaşması ile Türkiye’nin ödemesi gerektiğine bırakılmış. Yunanistan Lozan’dan sonra ödeme yapmamış.[i]

                                                      *                     *                  *

    Daha önce Almanya’ya karşı yeni tazminat davası ihtimalini Yunanistan’ın yeni Başbakanı Alexis Çipras gündeme getirmişti. Ona göre tazminat sorunu, Almanya’da Üçüncü Reich’ın Yunanistan Ulusal Bankası’ndan 1942 yılında zorla aldığı 476 milyon mark faizsiz krediyi geri ödememiş olması nedeniyle kapanmamış. Yunanlara göre Alman işgalinde görülen zararın tamamı 162 milyar euro değerindeymiş.

                                                       *                  *                     *

  1. Dünya Savaşı yıllarında Hitler’in kara birliklerini Rusya’nın içlerine sürecek kadar lojistik desteği nasıl finanse ettiğini, uçaklarını neyle uçurduğunu hep merak ederdim… Avrupa’yı kasıp kavurmak, Moskova kapılarına dayanmak, Kafkaslara sarkmak, Balkanlar’da esmek, Yunanistan’ı harmanlamak ve Trakya sınırımıza dayanmak ya bir cani’nin ya da bir delinin harcı olsa gerektir. Yunan resmi rakamlarına göre Nazi ordularının çizmeleri altında ölen Yunan vatandaşı sayısı 800 bini aşıyormuş.

    Nazi orduları o günlerde Trakya’ya ve devamında Anadolu’ya girmiş olsaydı belki bizde daha fazla katliam yapacaktı. İsmet Paşa’nın dünya siyasetini iyi takip etmesi, dengeleri korumaya çalışması ve Hitler ordularını Balkanlarda tutarak Anadolu’ya sokmaması bir ileri görüşlülüktür. Yoksa belki biz de tazminat isteme durumuna düşecektik

                                                      *                     *                   *

    Rus milletvekilleri, Almanya’nın SSCB’ye saldırmaları nedeniyle 4 trilyon avro daha savaş tazminatı ödemesi gerektiğini öne sürmüşler. Rusya Duma üyeleri, 2’nci Dünya Savaşı sonrasında Almanya’dan alınan tazminatın tüm hasarları kapsamadığını ve daha fazla ödeme yapılması gerektiğini savunuyorlarmış. Bu amaçla Duma, 1941 yılında Sovyetler Birliği’ne saldıran Almanya’nın verdiği hasarı yeniden değerlendirmek için bir çalışma grubu kuracak ve yapacakları çalışmanın sonunda elde ettikleri toplam tazminat yükümlülüklerini Almanya’ya sunacaklarmış.

    Rus gazetesi İzvestia’da yayımlanan konuyla ilgili habere göre Duma’dan bir milletvekili “Holokost kurbanlarına Almanya’nın 6 milyon tazminat ödediğini; ancak 16 milyonu sivil halk olmak üzere savaşta öldürülen 27 Milyon Sovyet halkını gözardı ettiğini” belirtmiş. Aynı milletvekili konuşmasının devamında “Bana göre Almanya’nın bize ödemesi gereken tazminat, bugünkü fiyatlara göre yaklaşık 3-4 trilyon euro tutarında olacaktır” demiş.

    Bu sayın milletvekili uykudan uyandığı zaman mı acaba böyle bir demeç vermiş, bilemeyeceğim. Stalin döneminde Sibirya içlerine sürgüne gönderilirken yolda öldürülen Türkleri, muhalif Rusları, Rus Yahudilerini de mi Hitler öldürmüş acaba? Kırım Türklerini, Ahıska Türklerini, Çerkesleri Asya içlerine kim sürmüş?  Bunların hesabı kimseye sorulmadı. Esasen kime ve neyin sorulacağı da düşünülmedi.

    Mart 1940’ta Kış Savaşı olarak bilinen bu savaşı kazanınca Polonya'nın Kızılordu tarafından işgal edilen bölgelerinden Katyn ormanlarında 7.000 silahsız savaş esiri durumundaki Polonyalı subayın da Stalin’in emriyle katledildiği de bir gerçek.

    “Geçmişi bırak geleceğe bak!” diyenlere Çipras bir örnektir. İyi ki onun gibi geçmişe bakmış bir lider sayesinde bugün zenginliklerin nasıl elde edildiğini konuşabiliyoruz. Almanya bu tazminatı öder mi, zannetmiyorum. Ödese Yahudiler için İsrail’e öderdi. Fransa ise Cezayir’e ve Fas’a öderdi. Bu olgu, çorap söküğü gibi geriye dönüşür, devletler birbirlerinden alacaklı hale gelirler. Kaynaklar azaldığı ve dünya nüfusunun giderek arttığı bir dönemde demek bunlar da konuşuluyormuş…

 

 

[i] Kongar, Emre, “Tarihimizle Yüzleşmek” Basım: 5, İstanbul-Nisan 2006, s: 75

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam