SON DAKİKA
reklam
reklam

Ne günlerden geldik bugünlere

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 13 Aralık 2017, Çarşamba - 10:00   Okunma Sayısı:

Dün nasıldı?
Ne günlerden geldik bugünlere… Hatırlar mısınız, şehirlerarası otobüsleri. Burunlu (motor bölümü önde), dar ve sürati düşük otobüsleri? Yollar dardı, asfalt yollar çoğu yerde bozulmuş ve köstebek yuvası gibiydi. Bazı yerlerde otobüs yavaşlar, iyice sağa yanaşır ve karşıdan gelen vasıtanın geçmesini beklerdi.
İnşaatlarda Rus ve Bulgar malı basık pencereli, asık görünümlü küçük kamyonlar çalışırdı. İnşaat alanından çıkan toprak küreklerle kamyona atılır ve aracın doldurulması saatler alırdı. Arıza yaptığı zaman ameleler (o zamanın tabiri) kamyonu ittirirler ve çalışmasını sağlarlardı. Kamyonun toprağı boşaltması için eğik bir rampa yaparlar, toprağın kürekle atılmasını sürümek suretiyle eğimli yüzeyden dökülmesini sağlarlardı.

    ---Bas, vurdur!
    ---Koyver!  Hoooopp!
Bu sözler inanıyorum ki hâlâ benim kuşağımın insanlarının kulaklarındadır. Man, Thames, Ford gibi marka kamyonlar da ev eşyası, sebze meyve ve hayvan naklinde kullanılırdı. Bu markalara gıptayla bakılırdı…
Sonra otobüslerin sayısı arttı. Yollar asfaltlanmaya ve genişletilmeye başlandı. Mercedes, Volvo gibi markalar konuldu seferlere… Şehirler arası seyahat etmek sigara dumanına karşı dirençli olmayı gerektiriyordu. Otobüs mola yerindeyken sigarasını içmeyenler otobüse binince sigaralarını yakarlar ve diğer yolcuları anasından doğduğuna pişman ederlerdi. Küçücük çocuklar daha gelişmemiş ciğerlerine yoğun dumanı çekmek zorunda kalırlardı. Hele trenler…
II. Dünya harbi yılları
Babam askerlik yaptığı 1946 yılında da askerlik şubesinden sevk yazısını almış, trene bindiğinde vagonun yarısının koyun ve keçilerle dolu olduğunu anlatırdı. Eee, tabii II. Dünya Harbi bitmek üzere veya belirsizliklere dolu bitmiş. Kuzey Avrupa’nın büyük kısmını işgal eden Hitler orduları, 7 Ekim 1940’ta Romanya’ya girmiş, İtalya 28 Ekim 1940’ta Yunanistan’ı işgale kalkışmışsa da Yunan ordusu İtalyan saldırılarını püskürtmüş. İngiliz birlikleri Girit’e çıkmışlar.
Almanlar, Nisan 1941’de Yugoslavya ve Yunanistan’ı işgal ettikten sonra Ege’ye sarkmışlar ve 6.000 paraşütçüyle Girit’i işgal ederek İngilizleri Girit Adası’ndan atmışlar. Hitler’in orduları, Trakya’da sınır kapımıza dayanmışlar. Devletimizin asker sevki sıkıntılarla sürdürülmüş, seferber edilen kuvvetlerle birlikte ordu mevcudumuzun sayısı bir milyon askere yaklaşmış. Balkanlardaki işgalini tamamlayan Almanya, sonraki yıllarda Karadeniz kuzeyinden Rusya’ya sarkmaya başlamıştı. 
Savaş bitse de ekonomi yok denecek kadar zayıf, ne zaman ne olacağı belli değil. Bu nedenlerle devletimiz ordusunun mevcudunu azaltmamış ve ayakta tutmaya devam etmiş. Demiryolu yapımına verilen öncelikler devam ettirilmiş.
Bugün nasıl?
5 Aralık 2017 günü Maltepe’den 08.11'de Kadıköy'e giden metrotrene bindim. Oturduğum semt itibariyle bu hattı her zaman tercih ediyorum. Araç kullansam kaybedeceğim zaman, harcayacağım benzin ve bulmaya çalışacağım park yeriyle ilgili sıkıntıları düşünüyorum ve trenin bana daha ekonomik göründüğüne inanıyorum
Her gün binlerce insan taşınıyor bu trenlerde… Makinistler, istasyonlarda inen ve binenlerin zarar görmemeleri için son derece dikkatli davranıyorlar. Trenlerin içi ve dışı kameralarla izleniyor, en küçük bir hataya, aceleci davranmaya meydan verilmiyor.
Söylediğim tarihte yolculuk boyunca makinistin yaptığı kibar uyarılar, beni okuduğum kitaptan uzaklaştıracak kadar dikkat çekiciydi. Uyarılardan iki tanesini yazıyorum:
"...İkinci vagonda ilk kapıda duran Beyefendi, lütfen geçişleri engellemeyiniz..."
Hareket etmesi gereken trenlere binmeye çalışanlara da "… Sayın yolcular, lütfen trenin hareketine müsaade ediniz..."
İdareye
Bu kardeşimizin diğer personele örnek teşkil edecek şekilde onore/taltif veya yazılı olarak takdir edilmesini idareye bildirdim. Hükümetin aldığı performans değerlendirmesi kararına bağlı olarak bu şekilde idareye yapılan bildirimler, ilgili kişinin kıdemine etki edebilir.  İşten çıkarmalarda kollanmasına, daha özel görev veya amir pozisyonlara çekilmesine vesile teşkil eder.
Özveriyle halkımızın rahatı için çalışan ve ortaya çıkan bazı sıkıntıları insanımıza hissettirmeden çözen Belediye’mizin ulaştırma birimine bu şehirde yaşayan bir vatandaş olarak şükranlarımı sunuyor, kolaylık ve başarı dileklerimi iletiyorum. 
Bizlere düşenler
Kar ve kış kapıda, mevsim ağır şartlarıyla gelecek… Metro istasyonları yağmur ve kar sularının damlamalarına sahne olacak. Belki elektrik sistemlerinde meydana gelebilecek arızalar seferleri de etkileyebilecek.
Koca koca trenler durmaksızın gidip geliyor. Bakım zamanları var ve yapılması gerekir. Her bakım seferlerde bazı sıkıntılar yaratabilir. Belediye ulaştırma birimin idarecileri bunları bize hissettirmeden gidermeye çalışsa da küçük çaplı aksaklıklar yaşanabilir.
Bazı insanların idarecilerle ve güvenlik görevlileriyle tartıştıklarını görüyorum. Sebeplere kulak verdiğinizde çok basit ve üzerinde durulmaması gereken konular bunlar… Sarı çizgiyi geçmek, yürüyen merdivenlerin sol tarafını boş bırakmak, kapılarda durmamak vb…
Beyaz masa olgusunu en çok kullananlardan birisi olarak aksaklıkları veya kazaya yol açabilecek hususları ilgilisi görevlilerle tartışmak yerine önerilerimizle birlikte idareye sunmanın daha güvenli uygulamalara yardımcı olmamızı sağlayabileceğini belirtmek isterim. Hem de onların morallerini bozmamış olabiliriz. 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam