*Mısır’dan barut getiren bir geminin Gelibolu’da su aldığı bildirilmiş. Gelibolu kaymakamının Gelibolu Emini Halil Ağa’nın olay mahalline gitmesi için yazı yazılmış ve,
- Durumu incelemesi,
*Aşırı yükten mi?
*Sefine kaburgalarının bakımsızlığı ve çürümüşlüğünden mi?
*Akdeniz’de deniz şartlarının olumsuzluğundan mı kaynaklandığını tespit etmesi,
2. Eğer su baruta zarar vermişse,
*Barutu sefineden dışarıya çıkarttırarak tarttırması,
*Tartılan miktarı deftere kaydettirmesi,
*Zabıt varakalarını ve defteri Südde-i Saadet’e (Padişah makamına) göndermesi,
*Sefinede kuru olarak kalan barutu iyi bir yerde muhafaza altına aldırması,
3. Suyun baruta zarar verme ihtimali yok ise gemiyi bekletmeden göndermesi buyrulmuştur.
*Şeyh Said el-Mollavi tarafından gramofon plaklarına Kur’an okunduğu, bu plakların Kahire ve Avrupa’da imal edilip çoğaltıldığı tespit edilmiştir. İvedilikle plakların satış ve kullanılmasına müsaade edilmemesi, satışa sunulanların müsadere edilmesi ve bayilerin de cezalandırılacağı buyrulmuştur.
Muzır yayınların Osmanlı yönetimince toplatıldığını biliyoruz. Buradaki müsadereden amaçtan, Kur’an’ın kaydedilmesinin veya çoğaltılmasının yetkisiz veya İslam dininden olmayan kişiler tarafından yapılmasının tahrife sebep olacağı düşüncesi çıkarılabilir. Bu nedenle özellikle Mısır’dan yola çıkan sefinelerin (gemilerin) Dersaadet’e gelmeden önce Çanakkale ve Gelibolu limanlarında esaslı şekilde aranması da istenmiştir.
*… Çanakkale’ye yapılacak taarruz için Müslüman Hintli askerlerin sevk edileceği istihbaratının alındığı ve Bulgar çetelerinin faaliyetlerinin izlenmesi…
*… I.Dünya savaşı yıllarında Hintli askerler işgal edilen uzak yerlere gönderilmiş ve kendilerine riskli görevler verilmiştir. (Örneğin; Eskişehir, Kütahya ve Samsun)… Hintli asker esirler Konya’da, sivil esirler ise Bursa’da tutulmuşlardır.
*Her nevi Osmanlı ve ecnebi meskûkatının (üzerine damgalanarak sikke haline dönüştürülmüş madeni paralar) hangi fiyatlarla tedavül edileceğine dair olan emrin tescil ve ilan edildiğine dair Gelibolu kadısının ilamı.8
Açıklama
1809-1812 tarihlerinde Rus Savaşı ve 1804-1817 arasında da Sırp İsyanları Osmanlı devletini meşgul etmiştir. 1808-1830 yılları arasında altın sikke 35, gümüş sikke 37 kez tağşiş edilmiştir. 1808-1839 arasında kuruşun gümüş içeriği %80 oranında azaltılmıştır. II. Mahmut tahta çıktığı zaman 19 kuruş olan sterlinin, öldüğü tarih olan 1839’da 106 kuruşa ulaştığını görüyoruz.
*Gelibolu, Selanik iane-i umumiyelerinden (genel yardım) ve meskûkat-ı memnuadan (tedavüle sürülemez para) bir miktar gönderildiği.
Açıklama
1792-1815 Napolyon savaşları, bütün Avrupa’da ekonomik dengelerin alt üst olmasına yol açmıştı. 1688 yılından itibaren basılan ve kullanılan mankur (mangır) ve pul denilen bakır paralar 1691 yılında tedavülden kaldırılmıştır. 1703’te Tuğralı, 1713’te Zincirli, 1716’da Fındıklı, 1729’da Zer-i mahbûb isimli altın paralar tedavüle sürülmüştür.
Osmanlı para sistemi son derece karmaşıktır. II. Mahmut döneminde piyasada 36 çeşit gümüş para tedavüldedir. 1844’te Tashih-i ayar fermanıyla sikke hususu düzenlenmeye çalışılmıştır. Bu fermana göre Osmanlı sikkeleri 100 ve 50 kuruşluk altın; 20, 10 ve 5 kuruşluk gümüş sikkeler olacaktı.
Öncelikle 22 ayar altından 100 kuruşluk Osmanlı lirası ardından da 17 Haziran 1844’te 50 kuruşluk yarım liralar hazırlanmıştı. Fermanda yer almamasına rağmen daha sonra 25 kuruşluk, 2,5 ve 5 liralık altın paralar piyasaya sürülmüştür.
*Rumeli şimendiferinin (demiryolu-tren) Saros Körfezi’nden Gelibolu’ya bağlanması ve Saros Körfezi’nde Sefain-i Miriye ve Ticariyeye (devlete ve ticari nitelikte) mahsus bir liman inşası hakkında layiha ve arzuhal varakası gönderilmiştir.
Kaynak: Başbakanlık Osmanlı Arşivi