SON DAKİKA
reklam
reklam

Avrupalı liderler sıraya girdi

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 4 Mart 2025, Salı - 12:24   Okunma Sayısı:

 

Mutlaka ne sırası diyenleriniz olmuştur. Biz her konuda sıraya girmeye alışmış bir milletiz. Ekmek kuyruğu, gaz kuyruğu, sınav kuyruğu, otobüs kuyruğu, konsere giriş kuyruğu…Oysa Batılı liderlerin sıraya girmesi Trump’ı ziyaretle ilgili…

Trump'ın Suudi Arabistan'daki ABD-Rusya görüşmelerinde Kiev’i dışlamasının ardından Ukrayna lideri, Trump'ın Moskova tarafından yönetilen bir "dezenformasyon alanında yaşadığını" söylemişti. Trump ise gazetecilere verdiği demeçte, “Zelenskiy'nin beş yıllık görev süresi Mayıs 2024'te sona erecekti. Ancak, Rusya'nın Şubat 2022'deki geniş çaplı işgaline tepki olarak ülkenin sıkıyönetim ilan etmesinin ardından Ukrayna'da seçimler askıya aldı” demiş ve Zelenskiy'i diktatör” olarak nitelendirmişti.

ABD ile Rusya arasında Riyad'da yapılan toplantı ittifak içinde bir parçalanma veya değişimin sinyallerini vermiştir. Toplantının ardından Trump, Moskova'nın geniş çaplı işgali için Ukrayna'yı suçlar bir havaya girmiş, Avrupalı liderlere, “Üç yıldır oradasınız. Bir anlaşma yapabilirdiniz," demişti. Gelişmeler de bu sözler üzerine başlamıştı… Tepki olarak İsveç Başbakanı Ulf Kristersson,  Trump'ın diktatör kelimesini kullanmasının "yanlış" olduğunu beyan etmişti.

 

NATO içindeki ülkeler

Avrupalı liderler, Trump yönetiminin Ukrayna ve Avrupa'yı Rusya ile barışa dair müzakere masasına oturtma konusuna biraz mesafeli yaklaşmışlardır. Bu sebeple Avrupalı liderler Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy'e desteklerini ve ortak güvenlik hedeflerine bağlılıklarını bir kez daha teyit etmişlerdir.

 

Polonya

    Üç yıldan beri devam eden Ukrayna-Rusya arasındaki savaşın arka planında güvenlik öncelikleri üzerine yapılan görüşmelerin ardından, bazı Avrupalı yetkililer savaşın sona erdirilmesi ve olası bir barış anlaşmasına giden yolda Avrupa'nın rolünü tartışmak üzere ABD'ye ziyaretler planlamışlardır.

Polonya, Rus işgalinin başlangıcından bu yana Ukrayna'nın sadık bir müttefiki ve Batı'dan gelen insani yardım ve askeri teçhizat için önemli bir ulaşım merkezi oldu. Trump yönetiminin üst düzey üyeleri ve ABD Savunma Bakanı, Polonya'nın savunma harcamalarını ve güvenlik konusundaki kararlılığını övmüşler ve Polonya’yı örnek bir NATO müttefiki olarak göstermişlerdi. Bu kadar övgüyü alan Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda Cumartesi günü Donald Trump ile görüşeceğini belirtmiştir.

Barış görüşmeleri ABD’den bir heyet ve Rus diplomatların katılmasıyla Suudî Arabistan’ın başkenti Riyad’da yapılmış olmasına rağmen Ukrayna ve Avrupa’dan hiçbir temsilcinin davet edilmemesi dikkat çekici olmuştur. 

 

Fransa

    Napolyon’un torunu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Pazartesi günü Washington'a yapacağı ziyaret öncesinde Ukrayna konusundaki ortak tutumlarını belirlemek üzere Pazartesi günü Paris'te Avrupalı liderleri acil bir zirvede ağırlamak ihtiyacını duymuştur.

Macron, Trump ile yapacağı görüşme öncesinde, ABD Başkanı'na Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin karşısında; 

  • Zayıf olmamasını,
  • Putin karşısında zayıf kalınırsa Çin karşısında nasıl inandırıcı olunabileceğini,
  • Rusya'nın Ukrayna'yı ele geçirmesine izin verilmesi halinde, bu tutumun Avrupalılar için durdurulamaz olacağını söyleyeceğini belirtmiştir.

Almanya

    Almanya Şansölyesi Olaf Scholz, sosyal medya platformu X'te yaptığı paylaşımda, "Başkan Zelenskiy'nin demokratik meşruiyetini inkâr etmenin yanlış ve tehlikeli olduğunu. Savaşın ortasında normal seçimlerin yapılamayacağı gerçeği, Ukrayna anayasası ve seçim yasalarının gereklilikleriyle uyumludur. Kimse aksini iddia etmemelidir," ifadelerini kullanmıştır

 

İngiltere

    Almanya Şansölyesi Scholz gibi İngiltere Başbakanı Keir Starmer de Trump'ın Zelenskiy'yi 'diktatör' olarak nitelendirmesine ve Riyad’da alınan kararlara Avrupalı liderlerin davet edilmemesine tepki göstermiştir. İngiltere yönetimi, Zelenskiy'nin "demokratik yollarla seçilmiş bir lider" olduğunu ve "İngiltere'nin İkinci Dünya Savaşı sırasında yaptığı gibi savaş zamanında seçimlerin askıya alınmasının son derece makul olduğunu," ifade etmiştir.

Bu nedenle İngiltere Başbakanı Starmer de pazartesi günü ABD’ye gideceğini belirtmiştir.

 

    Avrupa, güvenlik kaygısına düşmüştür. İleri görüşlü (!) büyük lider Macron’un Türkiye için önerdiği Akdeniz ordusuna veya AB yerine Akdeniz Birliğine katılması önerisi ve NATO’nun beyin ölümü yargısı, Rus korkusu nedeniyle ters tepmiş ve NATO’ya sarılmaya başlamıştır. Şimdi Paris’ten kalkıp Trump’ın ayağına gidecek ve durumun düzeltilmesi için çırpınıp duracak.

Bizde buna “Atı alan Üsküdar’ı geçti” derler.   

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam