SON DAKİKA
reklam
reklam

Balkan Harbi öncesinde deprem

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 5 Mart 2025, Çarşamba - 10:59   Okunma Sayısı:

Genel açıklama

    1854 Kırım Savaşı, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, 1897 Türk-Yunan Savaşı, 1911 İtalyan Savaşı… Yarım asır gibi bir zaman sığdırılmış harpler serisi… Hepsinin öncesinde siyasi, askeri, coğrafi, sosyolojik ve ekonomik durum değerlendirmeleri yapılmış, ihtimalât hesapları tek tek ele alınmış… Hiçbirisi 1912 Balkan Savaşı öncesinde halk üzerinde yıkıma yol açan deprem gibi bir olayla başlamamıştır.

    Bulgarlar, Sırp ve Yunanlılarla askeri sözleşmeler imzalamış, seferberlik ilan ederek yığınaklanmalarını yapmışlardır. Hazırlıklarını tamamlayan Karadağlılar 8 Ekim 1912 günü Osmanlı Devleti’ne harp ilan edince ertesi günü de Osmanlı Devleti Karadağ’a harp ilan etmiştir. 

    Osmanlı Devleti, Balkan ülkelerindeki elçilerini geri çağırmış, 14 Ekim’de Sırbistan, 18 Ekim’de Yunanistan Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etmişlerdir. Balkan Harbi, birçok kargaşalıkla başlayıp bittiği gibi hemen öncesinde bölge halkı bir de depreme maruz kalmıştı…

 

Savaş öncesi deprem

    28 Temmuz 1912 gecesi 07.30’da Gelibolu’da şiddetli bir deprem olmuş, bunu 29 Temmuz gecesi saat 03.55’te ikinci bir deprem izlemiştir. Kale-i Sultaniye Mutasarrıfı Rüşdü Efendi’nin ifadesine göre deprem, minare ve kilise kulelerini ve kârgir binaların bir kısmını tahrip etmiş, bir kısmının da yıkılmasına neden olmuştur.

    Mürefte ve Şarköy’de deprem sonrası ortaya çıkan yangın hızla yayılmış, yaralı ve ölü kaybının artmasına yol açmıştır. Deprem ve yangın sonrası tahrip olan bina sayısının tüm deprem sahasında dokuz bin olduğu kayıtlara geçmiştir.

 

Depremle ilgili kayıtlardan…

    Depremde Gelibolu’da hasar gören resmi dairelerden tamire muhtaç bulunanların tamiri işinde istihdam edilecek inşaatçıların başına İstanbul’dan Mimar Vasil Efendi gönderilmiş, kendisine maaş ve harcırah tahakkuk ettirilmiştir. Edirne+de ise depremden zarar gören yardıma muhtaç kişilere masarıf-ı gayr-i melhuze (öngörülemeyen giderler) tertibinden yardımı yapılmıştır.

    Depremden zarar gören Gelibolu, Tekfurdağı ve diğer bazı mahallerin hapishanelerinde bulunan mahpusların vilâyet merkezine nakilleri için, mücrimin masarıf-ı sevkıyesi (Suçluları nakil masrafları) tertibinden istenilen havalenin gönderilmiştir.

    Sağlık yönünden en önemli konu doktor, operatör, ilaç, çadır, ekmek, un tedarik edilerek gönderilmiş olmasıdır. Ayrıca depremzedelerin tedavisi için gerekli tıbbi malzeme ile bir sağlık heyeti de deprem bölgesine gönderilmiştir.

 

Bilgi ve rapor alma yöntemleri

    Yardım gönderilemeyen bazı bölgelerde alınan önlemler yeterli olamamış, deprem hakkında Dersaadet’e bilgi verilerek yardım talebinde bulunulmuştur. Mümkün olduğu kadar bilgi elde etmek amacıyla Hamidiye Kruvazörü Süvarisine telsizle talimat verilmiş ve kendisinden deprem bölgelerinde yaptığı incelemeleri içeren bir raporun göndermesi istenmiştir. Depremzedelere yardımı dokunan bazı bahriye görevlilerine teşekkür edilmiştir.

    Harbiye Nezaretinin depremzedelere çadır gönderemeyeceği anlaşılınca ve Hilal-i Ahmer tarafından oluşturulan bir sağlık ekibinin deprem bölgesine sevk edilmiştir. Evkaf Nazırı Mehmed Fevzi Paşa (Temmuz-Ekim 1912)’nın deprem bölgelerinde incelemeler yapmak ve depremzedelerin ihtiyaçlarını tespit etmek maksadıyla bölgeye gitmiş ve rapor hazırlamıştır.

 

Yardım malzemesi nakli

    Depremin etkilerini azaltacak ve depremzedelerin yardımına koşacak şekilde malzeme nakli yapan gemi trafiğinde bir artış görülmüştür. Bunun üzerine Marmara Denizi, İzmir Körfezi ve Boğaziçi gibi kapalı yerlerde kabotajın, Sefain-i Osmaniye’ye inhisarı için muamelatın kolaylaştırılması ve rüsumun azaltılarak teşvik edilmesi, sefain-i ecnebiyenin artmasına mani olunması ve tedricen azaltılması gereği düşünülmüş ve kararlar alınmıştır.

    Gelibolu, Şarköy ve Mürefte’de vuku bulan depremde enkaz altında kalan resmi evrak ve dosyaların çıkarılması için gerekli meblağ masarıf-ı gayr-ı melhuze (önceden düşünülemeyen giderler) tertibinden karşılanmıştır. 

    Gece gündüz mesai yapmak zorunda kalan; ancak Gelibolu, Tekfurdağı ve Kale-i Sultaniye sancakları ve mülhakatında depremden zarar gören memurlara iki maaş ikramiye verilmiş, daha sonra aylıklarından kesilmiştir.

    Özellikle çadır ihtiyacının karşılanması için Çanakkale’den gelip geçen yerli ve yabancı ticaret ve savaş gemilerinden malzeme temin edilmeye çalışılmıştır (Kum torbası, biz, iğne, kınnap, direk, çadır veya bez, yatak, yorgan vs.). Depremzedelerin iskânı için gerekli barakaların inşasında kullanılacak kereste ve lüzumlu diğer malzeme de deprem bölgelerine sevk edilmiştir. İstanbul’dan deprem bölgeleri için lüks lambası ile telefon santrali, telefon makinesi ve temin edilebildiği kadarıyla çadır gönderilmiştir.

 

Depremde yaratıcı buluşlar

  • Hastaları ve yaralıları yağmurdan çamurdan korumak maksadıyla iki üç at arabası yan

yana getirilerek üstüne büyük çadır kurulmuş,

  • Çadır direklerine gemici fenerleri takılmış, karpitle ısınma yöntemine başvurulmuş,
  • Sahile yakın yerlerde at arabasıyla taşınan çürük sandallar yan yana getirilmek

suretiyle yatakhane (küçük gözlem odası ya da sıhhi tesis) şekline sokulmuş ve üzerine çadır kurularak güneşe ve yağmura karşı koruma sağlanmıştır.

  • Beş yıl öncesinden itibaren Çorlu, Lüleburgaz, Edirne telgraf hatlarının direk, porselen

ve telleri halk tarafından tahrip edilmiştir. Telgraf hatları muhaberatın kesintisiz işlemesi için elverişli değildir. 

  • Telefon ithalinin yasak olduğu zamanda getirilen ancak gümrüklerde alıkonulan kaçak

durumdaki telefon makinelerinden istifade edilmiştir.

  • Donanmanın Marmara Denizi’nin kuzeyindeki üs, iskele ve körfezlerinde bulunan

gemilerinden hatta demiryolu istasyonlarından bilgi alınmaya çalışılmıştır. 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam