SON DAKİKA
reklam
reklam

Son 35 yılın profili

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 9 Mart 2025, Pazar - 12:37   Okunma Sayısı:

Bulgaristan 

    1989 sonbaharında Doğu Avrupa'yı saran demokratikleşme dalgası sonucunda Jivkov Kasım 1989'da bütün görevlerinden çekilmek zorunda kaldı. Ocak 1990'da tutuklandı. İki yıl sonra Hükümet fonlarını zimmete geçirmek suçundan 7 yıl hapis cezasına mahkûm oldu. Ancak bozulan sağlık durumu nedeniyle hapis cezası ev hapsine çevrildi. 1996'da Bulgar Yüksek Mahkemesi tarafından beraat ettirildi. 1998'de zatürreden öldü. Ölümü nedeniyle yeniden yargılanması için açılan davalar düştü.

 

Romanya

Ülke, Aralık 1989'da Romanya devlet başkanı Nikolay Çavuşesku'nun iktidardan indirilmesi için halk ve Rumen ordusu tarafından gerçekleştirilen bir devrim yaşadı. Romanya, Doğu Blokundaki sosyalist rejimlerin yıkıldığı sırada iktidarın kanlı bir yöntemle değiştiği tek ülke oldu. 

Bükreş'in kuzeybatısındaki Târgovişte'de bir kışlada tutulan Çavuşesku ve karısı, 25 Aralık 1989'da yaklaşık bir saat süren yargılamanın ardından kitle katliamı, yolsuzluk, görevi kötüye kullanma, vatana ihanet ve kamu malını zimmete geçirme suçlarından idama mahkûm edildiler. Aynı gün içinde kurşuna dizilerek idam edildiler.

 

Libya

1999'dan itibaren ise Kaddafi, Arap sosyalizminden kaçındı ve ekonomik özelleştirmeyi, Batı uluslarıyla yakınlaşmayı ve Pan-Afrikanizmi’ teşvik etti; 2009-2010 yılları arasında Afrika Birliği Başkanlığı yaptı. 2011'deki Arap Baharı'nın ortasında, Libya'nın doğusunda yaygın yolsuzluk ve işsizlikle ilgili protestolar başladı. 

Durum, NATO'nun Kaddafi karşıtı Geçici Ulusal Konseyi (GUK) lehine askerî müdahalede bulunduğu iç savaşa dönüştü. Hükûmet devrildi ve Kaddafi, Geçici Ulusal Konseyi militanları tarafından yakalanacağı ve öldürüleceği yer olan Sirte'ye geri çekildi. 2011 Libya İç Savaşı sonucunda kurduğu rejim devrildi ve isyancılar tarafından linç edilerek öldürüldü. 

 

21’inci yüzyılın başı

Irak

    Saddam Hüseyin, 1979'dan 2003'e kadar Irak'ı otoriter bir biçimde yönetti. 1990-91 Körfez Savaşı'nda ABD önderliğindeki koalisyon güçlerine karşı büyük bir yenilgiye uğramasına rağmen iktidarda kalmayı başardı. Ancak Ağustos 1990'da işgal ettiği Kuveyt'ten güçlerini çekmek zorunda kaldı. 20 Mart 2003'te başlatılan tartışmalı askeri operasyon Saddam Hüseyin rejiminin sonunu hızla getirmiş olmasına karşın bugüne uzanan politik kutuplaşma ve çatışmaların önünü açtı.

    İşgalden kaçmayı başaran Saddam Hüseyin, yaklaşık dokuz ay saklanabildi, ancak Aralık 2003'te yakalandı ve yeni Irak hükümeti tarafından idam edildi. Peki 20 yıl sonra hala ateşli tartışmalara neden olan savaşın diğer kilit isimlerine ne oldu? BBC bu isimlerin izini sürmüş. Bakalım neler olmuş…

 

Rusya-Gürcistan savaşı (7 Ağustos 2008)

Kırım’ın ilhakı (18 Mart 2014)

 

Şimdiki durum

ABD desteğiyle İsrail’in Gazze’yi vurması, binlerce insanı öldürmesi ve bölgede kesin üstünlük sağlayıp yayılmaya çalışması Orta Doğu’yu kan gölü haline çevirmiştir. İsrail, nükleer potansiyelini geliştirmeye çalışan İran’ı kendisine en büyük tehdit olarak görmektedir. İran’ın desteklediği terör örgütlerinin İsrail kentlerini kısa menzilli füze ve İHA’larla vurması ise İsrail’in İran’a saldırması için yeterli bir gerekçe olarak ortaya çıkıyordu. İran’ın da İsrail’e mukabele etmesi Orta Doğu’yu barut fıçısı haline getirmiştir.

İsrail bir yandan bu saldırıları yaparken Lübnan’ı tahrip etmesi, Suriye güney sınırlarını ve hatta Şam’ın bazı bölgelerini vurmaktan da geri kalmaması bölgesel savaşın fitilini ateşlemiştir. 

Bir diğer facia ise Ukrayna-Rusya Savaşı’nın devam ediyor olmasıdır.

 

Bugün için

BBC bu konulara pek girmemiştir. Gelin, biz de kendimiz bir değerlendirme yapalım. İsrail, Gazze’de taş üstünde taş bırakmamış, ABD desteğinde İsrail’i sömürülecek toprak haline getirmiştir. Başkan Trump, niyetini açıkça ortaya koymak suretiyle Filistin toprakları üzerine çökmeyi sık sık dile getirmektedir. Tek kutuplu dünyada karşısına çıkacak güç yoktur. Rusya Ukrayna konusunda ABD ile anlaşmış göründüğünden her iki süper güç bir paylaşıma yönelmiş ve “sen bunu al, ben de bunu alayım” pazarlığına girmişlerdir.

İslam âlemi olan biteni seyretmekle zaman geçirmekte, İsrail’in ve ABD’nin tavırlarına cılız seslerle tepki (!) göstermektedir. 

 

Türkiye açısından

Türkiye’nin güney sınırlarının ötesi sancılıdır. Buradaki olaylara, Suriye’nin kuzeyinde yer etmiş çeşitli fraksiyonlardaki etnik ve dini örgütler sebep olmaktadır. Türkiye oradaki gelişmelere müdahil olur mu, olmaz… Ancak bize de rahat yüzü göstermezler. Bunu da yine terör vasıtasıyla yapabilirler. 

Büyük oyun şimdi Suriye üzerinde oynanıyor ve dünya kamuoyu koca bir ülkenin yıkılışına adım adım tanıklık ediyor. Trump’ın son demeci buna işarettir. PKK’nın kendisini feshetmesi mümkün olacak mı, göreceğiz. Her ne kadar A. Öcalan, silahlı mücadelenin geçen yılın gereklerine göre yürütüldüğünü, bu yüzyılda demokrasinin hâkim olduğunu ve silahın bırakılmasını istemişse de dağdakiler bu öneriye ne kadar sıcak bakacaktır?

Bu çıkıştan kısa zamanda sonuç almak elbette zor, ama denenmesi konusunda taraflar inanmış gibi görünüyor. 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam