SON DAKİKA
reklam
reklam

Gelibolu’da yelken bezi üretimi

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 11 Mart 2025, Salı - 11:50   Okunma Sayısı:

    Gelibolu 14’üncü yüzyılın ortalarında Osmanlı egemenliğine geçtikten sonra bölgede yeni bir iskân politikası başlatılmıştır. Anadolu’nun bazı yörelerinden buraya gönderilen Türkler, yeni mahalleler kurarak Gelibolu’nun genişlemesini sağlamışlardır. İskân politikası küçük esnafın çoğalmasını, yanaşma yeri ve iskeleler, at arabaları için tekerlek yapımı, mumhane, kesimhane gibi tezgâhların (destgâh ) da yapılmasını gerektirmiştir.

 

İç karışıklıklar yarattığı darlık

    Genel olarak bakıldığında 16’ncı yy sonlarından başlayan 17 ve 18’inci yy’larda devam eden iç karışıklıklar, devlet için büyük bir problem halini almıştı. Kısa aralıklarla meydana gelen ve uzun süren savaşların getirdiği ağır mali külfetler, halkın ödeme gücünü aşan vergilerle kapatılmaya çalışılmıştır. Devlet otoritesinin zayıflamasıyla şekavet hareketleri artmış, halk, daha sakin yerlere göç etmiştir. 

    Balkanlar ve Avrupa içlerine yapılacak seferler öncesinde bir deniz kenti olan Gelibolu’dan deniz askeri, tersaneci, kürek yapımcısı gibi yetişmiş elemanlar askere alınmıştır. Buharlı gemilerin karasularımızda faaliyete geçmesine hatta sonrasına kadar bile yelken bezi ihtiyacı Gelibolu ve çevresindeki köylerden karşılanmıştır. 

 

Gelibolu’da ilk tersane

İlk Osmanlı savaş tersanesi Yıldırım Beyazıt (1389-1402) idaresinde Gelibolu’da inşa edilmişti Gemi yapım imkânları on beşinci yüzyıldan on altıncı yüzyıla kadar çarpıcı bir biçimde artmıştı. Kadırga türü gemilerde, sürekli güvertede durmak zorunda kalan askerleri korumak amacıyla güvertelerin üzeri bir topu 15 zirâ olan 130 top yelken bezinden yapılmış tentelerle gerilmişti.

Gelibolu halkı, iplerini kendileri eğirerek donanma için bezler dokurdu. Tersane-i Amire, bu yelken ve tente bezi ihtiyacını, istihsal edildikleri bölgelerden ocaklık olarak veya aynı yerlerden satın almak suretiyle belli ağırlık ve ölçülerde temin ediyordu. Bu bezler Tersane’den verilen ölçülere uygun olarak cüllâh denilen dokumacılar tarafından dokunuyor, sonra sabbağlar (Tersane-i Amire’de vazife yapan sanatkârlar tarafından boyanıyor, terziler tarafından da istenilen ölçülere göre dikiliyordu.

 

Ticari gemilere de satılıyor

Yelken bezleri Donanma’nın ihtiyacı dışında ticarî gemilerin de ihtiyacını karşılamak için tercih edilmekteydi. Son derece kaliteli olan bu bezler Fransız gemicilerinin yelken bezlerinden %25 nispetinde daha pahalı olmasına rağmen ihraç edilmekteydi.

Gelibolu ile ilgili ilk tahrir defteri 1475, ikincisi ise 1530 tarihlidir. 1475 ve 1530 tarihli bu tahrir defterlerinden Gelibolu’nun kır iskân merkezleri olan Doğan Arslan, Ereğlice, Mesih Bey Çiftliği (Sarı Hasan Çiftliği), Esterane, Arablu, Kerasye, Mürefte, Umurbeylü, Kadı, Milan köylerinde keten ve seyrek (keten tohumu ziraatı yapıldığı görülmektedir. Aynı tahrir defterlerinde Gelibolu’da Keten dışında pamuk ziraatının yapıldığı da yer almaktadır.

 

Yelken bezi üretimi

    Akdeniz Boğazı’ndaki yerleşim yerlerinden Gelibolu, Eceabad, Kıla-ı Erbaa ve etrafındaki kazalarda yelken bezi dokunmuş ve üretilmiştir. Tersaneye verilecek yelken bezlerinin resm-i damgası (damga vergisi), senevi (yıllık) 375 top bez olarak belirlenmiş ve ocaklık şeklinde verilmek üzere Hacegândan Tersane Zindan Kâtibi Seyyid Ahmed Derviş ve biraderi Seyyid Mustafa’ya ibkaen (yerinde bırakma, bırakılarak) tevcih edilmiştir (verilmiştir).

    1. Tersane-i amire eminlerinden el-Hacc İbrahim, Mehmed Reşid, es-Seyyid Mustafa, Mehmed Şerif,  el-Hacc Mehmed Aziz, Yusuf Agâh Efendiler ve Ömer Ağa zamanlarında üretilen kereste, katran, yelken bezi miktar ve tutarları, hasılat ve muhasebeleri masraf defterlerine kaydedilmiştir.

    2.  Gelibolu kasabasında imal olunan yelken bezleri 10 sene müddetle gümrük resminden muaf tutulmuştur. Dokunan yelken bezlerinin Gelibolu’da geçici olarak depolanması, sevk ve satış işlemlerinin yapılması ilçeye zenginlik katmıştır. 

 

Zenginlik arsızlara davetiye midir?

    3. Her zenginlik hırsız, arsız, uğursuz, kötü niyetli ve gasp isteklilerini üzerine çekeceğinden kapan tüccarı gemileriyle Gelibolu’ya gelen kalyoncu neferleri, halktan bazı kişilerin tahrikiyle reaya mahallelerine saldırıp yağmaya girişmişlerdir.

    Bu kişiler Çanakkale, Maydos ve Kirte’de benzer olayları yapmışlar, Kumkale ve İmroz’a da saldıracaklarını söylediklerinde devlet, yağmaya engel olunmasına dair emirler ve hükümler göndermiştir. Karada devam eden bu husumet denize de yansıtılmış, Gelibolu vapuru ile  Yorgiyos yelken gemisi arasında müsademe (silahlı çatışma) meydana gelmiştir.

    Gelibolu ve Kale-i Sultaniye kadılarına gönderilen bir hükümde, Donanma-yı Hümayun için Gelibolu’dan yelken bezi satın alınarak Tersane-i Amire’ye teslim ettirilmesi istenmiştir. 

 

Alınan tedbirler arasında

    4. Özellikle Gelibolu’da olaylar hem genişleme göstermiş hem de yoğunlaşmıştır. Gelibolu ahalisinden bazı eşirranın (kötülük yanlısı) kapan tüccarı sefaini (gemileri) ile giden kalyoncu neferatını tahrik ettiği, onları reaya mahallerine saldırttığı, bu şiddet yanlısı gaspçıların yağma ve adam öldürmeye cüret eylediği haberleri alınmıştır.

    Donanma-yı Hümayun başbuğuyla çıkarılmak üzere patrona kaptanı Muhtar Bey’e hitaben yazılan yazıda eşirranın mücazat-ı lâzimelerinin icrası (gerektiği şekilde cezalandırılmaları hususunda kendisine selâhiyet-i kâmile (tam yetki) verilmiştir, denilmektedir. g.tt

 

Yelken bezi üretenlere muafiyet

    Gelibolu kazasında imal olunmakta olan yelken bezlerinin sarfiyat ve ihracat resmlerinin on sene daha muafiyetinin kaydıyla nefs-i Gelibolu’da sarf olunun bu gibi bezlerden resm-i gümrük alınmaması kararı verilmiştir. (Rüsumat 2)

    Gelibolu’da nesc (dokunmuş olan) ve imal olunan yelken bezlerinin on sene daha resmden muaf tutulmuştur. Hırsızlık ve gasp olaylarını önlemek açısından Gelibolu sahilinin tarassut (gözetleme, gözetim) altında bulundurulması amacıyla bir yelken sandalı tedarik edilmiştir. (Rüsumat)

    Yelken bezi esnafından Gelibolulu Mehmed Tevfik,  Gelibolu’daki Felemenk Konsolosu Mösyö Hayim, ve Amerika Konsolos Vekili Mösyö Jim’e yelken bezi satmış ancak sattığı malın karşılığını alamayınca ve alacağının tahsili istirhamıyla mahalli hükümete dilekçeler vermiştir.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam