Resme olan ilgim
Kuleli Askerî Lisesi’nde seçmeli derslerden biri resim idi. Belli kurallarının öğrenilmesi ve devam ettirilmesiyle bir süreç gerektiriyordu. Kara Harp Okulu’nda teknik resim ile karşılaşınca ilgim daha da artmıştı. Bir motorun, bir mekanizmanın önden görünüşü, üstten veya yandan görünüşü gibi çizimler veya değişik açılardan görünüşlerini tasavvur ederek yaptığımız resimlemeler eğlenceli olmuştu.
Kıtalara dağıldıktan sonra bu konu üzerinde biraz da kolaya kaçarak uğraşımı sürdürmüştüm. Objenin çeşitli açılardan resmini çekiyor, kara kalem çalışmayla çizim yapıyordum. Neredeyse hayatın birçok döneminde karşıma çıkmış, sipariş vereceğimiz bir objeyi çizerek anlatma kolaylığını elde etmiştim.
Toplum olarak resimle buluşmamız
** Matbaa 1727’de Osmanlı topraklarında Türkler tarafından kullanılmaya başlanmış,
** Resim sanatının temelleri 1795’te Mühendishane-i Berr-i Hümayun’da atılmış, daha ziyade mühendislik ve teknik çizimlerle kendini göstermiş,
** Fotoğraf makinesi tam anlamıyla 1826 yılında Joseph Nicephore Niepce tarafından çeşitli kimyasallar kullanarak elde edilmiştir. Evinin arka bahçesinde ilk fotoğrafı çekmiştir.
Türk Resim Sanatı ve asker ressamlarımız
Türk Resim Sanatının temelleri, III. Selim tarafından askeri amaçlı olarak 1795’te Mühendishane-i Berr-i Hümayun ile atılmış, başına da Baron dö Tott getirilmiştir. Haritacılık ve teknik çizimin önem kazandığı okulda resim derslerine de yer verilmiştir. Ülkemizde batılı anlamdaki resim sanatının başlangıcı olan okul, askeri öğrenimde üç boyutlu eşyanın doğru görüntüsünü yakalayabilmeyi esas almıştır.
19’uncu yüzyılda fotoğraf derslerinin de eklenmesiyle okul büyük bir üne kavuşmuş ve ressam sınıfından öğrencileri mezun etmeye başlamıştır. Sonraki yıllarda İngiltere’ye öğrenim amacıyla öğrenciler gönderilmiş, 1835’te İngiltere’ye gönderilen 12 mühendishaneli genç içinde Ressam Ferik İbrahim Paşa büyük bir üne sahip olmuştur.
Mekteb-i Harbiye’de resim dersleri
1834’te eğitim, öğretime açılan (resmi açılışı: 1835) Mekteb-i Fünun-u Harbiye-i Şahane’de başından itibaren resim derslerine önem verilmiştir. Matbaa 1727’de Osmanlı topraklarında Türkler tarafından kullanılmaya başlamış olmasına rağmen 1836 yılında Harbiye’de kurularak faaliyete geçirilmiştir.
Okulun resim öğretmenliğine 1837’de İspanyol ressam Chirans atanmış, sonraki yıllarda Mekteb-i Harbiye “İdadiye” ve “Harbiye” diye iki aşamaya bölünmüş, idadi dönemin resim öğretmenliğine Fransız Kes getirilmiştir. “Askeri Ressamlar” olarak anılan ilk ressamlar da bu okuldan yetişmişlerdir.
19’uncu yüzyılda ilk ressamlarımız yaptıkları resimleri, çekilmiş fotoğraflara bakarak yapmışlardır. Gazete fotoğrafçılığı anlayışının öncülüğünü, 1840 yılında Osmanlı darphanesinde şef desinatör olarak çalışmaya başlayan James Robertson (1813-1888), Kırım Savaşı’nı 1855 yılında çektiği fotoğraflarla yapmışlardır.
Mekteb-i Mülkiye’de resim dersleri
1859’da açılan Mekteb-i Mülkiye, 1868’de açılan Galatasaray İdadîsi (Lisesi) ve 1872’de açılan Darüşşafaka İdadîsi’nde de programlara resim dersleri konulmuş ve bu okullardan da çok sayıda ressam yetişmiştir.
19’uncu yüzyılda bu okullardan yetişen Osmanlı ressamlarının çoğu işte bu sebeplerden askeri ressam kökenli olmuşlardır. Askerî okul çıkışlı ressamlardan olan Ferik İbrahim Paşa, Batı etkisindeki Türk resim sanatının öncülerinden olmuştur.
Yurt dışında öğrenim görerek ressam olanlar dışında açılan askeri okullarda öğrenim gören, yurt dışına gitmeden yetişen ressamlarımız da olmuştur. Bu ilk ressamlara pirimitif ressamlar adı verilmiştir. Primitif dönemi başlatan öncü ressamlarımız: Fahri Kaptan, Ahmet Bedri, Hüseyin Giritli, Ahmet Münip, Salih Molla Aşki, Ahmet Ziya ve bugün isimleri tam olarak bilinmeyen bir grup ressamdır.
Yurt dışında açılan okullar
Batılı resim sanatımızın gelişiminde Paris’te açılan Mekteb-i Osmanî, zamanın Paris elçisi Cemil Bey’in Sultan Aziz’e önerisi sonucu 1860’da Paris’in Karanel semtinde Viyola sokağında kurulmuş ve kapısına da Osmanlı tuğrası asılmıştır. Askeri ressamların bir kısmı da Paris’teki bu okulda öğrenim görerek yurda dönmüşlerdir.
Askeri ressamlarımız -ki bazılarını Pirimitifler arasında da saymamız gerekecektir- sırasıyla: Ferik İbrahim Paşa, Beşiktaşlı Tevfik, Darüşşafakalı Giritli Hüseyin, Karagümrüklü Hüseyin, Servili Ahmet Emin, Kaymakam Ahmet Şekür (d.1856 ?) Üsküdarlı Osman ve Bedri Kulları, Ahmet Bedri, Hüseyin Giritli, Ahmet Muhip, Salih Molla Aşki, (1866-1936), Mirliva Osman Nuri Paşa, Süleyman Seyyit Bey, Şeker Ahmet Paşa, Hoca Ali Rıza (1885–1930) Halil Paşa, Hüseyin Zekâi Paşa ile Osman Hamdi Bey’dir.
Bu yazımı da siyasetten ve iç değerlendirmelerden uzak tutarak yazmak istedim.