SON DAKİKA
reklam
reklam

Akıl sağlığı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 18 Aralık 2017, Pazartesi - 10:00   Okunma Sayısı:

Bugünlerde devrim yaratma niyetinde olduğunu sanan insanların sayısı artmaya başladı. Bu devrimcilerden bir bölümü dünyanın yuvarlak olmadığını iddia etmekteler. Ne diyeceksiniz bilmem ama aynı soruyu vaktiyle Bektaşiye de sormuşlar:
     ---Dünya öküzün boynuzlarının üstünde duruyormuş ne diyorsun bu işe?
     ---Valla onu bilmem ama buna inanan öküzlerin olduğunu biliyorum.

 Akıl sağlığı 
Gelin biz de Bektaşi’nin öküz dediklerine Allah akıl sağlığı versin diyelim. Yalnız bu “akıl sağlığı” galiba kurumlarımız ve resmi birimlerimizde de eksik galiba? 
Beyoğlu’nda hummalı bir yol yapımı faaliyeti var. Arkadaşımız Metin ile birlikte yürüyoruz. Yapılanları takdirle karşılamak gerektiğinde hemfikir olmuştuk. Bir söz ettim, keşke ağzımı açmaz olaydım
    ---Metin, bu kadar özenle üzerinde durulan Beyoğlu’nu güzelleştirme çalışmalarını mutlaka sabote edecek bir kişi veya kuruluş çıkacaktır. Bir sabah geldiğimizde kazmayla yolu kazan kazmalar (!) göreceğiz. Bizim tahrip yanımız her zaman ağır basar. 
Evet, yollar neredeyse bitmek üzereydi. Bugün İstiklal Caddesi’nde gezerken Ağa Camii’nin yanındaki sokakta kazı çalışması yapıldığını gördük. Devletin birimleri arasında bu kadar mı koordinesizlik olur? 
Neredeyse bir yıldır bu yollar kazılıyor, alt yapı yenileniyordu.  Neredeydi bu unsurlar? Bizlerin parasını çarçur edilecek kadar çok mu zannediyorlar? Beyoğlu Belediyesi de kendisinden müsaade alındığını ve kazı yapılabileceğini sanıyorsa bu da üzücü…

Asker uğurlamaları
Ben bu yazıyı hazırlarken televizyonum açıktı. Haberleri dinliyordum. Ümraniye’de asker uğurlaması yapan bir grup insanın yolu kestiği ve araçlarından inerek havaya ateş açtıkları haber ve görüntüleri veriliyordu.
Kutsal vatan hizmetine severek koşan gençlerimiz!
Biraz kaygılı biraz heyecanlı da olsanız askerlik hizmetini severek yerine getirmek istediğiniz belli… Arkadaşlarınız sizleri coşkuyla uğurlarken halkın büyük çoğunluğu bu davranışı takdirle karşılıyor. Ancak halkımızın asker arkadaşlarını uğurlayanlardan küçük bir ricası vardır:  
Askerlik hizmeti bir yasa gereği olduğuna ve sizler de bu hizmeti daha önce ifa ettiğinize veya yeni gidenlere örnek olacağınıza göre hepiniz yasalara saygılı insanlarsınız demektir. Hal böyle olunca, büyük konvoylarla trafiğin kesilmesi, gece yarılarından sonra coşkulu bağırışlarla uğurlama yapılması, silah atılması ve yarı beline kadar araçlardan sarkılması gibi eylemler yasalarımızda yoktur.
Devletin resmî görevlileri uğurlama sınırlarını aşmadığınız sürece size anlayış gösterirler. Aynı anlayışı sizin de göstermeniz gerekir. Bir de bu davranışların vicdanî boyutu vardır. Yaşlı ve hasta insanların tahammül gücü, sizin gücünüze göre daha azdır. Trafiği kesmekle zaten yaşlılığın ve hastalığın sıkıntısını yaşayan o insanlara daha çileli ve zahmetli anlar yaşattığınızı düşünmelisiniz. 
Durmak zorunda kalan araçların içinde hasta, hamile veya çocuklu olan hanımlar bulunabilir. Doktora gidecek ya da havaalanına yetişecek insanlar olabilir. Bu kişiler sizin yakınlarınız olamaz mı? Ekonomik nedenlerle gece geç saatlere kadar çalışan ve işine erkenden gitmesi gereken insanlarımız var. 
Geç saatlerde mahalle aralarındaki coşku ve eğlenceniz, fakir insanların dinlenmesine engel teşkil etmektedir. Bu insanlar sizlerden anlayış göstermenizi bekliyorlar. Bu beklentiyi yerine getirmediğiniz takdirde onları üzer, askerliğe karşı olanların ekmeğine yağ sürersiniz.
Lütfen coşkulu davranışlarınızı bir de bu kalıplarla değerlendirin ve vatan borcunu ifa etmeye gönül rahatlığıyla gidin. Hepimiz duacınızız. Yolunuz açık, tezkereniz tez zamanda olsun!

Uğurlama anından
Kadın yüreği işte! Oğlunu uğurluyordu. Adet olduğu üzere arkasından bir maşrapa su dökmek istedi. Vedalaşmaları uzun olunca ayrılma bu kez kesinleşmişti. İkinci maşrapa suyu da döktü. Eşi bağırıyordu:
    ---Yeter yahu, su parası çok gelecek.
Baba yav baba işte! İskele babası…

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam