16 Ekim 1970 günü İstanbul’da kolera salgını görülmüştü. İl Hıfzıssıhha Kurulu aldığı kararlarla, damacana ve bidonlarda su, kalıp buz ve dondurma, açıkta balık, köfte ve lahmacun satışını yasaklamış; çevreden merkeze doğru aşı kampanyası yapılacağını ve hastalık görülen evlere sarı kağıtlar asılacağını duyurmuştu.
“…Bu evlerde yaşayanlar işe ve okula bir süre gitmeyecek ve her yer dezenfekte edilecek, hastalıktan ölenler antiseptik solüsyon ile yıkanacak ve mezarlar kireçlenecek, umumi tuvaletler temizlenecektir, okullarda beslenme eğitimine 15 gün ara verilecektir; süt ve yumurtalı besinleri yapanlar sıkı kontrolden geçirilecek, halk eğitimleri verilecektir…”
Depremler yangınlar
Anadolu toprakları istilâlar gördü, Anadolu insanının büyük emekler sarf ederek yetiştirdiği ürün ve hayvanları elinden aldılar, hatıralarını yok ettiler. Osmanlı döneminde İstanbul yangınları nice ocağı söndürdü, kültürel mirasın günümüze taşınmasını engelledi.
İstanbul’un ahşap evlerle dolu mahallelerinde sık sık yangınlar çıkıyor, maddi zararların yanında insanların hatıraları da yanıyordu. Tulumbacılar yangın yerine geldiğinde mal sahibinin bahşiş verip vermeyeceğine göre yangına hemen veya gecikmeli müdahale etmişlerdir.
Bugüne miras olarak kalabilecek çeyiz sandıkları, el örgüsü işler, para keseleri, masa örtüleri, oymalı-kakmalı rahleler, mücevher kutuları, perdeler, kıyafetler… Ateş, bunları yuttu, o asırların güzelliklerini ve zenginliklerini bizlerden esirgedi. Ateş de fırsatçıydı…
Günümüze gelirsek; benim kuşağım ve daha önceki yaşlı kuşaklar darbeleri gördü, iktisadi krizleri yaşadı, depremlere maruz kaldı. (Üstelik ben emekli olmadan önce iki depremde görev almış, emekli olduktan sonra da Yalova depremi nedeniyle Beşiktaş Kaymakamlığında gönüllü olarak çalışmıştım.
Fırsatçılar
Fırsatçılık sadece bugünkü depreme mi mahsus? Hayır, dün de vardı… Bugüne miras olarak kalabilecek çeyiz sandıkları, el örgüsü işler, para keseleri, masa örtüleri, oymalı-kakmalı rahleler, mücevher kutuları, perdeler, kıyafetler… Ateş, bunları yuttu, o asırların güzelliklerini ve zenginliklerini bizlerden esirgedi. Ateş de fırsatçıydı…
Benim kuşağım, Kıbrıs ve Körfez Harekâtlarını, Güneydoğu sınır ötesi operasyonlarını, kolera salgınını gördü, yaşadı. Kolera salgınında da bir limonu beş liradan satanlar, pandemi döneminde Pendik’te sahte maske üretenler, sokağa çıkma yasağının başladığı ilk gecede ekmeği 5.00 TL’den satanlar ortaya çıktı. Maraş depreminde depreminde bir emniyet görevlisinin bile depremzedeler için gönderilen birçok malzemeyi evine taşıdığı haberlerini okuduk.
23 Nisan 2025 günü meydana gelen 6.2 şiddetindeki deprem sonrasında havayolları bilet fiyatlarını arttırmıştır. Bunu akıl ve mantığa sığdırmak mümkün değildir. GSM şirketleri yine abandone olmuş ama kısa zamanda toparlanmışlardır. Osmanlı dönemindeki depremlerde bakın, kimler nelerden yararlanmaya kalkmışlar:
Hükümler / Emirler
- İstanbul kaymakamı, mollası, sekbanbaşı ve hassa bostancıbaşısına hükümdür:
İstanbul’da çıkan yangından dolayı bazı fırsatçıların zahireyi saklamalarına, evleri yüksek fiyata kiraya vermelerine, ev yapımı için malzemeleri, amele için yüksek fiyat istemelerine engel olunarak ve gasp edilen eşyaları varsa bulunarak sahiplerine iade edilerek mağdurların daha fazla sıkıntı çekmelerinin önüne geçilmesi. (H-29-08-1130, A.DVNS. MHM. d, 128, 137)
- Halep mollasına, mütesellimine, muhassılına, kethüdayerine, yeniçeri serdarına, vilâyet
ileri gelenlerine ve iş erlerine: Halep Valisi Vezir İbrahim Paşa şark seferine memur olduğu için bir takım fırsatçıların eşkıyalığa kalkışmaları muhtemel olduğundan dikkatli olunarak her türlü tedbirin alınması. (H-20-10-1136, A. DVNS. MHM. d, 132, 99)
- Dersaadet’in yıllık ihtiyacı olan kömürün zamanında, belirlenen fiyat ve kalitede temin
ve nakliyle, fırsatçılara meydan verilmemesi hususunda gerekli tedbirin alınmasına dair Silivri kaymakamına emir… (H-05-07-1264, A.MKT, 132, 86)
- Bazı muhtekirlerin fukara ahaliye mühürlü belgeler düzenleyerek fahiş fiyatlarla tahsilat
yaptıkları hatta mahkemelerde bir çift öküzüne kadar el koydurarak halkı perişan durumda bıraktıkları tespit olunmuştur. Bu fırsatçılara karşı Bolu ve kazalarındaki davalara müdahil olarak herkesin aldığı borç ne ise sadece onu ödemelerinin sağlanması, halkın her türlü yolsuzluktan kurtarılması… (H-14-03-1282, MVL, 712, 15)
- Adana’nın başlıca mahsulatı olan pamuğu çeşitli fırsatçıların hilelerinden korumak
üzere fabrika mahallerinde memurlar vasıtasıyla muayene ettirmek için gerekli tedbirlerin alınması. (H-08-07-1311, DH. MKT. 180, 29)