Internetin sembolü
İnternetin sembolü haline gelen "@" isaretinin hikayesini hiç merak ettiniz mi? Sapienza Üniversitesi profesörlerinden Giorgio Stabilenin açıklamasına göre internetin sembolü "@" isareti, 1536 yılında Latin Amerika’dan İtalya’ya mal taşıyan Floransalı tacirlerin oldukça sik kullandıkları bir işarettir.
Yaklaşık 500 yıl önce tahılda ölçü birimi olan "amphora"nın sembolü olarak kullanılan "@" işareti, uzak mesafeler arası ticareti belirtmek için kullanılıyordu. Internetin günümüzde dünyanın en uzak mesafelerini birbirine bağlayabilme gücünün olduğu göz önüne alınacak olursa bu sembolün 500 yıldan beri anlamını kaybetmediği ortaya çıkıyor.
Kartal sembolü
Pek çok gelenekte kutsal bir yeri olan kartal sembolü, genellikle yükselmeyle, güneş, ateş, ışık ve göz sembolleriyle ilişkilendirilir. Kartal kötülüğün düşmanı olarak kabul edilir. Dolayısıyla kötülükle mücadelenin de sembolü olarak ortaya çıkmaktadır. En çok Şamanizm’de olmak üzere, Eski Mısır, Çin, Hun, Sümer, Hitit, Aztek, Japon, Hint geleneklerinde görülen, Neospritüalizmde Yüksek İdare mekanizmasının çeşitli niteliklerini temsil eden ezoterik bir semboldür.
Yırtıcı kuşların en güçlüsü olan kartal, çok yükseklere çıkabilen ve buna rağmen yeryüzündeki her şeyi bütün detaylarıyla görebilen bir kuştur. Pek çok sembolde ve alegoride kartal bir kurban taşırken betimlenir. Bu gerçekte, daha alt seviyeli varlıkların, güçlerin, içgüdülerin daha yüksek güçler için feda edilmesinin sembolüdür. Dante kartala Tanrı der, Jung ise kartalı sadece “yükseklik” olarak tanımlar.
Kartal bir yükseklik sembolü, güneş gibi ruhun sembolü ve genel olarak ruhsal prensibin sembolüdür. Gücün göklerdeki simgesidir, gök ile yer arasında hızlı bir şekilde gidip gelebilir ve güneşe gözünü hiç kırpmadan bakabilir. Mısır hiyeroglif sisteminde A harfi kartal figürü ile temsil edilir ki, bu da hayatın sıcaklığının, gücünün sembolüdür.
Kartal, güneşin ışıkları altında yaşayan bir kuştur, dolayısıyla özünde ışıklı bir kuş olduğu kabul edilir ve hava ile ateş unsurlarını birlikte barındırır. Onun zıddı olan ise karanlığın ve ölümün kuşu olan baykuş, kimi zaman da kötülükle özdeşleştirildiği hallerde yılandır. Yılanla mücadele eden kartal burada karanlığı simgeleyen yılan karşısında ışığı, vicdanı, iyiliği simgeler. Aztek geleneklerinde yılanı gagasıyla tutmuş olan kartal ışığın karanlığa karşı zaferini temsil etmektedir.
Kartal Şamanların babası olarak kabul edilir. Sibirya Şamanları dansın ardından transa geçip yere yığılmaları sırasında ruhlarının göklere çıkmasını, ruhlarının kartallarca çekilen bir arabayla veya kayıkla taşınması şeklinde sembolize ederler. Kartal Türk mitolojisinde ve Orta Asya Şamanizminde yerin göbeğinden transla yükselen bazı Şamanların ulaşabileceği “göğün direği veya “göbeği” sayılan bir yıldıza tünemiş bir Tanrı Elçisi olarak kabul edilir.
Dogonlar, göğün göbeğinin Sirius Yıldızı olduğuna inanır ve kartala “usta kuş” derler. İsis İnisiyasyonlarında üç kutsal hayvandan biri olan kartal Aztek ve Japon geleneklerinde “göksel güneşin kuşu” olarak tanımlanır.
Güneşle ve dişil doğayı dölleyen eril eylemle özdeşleştirildiğinden kartal, aynı zamanda babayı simgeler. Kartal ayrıca cesur uçuşuyla, hızıyla, gök gürlemesiyle ve ateşle karakterize edilir. Bu yüzden de kahramanlık asaletini işaret eder.
Uzakdoğu’dan Kuzey Avrupa’ya kadar kartal, gücün ve savaşın tanrılarıyla özdeşleştirilen bir kuş olmuştur. Karada yaşayan arslanın havadaki özdeşi olarak kabul edilir, bu yüzden de bazen arslan başı ile simgelendiği görülür. Bir başka geleneğe göre kartal, aynı zamanda haberci olarak da önemlidir, İndra’dan Soma’yı getirendir.
Polonya sanatında kartal, yıldırımın ve savaş türü bir çabanın sembolüdür. Tüm Doğu sanatında genellikle savaşırken gösterilen kartal bu halleriyle bazen dünyasal ve göksel geyikleri kuyruklarından birbirine bağlayan İmdugud Kuşu, bazen de yılanla savaşan Garuda’dır.
Kolomb öncesi Amerika’sında kartalın ruhsal ve göksel prensibin arasındaki mücadeleyi işaret eden benzer bir sembolizmi vardı. Kadim Suriye’de bir sembolik ritüelde insan kollu bir kartal güneşe tapınmayı sembolize ederdi. Bu aynı zamanda ruhları ölümsüzlüğe ulaştırırdı. Benzer şekilde Hristiyanlıkta da kartal gökyüzünden gelen haberciyi sembolize eder.
Kartal birçok zaman Tanrı’ya yükselen duayı ve ölümlü insana inen lütfe da temsil eder. Dolayısıyla kartalın sezgiyi temsil ettiği de söylenebilmektedir. Genel olarak, diğer bütün kuşlardan daha yüksekte uçtuğu ve bu yüzden de ilahi olana en uygun sembol olduğu varsayılırdı. Uçma ve ateş saçma yeteneği, hakimiyet kurmak ve daha alçaktaki güçleri yok etmek için yükselmek, şüphesiz tüm kartal sembolizminin temel karakteristiğidir.
Jüpiterin kuşu olarak o, Mezopotamya’dan çıkıp Anadolu’da yayılmış olan ürkütücü fırtına, en eski antik medeniyetlerin fırtına kuşudur. Kartal, Roma paralarında, lejyonlardaki imparator gücünün amblemi olarak yer alırdı. Simyada kartal, diğer temel özelliklerine ilave olarak buharlaşmanın da sembolüdür.