SON DAKİKA
reklam
reklam

Onçeşmeler

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 30 Mayıs 2025, Cuma - 11:03   Okunma Sayısı:

Çeşmenin yapım süreci

 

    Beykoz Meydanı’nda Bizans Dönemi’nden itibaren oldukça gür bir su kaynağından beslenen çeşme olduğu kaynaklarda belirtilmiştir. Bir diğer adı İshak Ağa olan Onçeşmeler, yapı sanatının incelikleri ve süsleriyle göze çarpar. Prof. Dr. Semavî Eyice’nin deyimiyle “Dünyanın sayılı mimarî eserlerinden biri” olarak nitelendirilir. Edebiyatımızda nadide bir yer almıştır.

    Osmanlı öncesindeki kayıtlarda gür bir su kaynağından beslendiği belirtilir. Çeşmenin yapımı 1746 (H: 1159) yılında Kanunî Sultan Süleyman’ın Hasodabaşısı Behruz Ağa tarafından ele alınmış ve Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. İstanbul ansiklopedisinde ise şu açıklama vardır:

    I.Mahmut (Saltanat yılları: 01.10.1730-13.12.1754), Sadrazam Seyyit Hasan Paşa (23.09.1743-09.08.1746)’ya emir vererek Kanuni Sultan Süleyman zamanında yaptırılmış olan Tokat Kasrı’nın Hümayunâbad adı ile yenilenmesini istemiştir. Harabe halindeki çeşmenin ihya edilmesi sırasında suyun zaman zaman kesilmesi gerekmiştir. Beykozlular, su kesilmesi nedeniyle yaşadıkları susuzluk olayını Padişah’a şikâyet etmişlerdir.

    Yapım işleri uzayınca Sadrazam Seyyid Hasan Paşa, tamir işleri için Gümrük Emini İshak Ağa’yı görevlendirmiştir. Paşa kısa bir süre sonra görevden azledilip sürgüne gönderilince İshak Ağa, birtakım sıkıntılar çekse de inşaatın masraflarını üstlenmek zorunda kalmıştır.

 

Çeşme yapımı bittikten sonra

 

    Mir’ât-ı İstanbul’da (I, 231) Şair Nevres’in on kıtalık kasidesine yer verilmiştir. Kitabe metninin çeşmeye konulmak üzere hazırlandığı fakat gelişen olaylar sebebiyle konulamadığı anlaşılmaktadır. Kitabede I. Mahmud medh-ü sena edildikten sonra çeşmeyle ilgili olarak;

 

    “Bir gün suyu çekilerek ne ayağı, ne âhırı, ne evveli bilinmez olduğunu, adını ‘Kuruçeşme’ koymalarına az kalmış iken musavver kubbeli, mücessem birkaç lüleli olarak evvelkinden âlâ bina edildiğini, soğuk suyunun Beykoz ehline yaz gününde mangalı düşündürdüğünü ve Hızır himmetiyle Mahmud Han-ı Veli’nin bu eserinin hüsn-i hitamını gören erbab-ı sahanın tarih söylediklerini”  denilmektedir.

 

Daha sonra da şu tarih kıtası ile nihayet bulmaktadır:

 

“Ben de taksîn eyleyüb en sonra tahriri eyledim

Nevresâ bir beyt-i pâk ile dü târih-i celî

Beykoz’un buldu suyun yapdı bu dil-keş çeşmeyi (1159)

Sah-ı bâlâ-menzil et Sultan Mahmud-ı Veli” (1159)

 

     Günümüzde mevcut olan kitabede İshak Ağa’nın adı ve 1159 (1746) tarihi yer almaktadır. Celî sülüs hatla tek satır halinde yazılan kitabe hattatının adı kaydedilmemiş olmakla beraber İshak Ağa’nın yaptırdığı diğer bütün çeşmelerin kitabelerini de yazan Edirneli Emin Efendi olduğu tahmin edilmektedir. Kitabe yazısı şöyledir;

“ Sahib-ül hayrât vel- hasenât Es- Seyyid İshak Ağa Emîn-i gümrük-i Âsitâne” (1159)

 

Çeşmenin özellikleri ve restorasyonu

 

    On çeşmeler, üç sıra halinde sekiz mermer sütunla, sivri kemerlerin taşıdığı geniş saçaklı çatının altında tek yüzlü ve hazneli bir meydan çeşmesidir. Çeşmenin eni 6 m, boyu 8 m. ve yüksekliği 4 m’dir. Tavan, kemer ve duvarlar kalem işiyle bezenmiştir. Bej renkte bir zemin üzerine yeşil ve kırmızının hâkim olduğu bitkisel kompozisyonlar işlenmiş,  panolar kırmızı renkte dar bordürlerle sınırlanmıştır.

    Bunlar, çeşmenin Türk klasik üslûbunda yapılmış orijinal süslemeleridir. Mermer zeminli ve suyun aktığı lüleli kısımlar yol seviyesinden aşağıda bulunduğu için buraya basamaklarla inilmektedir. Ortadaki ikisi büyük, yanlarda dörder küçük lüleden devamlı şekilde sığ bir tekneye akan su, mermer döşemeye oyulmuş “T” şeklindeki bir kanalcık vasıtasıyla denize gitmektedir.

    Çeşme birçok kez tamir görmüştür. Onarımlardan birinde eski süslemelerin üzerine Ermeni ustalar tarafından Batı üslûbunda ağır bir süsleme yapılmıştır. Yapıldığı dönemden günümüze kadar geçirmiş olduğu evreler bir araştırmayla tarihsel ve mimari açıdan çözümleme ve irdelemeye tabi tutulmuştur.

    Ekrem Hakkı Ayverdi’nin nezaretinde Sular İdaresince yaptırılan son tamirde bilhassa nakışları bakımından çeşmeye orijinal şeklinin verilmesine gayret edilmiş, bugünkü süslemeler ortaya çıkarılarak restorasyonları gerçekleştirilmiştir. Son olarak 1986 yılında Beykoz Belediyesi çeşmede esaslı bir onarım daha yapmıştır.

 

Onçeşmeler’in sanat ve edebiyattaki yeri

 

    On çeşmeler, ünlü ressamlarımızdan İbrahim Çallı’nın "İshak Ağa Çeşmesi" isimli tablosunda yer aldığı gibi Şair Faruk Nafiz Çamlıbel’in şiirine konu olmuştur.

 

İshak Ağa Çeşmesi


Nasıl her gün yayarsa davarını bir çoban,
Sürükler düşüncemi sükundan tevekküle
Sekiz mermer direğe dayanmış bir şadırvan,
Bilek kalınlığında su akıtan on lüle...

On lüleden fışkırıp mermeri oyan sular,
Asırlarca Kerem'in Aslı'yle dertleşmesi.
Mermer bir kalp önünde su kesilmis duygular.
Bir gönül destanıdır İshak Ağa Çeşmesi!...

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam