Dışişleri Bakanlığımız Yunanistan'ın Pontus açıklamalarına tepki göstermiş. Bakanlığın yaptığı açıklamada, "Yunan makamlarınca asılsız Pontus iddialarının yıl dönümü bahanesiyle yapılan ve tarihi gerçeklerle hiçbir şekilde bağdaşmayan hezeyan dolu açıklamaları kınıyoruz. 19’uncu yüzyılın sonlarında Yunanistan’ın topraklarımız üzerindeki ‘Megali Idea’ emellerinin uzantısı olarak ortaya çıkan Pontusçuluk faaliyetleri, milletimizin kararlı mücadelesiyle ilelebet akamete uğratılmıştır” sözlerine yer verilmiştir.
Her ne kadar Yunan hükümeti kendini mazlum göstermek amacıyla ve Batı’yı yanına çekmek çığırtkanlığıyla sözde “Pontus soykırımı” demekten geri kalmamışsa da ben “Pontus olayları” diye başlık atmayı tercih ettim.
Yunan siyasetçilerin demeçleri
1922 sonrası Pontusluların kitlesel olarak yerleştiği Yunanistan’ın Selanik şehri Aristoteles Meydanı’nda, 19 Mayıs günü sözde 'Pontus Soykırımı' kurbanları anısına bir satranç turnuvasının düzenlendiği, turnuvaya Yunanistan ve yurt dışından 200 satranç oyuncusunun katıldığı haberleri basına yansımıştır. Ayrıca akşam saatlerinde Pontus dernekleri tarafından Türkiye Konsolosluğu’na doğru barışçıl bir yürüyüş gerçekleştirildiği, Selanik’teki anma töreninin yanı sıra, Yunanistan’ın diğer bölgelerinde de çeşitli etkinlikler düzenlendiği de belirtilmiştir.
- Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropoulou sözde 'Pontus Soykırımı' ile ilgili yaptığı
açıklamada, "Her ulusun tarihi hafızayı koruma görevi vardır. Ve uluslararası toplum, gelecekte benzer barbarca eylemleri önlemek için insanlığa karşı işlenen iğrenç suçları tanımalı ve kınamalıdır. 105 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu döneminde yok edilen ya da ata yurtlarından zorla göç ettirilen yüz binlerce masum kurbanı anıyoruz" ifadesini kullanmıştır.
- Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ise, Facebook üzerinden yaptığı paylaşımda,
Sözde 'Pontus Soykırımı'nın tanınması için uluslararası topluma çağrıda bulunarak, "Her yıl 19 Mayıs'ta olduğu gibi, bu yıl da binlerce Pontuslu Yunan'ın katledilmesi, işkence görmesi ve ata topraklarından sürülmesi anısına başımızı eğiyoruz. Bu soykırımın uluslararası düzeyde tanınması gerektiğini düşünüyoruz. Tarihî hafızayı canlı tutmak bizim ortak görevimizdir" demiştir.
- Ana muhalefet SYRIZA-PS lideri Stefanos Kasselakis de sözde “Pontus Soykırımı'nın
tanınması uluslararası toplum ve özellikle Türkiye tarafından geciktirilmektedir. Modern Türkiye, bu suçu tanımadan gerçek ve derin bir dostluk ve iyi komşuluk ilişkisi kurulamaz" demiş ayrıca, Hristiyan anıtlarının korunmasının önemine de değinerek, "Bu anıtlar, özellikle komşu ülkede, herkes tarafından saygı görmelidir" diyerek sözlerini tamamlamıştır.
- Aşırı sağcı Helen Çözümü'nün lideri Kiriakos Velopoulos da yaptığı açıklamada "Bir
Pontuslu olarak, Pontusluların katledilmesini hiçbir zaman unutmadım" mesajını vermiştir.
Pontusçuluk fikri
16’ncı yüzyıl sonrası Karadeniz bölgesindeki nüfusun hareketini ve etnik dağılımını tam olarak ortaya çıkarmak mümkün değildir. Osmanlı’da, nüfus sayımı yapılmaz, bu anlamda bir kayıt tutulmaz. O dönemden bugüne kalan ve yararlanılabilecek ana kaynak, vergi gelirlerini takip etmek üzere tutulan tahrir defterleridir.
Tahrir defterlerindeki kayıtlar, millet sistemi esasına göre tutulmuştur ve toprağın mülkiyetini temel aldığı için ailelerin soy ağacını da vermektedir. Fakat bu kayıtlarda tüm Ortodoksların Rum adı altında sınıflandırılması, birçok Rum’un Müslümanlaşmış olması veya gizli Hıristiyanların da Müslüman olarak kayda geçmesi nedeniyle nüfusun etnik dağılımına tam olarak ulaşmak mümkün değildir.
Pontus teşkilatının temelinin 1904 yılında Merzifon’daki Amerikan Kolejinde atıldığı bilinmektedir. 1830'ların başında, Yunan Devleti bağımsızlığını kazanmıştı. Pontus’takiler, Yunan Devleti'nden çok uzaktaydılar ve onunla bağlantıları çok azdı. Hatta kendi aralarındaki görüşmelerde bile Yunan Devleti ile birleşmeyi ciddi şekilde ele almamışlardır. O sıralarda birçok Pontus Rum’u daha yakınlarda olan Rusya ve Gürcistan gibi Ortodoks devletlere göç etmişlerdi.
Amerikan Koleji, aslında 1860 yılında İstanbul’da açılmış olmakla birlikte misyonerlik faaliyetleri için 1884 yılında Merzifon’a taşınmıştır. I.Dünya Savaşı sırasında Trabzon, Rus kuvvetlerinin eline geçince bağımsız bir Pontus devleti fikri alevlenmiştir.
1904’te Merzifon’da açılan Amerikan Misyoner Koleji de isyanın yönetildiği yer olmuştur (Çiçek, 1999, s. 199). Karadeniz bölgesinde misyonerlik faaliyetleri aynı tarihlerde başla mış, bu tarihten sonra çok sayıda gayrimüslim okulu açılmıştır. Trabzon’da 3 Amerikan, 5 Fransız; Sivas’ta 3 Amerikan, 4 Fransız ve Kastamonu’da 2 Fransız olmak üzere 17 yabancı misyoner okulu faaliyete geçmiştir (Gülbadi, 2008, s. 202). Pontus faaliyetleri en yoğun biçimde Yunanistan tarafından desteklenmiştir (Arşiv Belgeleriyle Rum Faaliyetleri, 2009, s. 144 ). 1914 yılı öncesi Pontus ile ilgili cemiyetlerin faaliyetleri daha çok Batum merkezi ağırlıklıydı.
(Devam edecek)