SON DAKİKA
reklam
reklam

NATO’da olmalarına rağmen

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 18 Haziran 2025, Çarşamba - 11:51   Okunma Sayısı:

ABD Başkanı Trump’ın Başkanlığa ikinci kez seçilmesinden sonra AB ülkelerine karşı otorite hatta biraz da haşlayıcı bir tavır takınması, Putin’in de Ukrayna’ya savunma, silah, mühimmat ve finans desteği sağlayan AB ülkelerine nükleer silah kullanabileceğini ima etmesi AB’nin en güçlü ülkelerini tedirgin etmiştir. Baltık ülkeleri, Rus Hava Kuvvetlerinin Baltık Denizi üzerinde yaptıkları keşif faaliyetlerinden ve hava sahalarını ihlâl etmelerinden rahatsızdırlar.  AB’nin en çok etkilenen iki ülkesi ve en zengin olan İngiltere ve Almanya’dır.

     İngiltere Şimdi Avrupa’da savaşa hazırlanmaktadır. Envanterindeki nükleer denizaltıların, uçak ve füzelerin yapımına hız vermiştir.

İngiltere

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkesinin güvenliğinin NATO’nun güvenliğiyle eşdeğer olduğunu belirterek her vatandaşın ülke güvenliğinde rolü olduğunu belirtmiştir. Karşı karşıya olunan tehdidin, Soğuk Savaş dönemindekinden daha ciddi, daha öngörülemez ve daha acil olduğunu belirtmiştir. Tehditleri ise şöyle sıralamıştır:

 

***Avrupa'da yeni bir nükleer risk,

***Günlük siber saldırılar,

***İngiltere sularında ve gökyüzünde Rus tehdidinin artması,

***Rus eylemlerinin İngiltere’de halkı yoksulluğa sürüklemesi…

  

Glasgow’daki tersanede konuşan Starmer, Rusya'yı saldırganlıkla suçlayarak, Avrupa’daki savaş riskine dikkat çekerek savaşa hazır olunması gerekliliğini savunmuştur. İngiltere ise, Çin'e karşı kurulan AUKUS ittifakı kapsamında nükleer denizaltı filosunu genişleteceğini, 12 yeni denizaltının inşa edilmesi için yatırım yapılacağını açıklamıştır.

Birleşik Krallık Silahlı Kuvvetleri'nin halen 153 bin civarında aktif personeli ve 80 bin civarında yedek askeri bulunmaktadır. 2024 yılında 6 yeni savaş gemisi inşa etme kararı almış olan İngiliz hükümeti, yeni denizaltılar üretme kararıyla son 2 yılda ikinci kez donanma yatırımına yönelmiş durumdadır.

Londra'nın silahlanma planını değerlendiren Royal United Services Institute’den Malcolm Chalmers, İngiltere'nin "Eş zamanlı olarak hem jeopolitik hem de teknolojik" sorunlarla karşı karşıya olduğu uyarısını yapmış ve "Bu, bir neslin en iddialı savunma planıdır. Hem jeopolitik hem de teknolojik zorluklara hazırlık gerekiyor" diye konuşmuştur.

Deniz Kuvvetlerini nükleer savaş gemileriyle donatma yoluna girmiş olan İngiltere, silahlanma programı kapsamında taktik nükleer silah taşıyabilen savaş uçakları satın almayı da planlamaktadır.

 

Bu çalışmalarla İngiltere,

***Amerikalılara Avrupa güvenliğinde rol alma konusunda tam olarak güvenmediğini göstermek,

***ABD'den nükleer destek sağlamak,

***Moskova'yı denizaltılardan ateşlenecek nükleer bombalarla vurmayı havadan nükleer silah kullanan uçaklarla takviye etmek, şeklinde düşünmektedir.

 

Almanya

II.Dünya Savaşı’ndan sonra ABD Almanya’da asker konuşlandırdı. Bugün Almanya’da 80’in üzerinde Amerikan üssü ve ABD’ye ait 20’nin üzerinde atom bombası bulunmaktadır. Almanya’nın nükleer silah faaliyetinde bulunması anlaşmalarla önlenmiş olup Amerika’nın kontrolündedir.

Savaş yıllarında Avrupa ülkelerinin savunmasını ve insanların yaşam haklarını gasp ve tehdit eden Almanya, şimdi kendini savunma durumuna düşmüştür. ABD, Avrupa’yı nükleer şemsiyesi altına alacak mıdır? Avrupa kendini savunacak mıdır? Ellerinde nükleer silah olan İngiltere ve Fransa, Avrupa’nın korunmasına yetecek midir?

İşte bu düşüncelerle geçtiğimiz nisan ayında Almanya'da ordu savunma harcamalarında büyük bir yatırım için onay almıştır... Almanya Genelkurmay Başkanı Carsten Breuer, Rusya'nın saldırganlığının Ukrayna ile sınırlı kalmayacağını düşündüğünü ve bu yüzden kaynak artışına acil ihtiyaç duyulduğunu belirterek, "Rusya tarafından tehdit ediliyoruz. Putin tarafından tehdit ediliyoruz. Bunu savuşturmak için ne gerekiyorsa yapmak zorundayız. Mesele, hazırlanmak için ne kadar zamana ihtiyaç duyduğum değil, Putin'in bize hazırlanmak için ne kadar zaman tanıyacağıdır.” demiştir.

 

Şansölyenin düşünceleri

Avrupa'da nükleer savunmayı gündeme getiren açıklama 20 Şubat'ta kısa sürede Alman Şansölyesi olması beklenen Friedrich Merz'den geldi: "İngilizler ve Fransızlarla, yani iki Avrupa nükleer gücüyle, nükleer paylaşım veya en azından nükleer güvenliklerinin bizim için de geçerli olup olmadığı konusunda görüşmeler yapmamız gerekiyor."

    Bugüne kadar güvenlik garantileri için sadece NATO ve ABD'ye güvenen Almanya, hiçbir zaman Fransız nükleer şemsiyesinin korumasını istememiştir. Almanya'nın, İkinci Dünya Savaşı geçmişi nedeniyle nükleer silah edinmesi yasak. Merz, İngiltere ve Fransa'yla görüşme niyetinde olsa da henüz Amerikan nükleer şemsiyesinden tamamen vazgeçmek istediğine ilişkin bir sinyal vermemiştir.

 

General Breuer’in düşünceleri

***Almanya'nın asker sayısının büyük oranda arttırılması,

***Rusya'nın silahlar ve ekipmanlar için büyük harcamalar yapmasının devam etmesi,

***Rusya'nın siber saldırılardan sabotaja kadar faaliyetlerde bulunması,

***Almanya’nın düşündüklerini hızla hayata geçirmesi

Halen cephaneden askere kadar uzanan ciddi eksiklikler ve harap durumdaki kışlalar bulunmaktadır. Dolayısıyla Almanya’nın 2022’de başlattığı orduyu yeniden şekillendirme çalışmaları yeni bir ivme kazanmıştır. 2011 yılına kadar zorunlu askerlik hizmeti tekrar ele alınmıştır.

General Breuer, bölgesel belediye toplantılarına katılıyor ve dinleyicilere doğrudan şu soruyu yöneltiyormuş:

    ---Savaşa hazır mısınız?

Bir gün bir kadın ona kendisini korkuttuğunu söylemiş. General Breuer'in yanıtı ise şöyle olmuş:

    ---Sizi korkutan ben değilim, diğer adam!

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam