SON DAKİKA
reklam
reklam

Ne yapmak istiyorlar?

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 19 Haziran 2025, Perşembe - 11:47   Okunma Sayısı:

Yunan generalleri durup dururken gereksiz demeç veriyor ve siyasetin doğru giden havasını bozabiliyorlar. Zaten her iki ülke arasında yüksek olan tansiyonu her fırsatta daha da yükseltmeye yeltenen Yunanistan hep bir provokasyon peşindedir.

Bazen çoğumuzun bilmeden araştırmadan söylediği sözler başımıza dert olabildiği gibi bazı komşularımıza da konuşma cesareti verebiliyor. Örneğin; Lozan Antlaşması’nı bir zamanlar çok didiklemiştik. Bilen bilmeyen konuşmuş, Adaların Cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte kaybedildiğini söylemiştir. Biz böyle aklımıza estiği zaman Lozan’ı konuşursak Yunan durur mu?

***                     ***                   ***

 

Görev süresi dolan önceki Genelkurmay Başkanı Konstantinos Floros, Lozan Antlaşması gereğince gayri askeri statüde bulunan ancak buna rağmen yasadışı bir şekilde silahlandırılan adalardan Sakız Adası’na giderek Panagia ve Psarron mevkiindeki askeri gözetleme kulelerinin yakınında silahlı askerlerle fotoğraf çektirmişti.

Burada konuşlu askeri birimleri ve karakolları denetledikten sonra Yunan güçlerinin dakikalar içinde eyleme geçmeye hazır olduğunu, Türkiye'nin revizyonist taktikleri uyguladığını, Yunanistan'ın ise sadece kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge meselelerini çözüme kavuşturmaya odaklandığını belirtmişti.

Genelkurmay Başkanı, açıklamasını Amerikan birliklerinin tatbikat yaptığı Sakız Adası’na giderek yapmıştır. NATO üyesi bir ülkenin Genelkurmay Başkanı, NATO’nun diğer bir ülkesine karşı tehditkâr konuşma yapıyor. Yakışık almamış…

Şimdiki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dimitrios Houpis de 10’uncu Delphi Ekonomi Forumu’nda Türkiye hakkında değerlendirmelerde bulunmuş ve Akdeniz'i jeopolitik bir merkez ve ülkesinin çıkarlarının temel bir alanı olarak tarif ederek hibrit tehditlere karşı caydırıcılık için gücün hayati olduğunu vurgulamıştır. Son çatışmalardan çıkarılan derslerle hazırlanan yeni silah programına da değinen Dimitrios Houpis, buna insansız hava araçları gibi gelişmiş teknolojilerin yanı sıra hasımların teknolojik gelişmelerine karşı koyma çabalarının da dahil olduğunu anlatmıştır.

Şimdiki Genelkurmay Başkanı da katıldığı ekonomik forumda konuşuyor ve Türkiye’yi bir tehdit olarak gördüğünü vurguluyor: Bu da yakıştı mı sizce?

 

***                     ***                   ***

 

Ege’nin iki yakasındaki komşular arasında ihtilâf hiç bitmiyor. Bu ihtilâflar Ege Denizi’ndeki adalar, FIR Hattı, Güney Kıbrıs’ın her iki toplumu temsil edecek şekilde kabul edilmesi, Trakya sorunu ve şimdi de Pontus meselesi olarak karşımıza çıkıyor.

Bu anlaşmazlık sadece Yunanistan’da değil, Yunanistan dışında da sürdürülüyor. Uluslararası camiayı Türkiye konusunda yanıltmak ve yanlarına çekebilmek amacıyla sözde bilimsel toplantılar düzenleyerek, yabancı gazeteci ve bilim adamlarını, siyasileri ve uluslararası kamuoyunu bu konuda harekete geçirmeye çalışmaktadırlar.

Her iki taraf da deniz gücünü karşı tarafın kapasitesinin üzerine çıkarmak için çaba sarf ediyor. Yunan tarafına şimdi Amerikan zırhlı araçlarından verildi. Bunlar, Rusya’nın Ege’ye tamamen sarkmasına karşı hazır kuvvet olarak kullanılmak amacıyla verildiği belirtildi. Yunanistan, Amerika’nın varlığını rahatlatıcı bir vesile olarak görüyor. Tıpkı bir asır öncesinde olduğu gibi…

 Amerika, Yunanistan’a F35’lerden vereceğini ve kendi belirlediği üslerde de bu uçakları konuşlandıracağını söyleyince Yunan siyaset adamları, Türkiye’ye hava atmaya başlamışlardı. Şimdilik gerçekleşmedi.  Oysa Yunan hükümeti Yunan Hava Kuvvetlerinden bir brifing alarak daha temkinli davranabilirdi.

 

    **Yunanistan’ın kendine ait bir deniz havacılığı yoktur,

    **Türkiye, eski bir plana göre F-35 uçaklarının inmesi gereken “Anadolu” adlı dev gemiyi devreye soktu,

    **Türk Hava Kuvvetleri, Yunanlılardan (360’a karşı 270 savaş uçağı) önemli ölçüde daha büyük…

 

 Denizaltı iş birliği şu anda Almanya’nın Türkiye’ye yaptığı silah ihracatının en büyük bölümünü oluşturuyor. Bu, sık sık Türkiye’nin Suriye’ye yasa dışı uluslararası müdahalesi nedeniyle eleştirildi, Alman hükümeti bunu “Sadece denizcilik sektörü için” sağlandığını söyleyerek reddetti.

 Sonuçta Yunanistan bu kadar silahlanmayı kendisi için yapıyorsa gereksizdir. Türkiye’ye karşı yapıyorsa yetersizdir. Bu imkânlar, güç ve enerji müşterek platformlarda işbirliğine dönüştürülebilir

 

Kimseyi tehdit etmiyoruz ama gerekirse müttefiklerimizle, hatta kendi başımıza doğru olanı yapacağımızdan emin olabilirsiniz.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam