Son Yıllarda Türkiye'de Uygulanan Kamu Tasarruf Politikaları, Devlet Harcamalarını Azaltmaya Yönelik Bir Mali Disiplin Aracıdır. Bu Politikalar Sağlık Hizmetlerini De Kapsamakta ve Harcamaların Daha Kontrollü Hale Getirilmesi Hedeflenmektedir. Ancak Bu Uygulamalar, Özellikle Kronik ve Hayati Tedaviye Muhtaç Olan Hastalar Üzerinde Önemli Etkilere Yol Açabilmektedir. Bu Grupların Başında İse Diyaliz Hastaları Gelmektedir.
Diyaliz Tedavisinin Yaşamsal Önemi
Diyaliz, Böbrek Fonksiyonlarını Kaybetmiş Olan Hastalar İçin Hayati Bir Tedavi Yöntemidir. Haftada Genellikle 3 Gün Uygulanan Bu Tedavi, Hastanın Kanındaki Zararlı Maddeleri Temizlemek ve Vücuttaki Sıvı Dengesini Sağlamak İçin Gereklidir. Diyaliz, Alternatifi Olmayan Bir Tedavidir ve Süreklilik Arz Eder. Bu Nedenle Tedaviye Erişimde Yaşanabilecek En Küçük Aksama, Hastanın Sağlık Durumunu Ciddi Şekilde Tehlikeye Atabilir.
Kamu Tasarruflarının Diyaliz Hastalarına Etkileri
Seans Sayısı ve Hizmet Süresinde Dolaylı Kısıtlamalar
Her Ne Kadar SGK Tarafından Diyaliz Seanslarının Sayısında Resmî Bir Azalma Olmasa Da Özel Diyaliz Merkezlerine Yapılan Ödemelerin Sabitlenmesi Ya Da Gecikmeli Yapılması Nedeniyle Bazı Merkezler Hizmet Kalitesini Düşürmek Zorunda Kalmaktadır. Bu Durum:
Hasta Başına Ayrılan Sürenin Azalmasına,
Tedavi Cihazlarının Bakım ve Yenilenmesinin Aksamasına,
Bazı Bölgelerde Merkezlerin Kapanmasına veya Hasta Kabulünü Sınırlandırmasına Yol Açmaktadır.
Ulaşım Desteğinde Azalma
Diyaliz Hastalarının Büyük Bir Kısmı Yaşlı, Engelli Ya Da Gelir Düzeyi Düşük Bireylerden Oluşmaktadır. Bu Hastaların Diyaliz Merkezlerine Ulaşımı Çoğu Zaman SGK Tarafından Karşılanan Nakil Araçları ile Sağlanmaktaydı. Ancak Son Tasarruf Önlemleri ile Bu Hizmet Ya Tamamen Kaldırılmış Ya Da Kapsamı Daraltılmıştır. Bu da:
Kırsal Ya Da Taşra Bölgelerde Yaşayan Hastaların Tedaviye Ulaşmasını Güçleştirmektedir.
Özellikle Kış Aylarında ve Uzun Mesafeli Ulaşım Gerektiren Bölgelerde Tedavi Sürekliliğini Tehlikeye Atmaktadır.
İlaç ve Tıbbi Malzeme Erişimi
Diyaliz Hastalarının Kullanmak Zorunda Oldukları Bazı İlaçlar, Serumlar, Fosfor Bağlayıcılar, Kan Basıncı Düzenleyicileri Gibi Ürünler Geri Ödeme Listelerinden Çıkarılmış veya Ödeme Limitleri Düşürülmüştür. Bu Durum:
Hastaların Kendi Ceplerinden Harcama Yapmalarına,
Gelir Düzeyi Düşük Olanların Tedaviye Tam Olarak Uyamamalarına,
Uzun Vadede Komplikasyonların Artmasına Neden Olmaktadır.
Psikolojik ve Sosyal Etkiler
Sürekli ve Zorunlu Bir Tedaviye Bağımlı Olan Diyaliz Hastaları, Ekonomik Belirsizlikler Karşısında Kendilerini Güvensiz Hissedebilmektedir. Tasarruf Politikaları Nedeniyle Azalan Hizmet Kalitesi, Nakil Desteği Eksikliği ve Artan Ek Harcamalar Şu Sonuçlara Yol Açmaktadır:
Kaygı, Depresyon ve Umutsuzluk Gibi Psikolojik Sorunların Artması,
Tedavi Uyumsuzluğu Nedeniyle Yaşam Süresinde Azalma,
Aile Bireylerine Olan Bağımlılığın Artması ve Sosyal İzolasyonun Derinleşmesi.
Önerilen Politikalar ve Alternatif Yaklaşımlar
Diyaliz Hastaları Gibi Kronik ve Sürekli Bakım Gerektiren Grupların Tasarruf Politikalarından Korunması Gerekmektedir. Bu Amaçla:
Diyaliz Hastalarına Özel İstisnai Düzenlemeler Getirilmelidir.
Ulaşım Desteği Yeniden Genişletilmeli ve Tüm İllerde Eşit Şekilde Sunulmalıdır.
Mobil Diyaliz Üniteleri ve Evde Diyaliz Gibi Alternatif Uygulamalar Teşvik Edilmelidir.
Özel Diyaliz Merkezlerine Yönelik Geri Ödeme Politikaları, Maliyet Artışları Dikkate Alınarak Güncellenmelidir.
Hasta Hakları ve Yaşam Kalitesini Korumaya Yönelik Sivil Toplum Katılımı Güçlendirilmelidir.
Sonuç
Türkiye'de Uygulanan Kamu Tasarruf Politikaları, Makroekonomik Açıdan Gerekli Görülebilir. Ancak Diyaliz Hastaları Gibi Hayati Tedaviye Muhtaç Gruplar Açısından Bu Uygulamalar, Telafisi Mümkün Olmayan Sağlık Sorunlarına ve Sosyal Mağduriyetlere Neden Olabilmektedir. Bu Nedenle, Sağlıkta Tasarruf Uygulamalarının "Genel Kesintiler" Yerine, Risk Temelli, Sosyal Eşitlik Gözeten ve İnsan Onurunu Korumaya Yönelik Esnek Modellerle Yürütülmesi Gerekmektedir.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
zozcivan@hotmail.com