SON DAKİKA
reklam
reklam

Zihnimden geçenler

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 18 Temmuz 2025, Cuma - 11:19   Okunma Sayısı:

Vahşeti düşünerek yürürken…

    İnsanları görüyorum, sabahın köründe yollara düşen... Duraklar tıklım tıklım. Hele kadınlarımız. Eşinden ayrılmış, çocuklarının nafakasını doğrultmak için çırpınan, hasta anasına bakmaya çalışan, okul masrafını çıkarmaya çalışan, evinin giderlerini karşılamaya çalışan o vefakâr kadınlarımız...

    Kolunu tutunma halkasına geçirmek suretiyle ayakta uyuyabilmeyi kolaylaştıran ve otobüsün hareketine göre öne yıkılan arkaya kaykılan insanlar. Yaşlı veya hanımlara yer vermemek için uyuklamayı seçenler, hapşırdığı zaman eline silip demirlerden tutunanlar...

 

***                            ***                         ***

Tv görüntüleri

    Bir restoranın önünden geçiyorum. Ekranda Kapıkulu’de yığılan vatandaşlarımızla ilgili görüntülere yer veriliyor… Hepsi dertli. Kimisi gümrükten, kimisi vergilerden, kimisi memurların davranışlarından şikâyetçi…

    Avrupa’daki Türkler, 1960’lardan itibaren ekmek parası arayışına giren vatandaşlarımızdır. Büyük göçlerle yollara düşmüşlerdir. Bireysel polisiye olayların dışında hiçbir zaman toplumsal ve siyasi nitelikli bir olayın yaratıcısı olmamışlardır.

    1992 Mölln ve 1993 Solingen facialarına rağmen tahrike kapılmamış, üzerlerinde hep Anadolu’nun mahzunluğunu taşımışlardır. Bulundukları ülkenin yasalarına ve hukukuna bağlı kalan insanımız, her zaman hasret çeken taraf olmuş, anavatanlarına gelişlerinde gümrük kapılarında sıkıntı yaşayan çilekeşler olmuşlardır.

    Özellikle gıda sektöründe ticaretle uğraşan çoğu kimse isim yapmış, Alman devletinin ekonomisine katkıda bulunmuş ve bulunmaya da devam etmektedir. Sadece Almanya değil Avrupa’nın birçok yerindeki Türklerin aralarında yeterli bir örgütlenme söz konusu değildir. STK’lar, Almanya’daki Türklerin haklarını koruyacak yeterli çıkışları yapamamaktadırlar.

    Türkiye’de bazı illegal gruplar sermaye odakları, medya ve dış mihraklarla bağlantılı çalışmalar yapmışlardır. Bu yüzden Türkiye’nin tanıtımı ve içinde bulunduğu durumun anlatılması yeteri kadar ve doğru şekilde yapılmamıştır.

    Almanya’daki ırkçılar nasıl ki Türklere gaddarca davranıyorsa bizdeki meczuplar ve millî hislerden yoksun olanlar da kadınlara ve Atatürk heykellerine saldırıyorlar. Bu saldırılara her gün veya gün aşırı bir yenisi ekleniyor.

 

Büyük Taarruz 

…Afyon-Şuhut’ta atlı birliklerimiz, temsilî “Büyük Taarruz” ile ilgili gösterilere katılmıştı. Atatürk evindeki törenden sonra mehter takımı eşliğinde atlı birlikler Şuhut stadına yürüyüş yapmıştı. Program, Büyük Taarruz’un başladığı saat olan 23.55’de Şuhut-Çakırözü köyünden Kocatepe’ye yürüyüşle devam etmiştir. Program sabah gün ışıyıncaya kadar Kocatepe’de devam etmiştir.

    Ülkemizin dört bir yanından gelen vatandaşlarımızla birlikte gerçekleştirilen temsili “Zafer Yürüyüşü” farklı bir konuma bürünmüştür.

Yaklaşık 10 yıldan beri de Tünaydın gazetesinde köşe yazıları yazıyorum. Yazılarımda millî hislerin yüceltilmesine çok önem veriyorum. Bu olay beni derinden etkilemiştir.   Düzenleyenlere şükranlarımı sunar, çalışmada görev alan tüm ilgilileri tebrik ederim. Şehit ailelerinin bu törenlere davet edilmesini de teklif ediyorum.

    Milli hislerin yüceltildiği bu günlerde geçmişte meczuplar ortaya çıkıyor, Atatürk heykellerine saldırılar düzenliyorlardı. Basına yansıyan ifadelerinde abuk sabuk savunma sözlerine rastlıyorduk. Şimdilik pek cesaret edemiyorlar. Bir teşekkürü de meczuplara anında müdahale ederek adalete teslim eden cesur polislerimize ve kadın düşmanlarına etkili cezalar veren hâkim ve savcılarımıza sunmak istiyorum. Var olun!

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam