SON DAKİKA
reklam
reklam

Fransa’nın sinsi hesapları

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 22 Temmuz 2025, Salı - 11:06   Okunma Sayısı:

 

I.Dünya Savaşı

Fransa, I. Dünya Savaşı’nda Çanakkale cephesinde ve Anadolu’nun güneyinde tutunamamıştı. İstiklâl Savaşı yıllarımızda Akdeniz bölgemize daha doğrusu Kilikya bölgesine yerleşen Fransızlar, buradaki Ermenileri Fransız çıkarları doğrultusunda kullanmışlar ve çekildikleri zaman da onları Fransa’ya götürmüşlerdir.

Bölgenin Fransız idaresindeki varlığı, Suriye Federasyonu (1922-25), Suriye Devleti (1925-30) ve Suriye Cumhuriyeti  (1930-1958) manda idaresi olarak yürütülmüştür. Bu arada büyük Lübnan Devleti, ve Cebel Dürzî gibi daha küçük devletler de kuruldu. Hatay Devleti, 1939'da halk oylaması sonucu Türkiye’ye katıldı. Suriye ve Lübnan üzerindeki Fransız mandası 1943 yılına kadar sürdü. Sonuçta Fransız birlikleri 1946'da Suriye ve Lübnan'ı terk etti.

 

II. Dünya Savaşı 

II. Dünya Savaşı’nda karşımızda onuru kırılmış bir Fransa görüyoruz. Savaşın Fransa ile ilgili ilk ayağında Luftwaffe (Alman Hava Kuvvetleri) 29 Mayıs 1940’ta yoğun hava akınlarını başlatır. İngilizler, Alman topçusunun ateşlerine ve panzerlerine karşı cesaretle savaşırlar. 2 Haziran 1940 gecesi İngilizler kıtadan ayrılınca Fransa’nın kuzey kıyılarındaki Fransız birlikleri 4 Haziran 1940 günü teslim olur.

Dunkerque tahliyesi sonunda 225 bin İngiliz ve Kanadalı askerle 120 bin Fransız askeri toplam 345 bin asker, ölümden kurtarılmıştır. Bu sayı müttefik askerlerinin yüzde 80'i kadardır. Burada ilginç olan tahliye edilenlerin çoğunun İngiliz askeri olmasıdır. İngilizlerin kendilerine ihanet edip kaçtığını düşünen esir Fransız askerleri İngiliz askerlerine saldırmıştır Almanlar kavgaları önlemek için Fransız ve İngiliz esirleri farklı yerlere nakletmiştir.[2] Yüze yakın tank ve bine yakın top da Dunkerque kumsallarında ya harap olmuştur ya da Almanlara terk edilmiştir. Almanlar 14 Haziran 1940’ta Almanlar Paris’e girmişlerdir. 

Fransızlar 22 Haziran'da Almanya'nın koşullarını kabul ederek teslim olurlar ve ateşkes 25 Haziran günü 01:35'te yürürlüğe girer. Teslim şartlarına göre,

 

**Kuzey Fransa ve Manş Denizi kıyılarını oluşturan topraklar Almanya'ya bırakılacak,

**Geri kalan güney toprakları işgal edilmeyecek (Bu Fransa topraklarının yaklaşık olarak %60’ıdır.) 

**Silahlı kuvvetler dağıtılacak ve silahları Almanlara teslim edilecek, 

**Deniz kuvvetleri silahtan arındırılarak Almanya ve İtalya'nın gözetiminde tutulacak, ancak her iki ülke de bu silahları herhangi bir çatışmada kullanmayacaktır.

 

Körfez harekâtında

    Fransa, Amerika’nın kontrol ve himayesinde Körfez Harekâtı’na katılmış, muharebe zayiatından fazla idari zayiat vermiştir. 

Irak’ın istilâsı nedeniyle Ocak 1997’den itibaren adı “Keşif Güç” ya da “Kuzeyden Keşif Harekâtı” olarak değiştirilen ve önceki dönemlerde olduğu gibi altı aylık dönemler halinde görev süresi uzatılan ‘çekiç güç’e asker veren ülkeler arasında Türkiye, Fransa, İngiltere ve ABD vardı. Çekiç Güç’deki uçaklar sık sık bölge üzerinde eğitim uçuşları icra etmektedir. 

    1998 Aralığında “Çöl Tilkisi Operasyonu”na tepki gösteren Fransa, keşif güç içindeki askerleri geri çekmiştir.

 

Çin-ABD çekişmesi

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 23 Temmuz 2023 tarihinden itibaren Papua Yeni Gine, Vanuatu ve Yeni Kaledonya’ya düzenlediği gezi, Paris’in bölgedeki çıkarlarını koruma ve ilerletme amacını taşımaktadır. Fransa, özellikle ABD ve Çin arasındaki rekabetin kızıştığı bu bölgede kendi sesini duyurmaya çalışmıştır.

Yine ABD’nin himayesinde adım atmaya çalışan Fransa, diğer üç devletin Avustralya, İngiltere ve ABD’nin arasındaki güvenlik paktı olan AUKUS’a girerek, istihbarat paylaşımından istifade etmek ve Avustralya'ya nükleer teknolojiye dayalı denizaltı satmak için anlaşma yapmıştı. 

İngiltere ve ABD'nin Avustralya’yı kendi taraflarına çekerek Fransız denizaltısı almasına imkân vermemiştir. Fransa buradan da nasiplenememiştir.

 

Sonuç

Son olarak Pakistan-Hindistan çatışmasında Fransız yapımı RAFALE uçaklarının etkisiz kaldığı da görülmüştür. Herhalde bu kadar açıklama Fransa’yı anlatmaya yetmiştir. Macron, birilerinin koltuk altına girip iş yapmaya kalkışmak veya büyük lâflar ederek strateji üretmek yerine biraz daha aklı başında hareket etmeyi tercih etmelidir.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam