SON DAKİKA
reklam
reklam

"Güvensizlik: Sessizce Bizi Yiyip Biten Bir Zehir"

Köşe Yazarı: FATİH ŞENER   Eklenme Tarihi: 27 Temmuz 2025, Pazar - 11:36   Okunma Sayısı:

Güvensizlik, çoğu zaman bir kavga ya da olayla başlamaz. Ufak bir açısı, cevapsız bir mesaj, yarım kalan bir söz… Hepsi birikir içimizde. Sonra içimizi kemiren bir kurta dönüşür; her ilişkiye, her söze, her tebessüme şüpheyle yaklaşırız. 

Peki bu güvensizlik duygusu nereden gelir? İnsan en çok sevdiğine mi güvenemez? Yoksa geçmişte kırıldığımız yerlerden mi şimdiki insanları yargılarız?

Güvensizlik, sadece insanlar arasında yaşanmaz. Sisteme, geleceğe, yaşadığımız topluma karşı da güvensizlik hissederiz. "Bu ülkede bir şey değişmez" deriz. "Kimse kimseye sahip çıkmaz" deriz. Umut etmek bile lüks gelir bazen.

Ama şunu unutmamak gerekir: Güvensizlik bulaşıcıdır. Karşımızdaki insanın gözlerindeki samimiyeti göremediğimizde, biz de samimiyeti unuturuz. Hep bir adım geride durur, hayatı seyirci gibi yaşarız.

Belki de güvenmeye yeniden cesaret etmeliyiz. Herkes değil, ama bir kişi. Her şey değil, ama bir hayal… Güven kırıldığında onarmak zordur, ama imkânsız değildir. Çünkü güven varsa, insan vardır. Umut vardır.

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam