Trafik kuralı
İngiltere’de ehliyet aldıktan sonra iki yıl içinde altı ceza puanı alan gençlerin ehliyetine el
konacak şeklinde bir ceza uygulamasına geçilecekmiş. Yapılan araştırmada yeni ehliyet alan
gençlerin büyük çoğunluğunun bu süre içinde kaza yaptığı ortaya çıkarılmış. Şimdi de
gençlerin gece araç kullanmalarına yasak getirilecekmiş.
Kıbrıs’tan bir anı
Kıbrıs’ta görev yaptığım 1982-1984 yıllarında Girne girişinde bir trafik levhasının bazı yanlış
anlamalara yol açtığı ve kazaya neden olabileceği kaygısıyla Girne Emniyet Müdürlüğüne
bildirimde bulunmuştum. Talebimi aldılar. Ertesi günü baktığım levhaya bir işlem veya
değişiklik yapılmaması üzerine yeniden Emniyet Müdürlüğüne gitmiştim. Bana;
1. Konunun ele alındığını,
2. Emniyet Müdürlüğünden, Bakanlıktan, Merkez Komutanlığından, Karayollarından ve
Belediyeden birer temsilcinin katıldığı bir toplantı yapıldığını ve bu heyetin yerinde inceleme
ve uygulamayı yaptıktan sonra rapor yazacağını, ilgili merci tarafından da karar alınacağını
söylemişlerdi.
Toplantılar
Bizde yapılan “havanda su dövmeli toplantılar” aklıma gelmiş ve bundan sonuç alınmaz
demiştim. Oysa Kıbrıs yıllarca İngiliz kurallarıyla yönetilmişti. Polisin üniforması, trafik
akışının sağdan olması gibi uygulamalar halen geçerliydi. Benim basit gördüğüm konu ne
kadar ciddiye alınmıştı. Koca bir heyet toplanmış, fayda ve mahzurlarını tek tek ele alarak
uygulamalı şekilde konuyu incelemiş ve üç gün sonra levha benim dediğim yere dikilmişti...
Sözü tekrar İngiltere’deki trafik olayına getirirsek; yeni hazırlanan yasa taslağı daha önce de
ele alınmış ama eğitim ve istihdamı önleyeceği için vaz geçilmiş. Bir konu ancak bu kadar
ciddi şekilde ele alınabilir ve kabul ya da reddedilir.
Atinalı hatibin toplantısı
Yunan Hatip Demostenes, bir gün Atina’daki toplantıda konuşmak için kürsüye çıkmış. Halk,
kendi arasında konuşuyor, gürültüyü kesmiyormuş. Bunun üzerine Demostenes halka hitaben,
---Size yalnızca iki cümlecik söyleyeceğim. Sözünü tamamlar tamamlamaz bir fıkra
anlatmaya başlamış.
---Vaktiyle bir Atinalı gitmek istediği yer için eşek kiralamış. Eşeğini kiraya veren adam da
aynı yere gideceği için beraberce yola koyulmuşlar. Tam yarı yola geldiklerinde havanın ısısı
artmış, sıcak basmış. Dinlenmek için mola vermek zorunda kalmışlar. Fakat ortalıkta hiç
gölgelik yer yokmuş. Eşeğin asıl sahibi hemen eşeğin gölgesine sığınmış. Bunu gören öteki
adam hiddetlenmiş,
---Oraya oturmak benim hakkım, demiş.
---Niçin?
---Çünkü eşeğini kiraladım ben!
---Ama ben eşeğin gölgesini kiraya vermedim ki! Derken aralarında muazzam bir kavga
çıkmış. Demostenes, sözün burasına gelince, hemen kürsüden inmiş. Halkın,
---Sonra ne olmuş, anlatsana? diye bağırması üzerine, tekrar kürsüye çıkmış ve,
---Ey ahali sizin iyiliğiniz için bir lâf edeyim dedim, dinlemediniz. Ama bir eşeğin gölgesini
nasıl da merak ediyorsunuz, demiş.
Onun bu sözleri orada bulunanları fena halde utandırmış ve bu sayede Demostenes, kendisini
dikkatle dinlemek zorunda kalanlara güzel bir konuşma yapmış olmuştur.