İlk çeyrekteki hız ikinci çeyrekte sert şekilde yavaşladı; Avrupa'nın motoru Almanya tökezliyor, güneyin yıldızı İspanya ise umut veriyor
Avrupa ekonomisi 2025’e hızlı bir giriş yapmıştı. Ancak yılın ikinci çeyreğinde gelen veriler, bu iyimser havanın kısa sürdüğünü ve toparlanmanın kalıcı olmadığını gösterdi. Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) açıkladığı öncü verilere göre, Euro Bölgesi ekonomisi ikinci çeyrekte sadece yüzde 0,1 büyüdü. Bu oran, ilk çeyrekteki yüzde 0,6’lık hızlı büyümenin oldukça gerisinde. Avrupa Birliği (AB) genelinde de durum benzer: İlk çeyrekte yüzde 0,5 olan büyüme ikinci çeyrekte yüzde 0,2’de kaldı.
Yıllık bazda da tablo güçlü değil. Euro Bölgesi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,4; AB ise yüzde 1,5 büyüdü. Bu oranlar, pandemi sonrası toparlanmanın geride kaldığını ve Avrupa’nın yeniden “düşük büyüme tuzağına girdiği yönündeki endişeleri artırdı.
Oxford Economist’ten kıdemli ekonomist Riccardo Marcelli Fabiani, “İlk çeyrekteki yüksek büyüme kısmen istisnaiydi. İkinci çeyrek, Avrupa’nın aslında hâlen zayıf bir temele sahip olduğunu gösterdi. Almanya ve İtalya gibi büyük ekonomilerin negatif performansı, genel resmi aşağı çekiyor” diyor.
Almanya: Avrupa’nın motoru yavaşladı
Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya’da ikinci çeyrekte GSYH yüzde 0,1 oranında küçüldü. Böylece ülke, 2024 ortalarından bu yana ilk kez tekrar daralma bölgesine girmiş oldu. Uzmanlara göre bu düşüş, özellikle sanayi ve inşaat yatırımlarındaki zayıflıktan kaynaklanıyor. Hane halkı ve kamu harcamaları bir miktar destek verse de bu yeterli olmadı.
Almanya, uzun yıllardır “Avrupa’nın lokomotifi” olarak biliniyor. Ancak küresel ticaretteki belirsizlikler, yüksek enerji maliyetleri, Çin’e bağımlı sanayinin yavaşlaması ve iç talebin güçsüz kalması, ülkeyi kırılgan bir konuma getirdi. Uzmanlar, Almanya’nın büyüme modelini gözden geçirmesi gerektiğini, aksi halde yapısal yavaşlamanın kalıcı hale gelebileceğini vurguluyor.
İtalya: Beklentileri boşa çıkaran küçülme
Euro Bölgesi’nin üçüncü büyük ekonomisi İtalya’da da tablo iç açıcı değil. İkinci çeyrekte ekonomi yüzde 0,1 küçüldü. Bu, 2023’ün ikinci çeyreğinden bu yana görülen ilk daralma oldu. Üstelik piyasa beklentisi, yüzde 0,2 büyüme yönündeydi.
Daralmanın başlıca sebepleri; iç talepteki zayıflama ve sanayi üretiminin ivme kaybetmesi. İtalya’nın uzun süredir çözüm bekleyen yüksek kamu borcu ve düşük verimlilik sorunları da tabloyu ağırlaştırıyor. Uzmanlara göre, ekonomik canlanma için yapısal reformların hayata geçirilmesi şart.
İspanya ve Portekiz: Güneyin yıldızları
Avrupa genelindeki zayıf tabloya rağmen İspanya ve Portekiz ekonomileri pozitif sürpriz yaptı. İspanya, ikinci çeyrekte yüzde 0,7 büyüyerek Euro Bölgesi’nde lider oldu. Bu başarıda, güçlü iç tüketim, yatırımlardaki toparlanma ve ihracattaki artış belirleyici oldu.
Portekiz’de de ekonomi yüzde 0,6 büyüyerek beklentilerin üzerinde performans gösterdi. Estonya’da ise yüzde 0,5’lik büyüme dikkat çekti.
Oxford Economist’ten Fabiani, “İspanya ve Portekiz, daha esnek ve çeşitlenmiş ekonomileri sayesinde zor bir küresel ortamda bile büyüme üretebiliyor. Bu, bölge için umut verici” diyor.
Fransa: Stok etkisiyle gelen büyüme
Fransa ekonomisi de ikinci çeyrekte yüzde 0,3 büyüdü. Bu, yaklaşık bir yılın en iyi çeyreklik performansı. Ancak detaylara bakıldığında, büyümenin büyük ölçüde şirketlerin stok artışından kaynaklandığı görülüyor. Oxford Economics, stok etkisinin geçici olduğunu ve hem iç talebin hem de net ihracatın aslında büyümeyi desteklemediğini belirtiyor.
Piyasalarda temkinli iyimserlik
Ekonomik verilerin açıklanmasının ardından Avrupa borsalarında sert bir tepki görülmedi. Euro, Şubat 2023’ten bu yana yaşadığı en kötü iki günlük düşüşün ardından toparlanarak 1,1550 dolarda dengelendi.
EURO STOXX 50 endeksi yüzde 0,1 yükselirken, EURO STOXX 600 genel olarak yatay seyretti. Almanya’nın DAX endeksi 24.200 puanda kalarak tüm zamanların zirvesine çok yakın bir seviyede tutundu. İtalya'nın FTSE MIB endeksi ise yüzde 0,3 artışla 41.350 puana çıkarak Temmuz 2007’den bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Şirketlerde dikkat çeken farklar
Çeyreklik sonuçlarını açıklayan şirketlerde de dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Çin’den gelen talep Danone hisselerinin yüzde 6,7, L'Oréal hisselerinin ise yüzde 4 yükselmesini sağladı. Nokia da yüzde 5,4 artış kaydetti.
Buna karşılık Adidas, beklentilerin altında kalan gelir ve kâr uyarısıyla yüzde 6’dan fazla değer kaybetti. Mercedes-Benz Group da kârının yarıya düştüğünü açıklayınca hisselerinde yüzde 1’lik bir düşüş yaşandı.
Bu tablo, küresel ekonomide talebin yönünün şirket performansları üzerindeki etkisini de net biçimde gösteriyor.
Büyük resim: Euro Bölgesi’nin büyüme sorunu kronik mi?
Son veriler, Euro Bölgesi’nde toparlanmanın hâlen kırılgan olduğunu ve birkaç ülkenin sürüklediği bir tabloya dayandığını gösteriyor. Almanya ve İtalya gibi büyük ekonomiler negatif bölgede kalırken; İspanya ve Portekiz gibi nispeten küçük ülkelerin pozitif ayrışması, toplam büyümeyi kurtarmaya yetmiyor.
Uzmanlar, ilk çeyrekteki hızlı büyümenin geçici etkilerle sağlandığını; ikinci çeyrekteki yavaşlamanın ise gerçek ekonomik dinamikleri daha iyi yansıttığını söylüyor. Euro Bölgesi’nin karşı karşıya olduğu riskler arasında; yüksek enflasyon sonrası talepteki durgunluk, sanayi üretimindeki zayıflama, küresel ticaretteki belirsizlikler ve yatırım iştahındaki düşüş öne çıkıyor.
Almanya ve İtalya gibi ülkelerdeki yapısal reform ihtiyacı da sıkça vurgulanıyor. Avrupa ekonomisinin uzun vadede yeniden güçlü bir büyüme patikasına dönmesi, sadece kısa vadeli canlanmalarla değil, derin ve cesur reformlarla mümkün görünüyor.
Son söz
Avrupa ekonomisinin “motor” ülkeleri olan Almanya ve İtalya’da yaşanan küçülme, Euro Bölgesi’nin genel temposunu ciddi biçimde düşürüyor. Güneyin yıldızları İspanya ve Portekiz ise pozitif sürprizlerle bölgeye moral veriyor. Ancak uzmanlar, kalıcı ve dengeli bir büyüme için daha çok yol olduğunu; yapısal reformların kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.
2025’in geri kalanında asıl soru; Euro Bölgesi’nin yeniden ivme kazanıp kazanamayacağı ve “büyümenin lokomotifi” sayılan ülkelerin toparlanıp toparlanamayacağı olacak.