SON DAKİKA
reklam
reklam

Bir değerlendirme -I-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 10 Ağustos 2025, Pazar - 11:15   Okunma Sayısı:

 

Osmanlı ülkesinin sınırları

    Osmanlı İmparatorluğu, petrolle II. Murat döneminde tanışmış, oğlu Fatih ise sınırları genişleterek yelpazeye çeşitli madenlerin çıkarıldığı toprakları katmıştır. Yavuz Sultan Selim, Çaldıran Zaferi sonucunda Irak’ın kuzeyindeki petrol sahalarını el geçirmiş, Kanuni döneminde (1520-1566) imparatorluk, Afrika’nın kuzey sahilleri dahil Viyana’dan Basra Körfezi’ne kadar geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. II. Murat Kafkasya’yı da ele geçirince bugünkü petrol çıkarılan tüm sahalar Osmanlı İmparatorluğu’nun eline geçmiştir.

    Ömrünü av sahalarında geçiren IV. Mehmet 1687’de tahttan ayrılmıştır.  Osmanlı yönetimi ciddi anlamda ilk defa II. Mahmut zamanında (1808-1839) petrol (neft) ile ilgilenmeye başlamıştır. 

 

Osmanlı Devleti’nin yaşadığı durumlar

    Avrupalı devletlerin Osmanlı ticari hayatında önemli yer işgal etmiş, Fransa 1535 yılından beri büyük oranda kapitülasyonlardan faydalanmıştır.

    Yeniçeri ocağı kaldırılması II. Mahmut zamanında gerçekleşmiştir. 1829’da Ruslarla yapılan savaş Osmanlı Devleti aleyhine ve ağır bir yenilgiyle sonuçlanmıştır. Altın sürekli değer kaybettiğinden ekonomi zor bir durum içindedir.

 

ABD’nin girişimleri

    Böylesi bir dönemde bağımsızlığını kazanmış (1776) olan ABD, Osmanlı Devleti ile ticaret antlaşması yapmanın yollarını arar. İlk önemli adım, 14 Nisan 1820 yılında Luther Bradish için bir pasaport çıkartılması ve İstanbul’a yollanmasıyla atılır. Böylelikle Amerika ile Osmanlı Devleti arasında diplomasi trafiği başlamış olur. 

    Bradish’in ilk tespiti, böyle bir ticaret antlaşmasının imzalanması için en iyi yolun, arabulucu ülkeye gerek olmadan Babıali ile direkt iletişim kurmak şeklinde olmuştur. Avrupa ülkeleri Babıali ve Amerika Birleşik Devletleri arasında imzalanacak bir ticari antlaşmaya karşı çıkmaktadırlar. 

    Hatta Avrupalı bir devlet böyle bir antlaşma yapıldığı takdirde Babıali’ye savaş açacağını bildirmiştir. Ticaret antlaşmasının yapılabilmesi için ikinci adım 2 Nisan 1823 tarihinde, George Bethune English tarafından atılır. English, Osmanlı Kaptan Paşası ile görüşme olanağı bulur. Kaptan Paşa, Avrupa devletlerinin görüşmelere müdahale etmelerinden çekinmektedir. Bu nedenle, görüşme sırasında English’e, ABD hükümetinin gizlice bir filo kaptanını görevlendirmesini ve kendisiyle Ege Denizinde buluşmasını önerir. Birleşik Devletler hükümeti bu öneriyi kabul eder. 

 

Israrlı tutumlar

7 Şubat 1825 tarihinde Amiral Rodgers kumandasındaki North Caroline gemisi yola çıkar. Bu yetkinin ardından Amiral Rodgers, yanında İzmir’deki Amerikan konsolosu David Offley ve George Bethune English olduğu halde Kaptan Paşa ile görüşse de yine bir antlaşma sağlanamaz. 1828 yılına kadar görevliler arasında yeni bir müzakere olmaz. 

21 Temmuz 1828’de ABD hükümeti, Akdeniz filo kaptanı William M. Crane ve İzmir Amerikan ticari konsolosu David Offley’i bir ticaret antlaşması oluşturmak ve imzalamakla tam yetkili olarak görevlendirir. Osmanlı Devleti, 1829 yılında İngiltere, Fransa ve Rusya ile olan görüşmeleri nedeniyle, ticaret anlaşmalarıyla ile ilgili müzakereleri askıya alır. 

(Devam edecek)

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam