TÜRKİYE’DE ET İTHALATI
Giriş: Artan İhtiyat, Derinleşen Sorun
Son yıllarda Türkiye, kırmızı et üretimindeki gerileme ile tüketim arasındaki dengesizlik nedeniyle ciddi bir ithalat baskısıyla karşı karşıya. Özellikle 2024 ve 2025 verileri, et politikalarının yeniden şekillendirilmesini zorunlu kılıyor. Bu makalede, ithalatın miktarı, finansal etkisi, kaynak ülkeleri ve üreticiye yansımaları ayrıntılarıyla inceleniyor.
1. Üretimden Tüketime: Kırmızı Et Krizi
A. Kırmızı et üretiminde sert düşüş
TÜİK tarafından açıklanan 2024 kırmızı et üretim istatistiğine göre, Türkiye'nin toplam kırmızı et üretimi 2023’te 2.384.047 ton iken, 2024 yılında %11,7’lik bir düşüşle 2.105.895 tona geriledi
Bu düşüşte sığır eti-%11,2, koyun eti-%10,5, keçi eti-%22,8 ve manda eti-%10,4 oranlarında azaldı
B. Talep artışı ve ithalat baskısı
İç tüketimin yüksek seyretmesi, et fiyatlarının yükselmesi, halkın proteine ulaşamadığı bir ortam oluşturdu. İthal et miktarındaki artış ve iç tüketimin gerilmesi, fiyatların düşmesini engelleyen ana faktörler arasında
Ayrıca, canlı hayvan ve karkas et ithalatı ile piyasa dengelenmeye çalışılsa da ithalat maliyeti yerli üreticiye zarar verecek boyutlara ulaşabiliyor
2. 2024 ve 2025 Verileri: İthalatın Rekor Yılı
A. 2024 yılında AB’den 82 bin ton et ithalatı
Eurostat’a göre Türkiye, 2024’te Avrupa Birliği ülkelerinden 82.000 ton kırmızı et ithal etti ve bunun karşılığında 428 milyon Euro ödeme yaptı. İthal edilen etin yaklaşık 72 bin tonu taze/soğutulmuş, 9.800 tonu dondurulmuş etti
Bu miktarın yarısından fazlası Polonya’dan geldi; yaklaşık 47.600 ton, yaklaşık 267 milyon Euro değerinde ithalat Polonya kaynaklı
B. 2025 ilk 6 ay: Canlı hayvan ve et ithalatı rekor kırıyor
2025 yılı içinde Et ve Süt Kurumu’nun planı doğrultusunda 520 bin baş canlı hayvan ithalatı hedeflenmiş durumda. Bu hedefin yalnızca ilk altı ayında 2024’ün tamamındaki 733,8 milyon dolarlık ithalat seviyesinin aşılması, durumu çarpıcı şekilde ortaya koyuyor
TÜİK verilerine göre 2024’te toplamda 140.852 ton sığır ve 3.150 ton koyun eti ithal edilirken, 2025’in Ocak–Haziran döneminde 146.284 ton sığır eti ithalatı gerçekleştirilmiş. Yani altı ayda, bir önceki yılın tamamı geçilmiş durumda
3. İthalat Kaynakları ve Kurumsal Aktörler
A. Tedarik ülkeleri: Güney Amerika ve Avrupa
Brezilya ve Uruguay, sığır besilik hayvan ithalatında başlıca kaynaklar. Ayrıca franch images Polonya, İtalya, Fransa, Bosna-Hersek gibi Avrupa ülkelerinden karkas ve soğutulmuş et ithalatları söz konusu
2024 itibarıyla damızlık sığır ithalatı artarken, damızlık olmayan (besilik) hayvan ithalatı azalmış ve karkas et ithalatı ise Et-Süt-Kurum düzenlemesiyle yapılmış.
B. Et ve Süt Kurumu’nun rolü
Et ve Süt Kurumu, canlı hayvan ve karkas et ithalatını piyasa dengeleme aracı olarak kullanıyor. Kasaplık hayvanları üreticilere dağıtarak hem arzı artırıyor hem uygun fiyatla et sunmayı hedefliyor
Ancak ithalat sırasında ortaya çıkan sağlık sorunları da mevcut; örneğin Ukrayna’dan gelen etlerde Salmonella tespit edilip parti imha edilerek güvenlik önlemeleri alınmış
4. Et İthalatının Ekonomik ve Sosyal Etkileri
A. Yerli üreticiye etkisi: Destekten ziyade tehdit
Bir araştırmaya göre, et ithalatındaki %1’lik artış, sığır yetiştiricilerinin ekonomik refah endeksi olan NİTOT’ta uzun vadede 0,2833 puan kadar düşüş yaratıyor
Ayrıca, enflasyon yükseldikçe bu etkileşim artıyor. CPI arttıkça üretici refahı (%0,7264 oranında düşüyor), destek endeksi ASDI ise destek olarak refahı bir ölçüde artırıyor
B. Tüketiciye yansıyan durum: Fiyatlar hâlen yüksek
İthalata rağmen kırmızı et fiyatlarının gerilememesi, ithalatın sürdürülebilir bir çözüm olmadığını gösteriyor. Çünkü ithalat maliyeti doğrudan tüketiciye yansıtılıyor ve fiyat istikrar sağlanamıyor
C. Enflasyon ve gıda politikaları
Türkiye’de gıda fiyatlarının tüketici fiyat endeksinde önemli bir yer tuttuğu biliniyor. Yüksek enflasyon, ithalat ihtiyacını artırırken, destek politikaları yetersiz kalabiliyor. NİTOT ve ASDI gibi ölçütlerde kamu desteklerinin etkisi vurgulanıyor
5. Gelecek Perspektifi: İthalat mı, Yerli Üretim mi?
A. 2025 hedefleri ve beklentiler
2025 yılı için öngörülen 520 bin baş canlı hayvan ithalatı, piyasa regülasyonu adına önemli görülse de ithalatın sürdürülebilir olmadığını düşünen kesimler var
Yerli üretimin artırılması ve alternatif protein kaynaklarının desteklenmesi, uzun vadede daha kalıcı çözümler olarak öne çıkıyor.
B. Politika önerileri
Öncelikle yem maliyetlerinin düşürülmesi, yem hammaddesi ithalatına bağımlılığın azaltılması önem kazanıyor. Özellikle mısır ve soya ithalatı yerine yerli üretim teşvik edilmeli
Hayvancılık desteklerinin (ASDI) artırılması, üreticiye eğitim ve altyapı desteği verilmesi, küçük aile işletmelerinin korunması gerekiyor.
Ayrıca Et ve Süt Kurumu ithalat stratejileri, bölgesel planlama, hijyen denetimi ve tüketici bilgilendirmesiyle şeffaflaştırılmalı.
Sonuç: Gölgede Kalmasın
Türkiye’nin kırmızı et ithalatı, arz eksikliği, fiyat istikrarsızlığı ve üretici refahı sorunlarıyla iç içe geçmiş durumda. İthalat kısa vadede ihtiyaçları karşılayabilir, ancak uzun vadede yerli üretimin zayıflatılması, çiftçi gelirlerinin gerilemesi ve tüketici fiyatlarının düşmemesi gibi ciddi yan etkilere yol açıyor.
Türkiye’yi güçlü bir et üreticisi konumuna taşıyacak model; yemden hayvancılık desteğine, sağlıktan planlamaya kadar bütüncül bir dönüşümü gerektiriyor. İthalata dayalı geçici çözümler yerine, kalıcı üretim odaklı stratejiyle hem üretici hem tüketici kazanmalı.
2024 kırmızı et üretimi 2.105.895 ton (%11,7 düşüş)
2024 AB’den kırmızı et ithalatı 82.000 ton, 428 milyon Euro
2025 ilk 6 ay canlı hayvan ithalatı 146.284 ton sığır eti, 520 bin baş hedefi
Et üretim kaynakları Brezilya, Uruguay (besilik); Polonya, AB ülkeleri
Et ithalatının üretici refahına etkisi 1% artış → 0,2833 puan düşüş (NİTOT uzun vadede)