SON DAKİKA
reklam
reklam

Büyük Taarruza Doğru -I-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 16 Ağustos 2025, Cumartesi - 11:21   Okunma Sayısı:

 

    Birinci Dünya Harbi’nin yarattığı bitkinlikten bir müddet sonra kurtulan Türk milleti Kuva-yı Milliye hareketi ile kıpırdanmaya başlamış Heyet-i Temsiliye döneminde teşkilatlanma fikrini kazanmış ve bu gelişmeler sonunda Büyük Millet Meclisi hükümeti kurulmuştur. Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nin kuruluşu ile ilgili işgalci devletlere karşı verilecek olan Millî Mücadele’nin esasları belirlenmiş, hareket millete mal edilerek desteği sağlanmış ve yapılan muharebelerle kesin sonuca ulaşılarak 30 Ağustos Zaferi kazanılmıştır.

 

    Sakarya Zaferi kazanılmakla beraber Yunan ordusu tamamen yok edilememişti. Üstelik Yunan ordusu Anadolu’da tutunabilmek için birtakım hazırlıklara da girişmişti. Türk milleti toparlanmasına hız vermiş, kendi vasıtalarını, mali gücünü ve ordusunu gözden geçirerek emperyalizme karşı duruş gösterme kararlılığını ortaya koymuştur. Bu hazırlık döneminde ülkenin ekonomik durumu ve imkânsızlıklarına bağlı olarak birtakım siyasi huzursuzluklar da ortaya çıkmış, muhalifler seslerini yükseltmeye başlamışlardır.

 

Sakarya Savaşı’ndan sonra Türk ordusu Eskişehir Afyon hattında yerleşen düşman karşısında toplanırken Türk Genelkurmayı’nda hakim olan fikir, Yunan ordusu toparlanmadan hemen taarruz edilmesi şeklindedir Yunanlar Anadolu’dan tamamıyla sökülüp atılamadığı gibi bir taraftan savunma düzenlerini pekiştirdikleri diğer yandan prestijlerini kurtarmak için Trakya’da İstanbul’u hedef alan harekât planları hazırladıkları istihbaratı da alınmakta, çeşitli seviyelerde komutanlıkların gönderdikleri bütünleştirilmiş raporları incelenmektedir.

 

Ocak 1922’de

  • I. Sınıf (Yiyecek içecek) ikmal maddeleri

    11 Ocak 1922 tarihli rapordan: “…Ordu, hükümet teşkilleri tarafından halktan satın alınan yiyeceklerle beslenmektedir. Son 25 gün içinde ordu, satın alınan yiyeceklerin altı mislini tüketmiştir. Elde para yoktur. Yemeklik bitmiştir. Bir iki güne kadar ordu et sıkıntısına düşecektir…”

    13 Ocak 1922 tarihli Batı Anadolu Menzil Müfettişliğinin raporundan: “… Bölgedeki su değirmenleri ihtiyaca yetmemektedir. Ereğli ve Ulukışla bölgesindeki değirmenler halk ihtiyacı zorlanarak ordu için çalıştırılmaktadır. Konya halkının ihtiyaçları ikinci plana alınarak bütün değirmenlere el konmuştur…”

 

  • Yakacak

    Odunla işleyen trenlerin verimi düşüktür. Odun taşınması için ayrılan 70 vagon, yiyecek ulaştırmasının aksamasına neden olmuştur. Yakacak maddesi taşıma bakımından da demiryolu ulaştırması hiçbir zaman yeterli olmamıştır. 

 

  • II. Sınıf İkmal Maddeleri (Giyecek ve eşya)

    İstiklâl Harbi’nin bu döneminde Batı Cephesi birliklerinin lojistik desteği ön planda tutulduğundan Merkez ordusu erlerine giyecek eşyası olarak birer kaput sağlanabilmesi için Samsun’dan 10 bin, Amasya, Tokat ve Sivas’tan beş bin lira yardım toplanması konusunda Büyük Millet Meclisi’nden karar alınmıştı. 

Büyük çabalar olduğu halde ordu hissedilir derecede eşyasız ve donanımsızdı. Cephedeki birlikler köylerde barınmakta ve köylünün eşyasını kullanmaktaydılar.

 

  • İstanbul’dan kaçırılan silahlar

     İstanbul’daki Osmanlı ordusu silah ve cephane depoları İtilâf devletleri işgal kuvvetleri tarafından titizlikle korundukları halde silah ve cephaneler buralardan gizlice alınmakta, halktan temin edilen deniz araçlarıyla Karamürsel, İzmit ve Karadeniz limanlarına kaçırılmaktaydı.

    İzmit Körfezi kıyılarına çıkarılanlar, Kocaeli Grubu Komutanlığının yardımıyla karadan ve çoğu Bolu üzerinden kağnılarla Ankara’ya, buradan da Bolvadin ve Çay’a gönderiliyordu. Karadeniz kıyılarına çıkarılanlar ve Ruslardan alınanlar kara araçlarıyla Ankara’ya götürülmekte demiryoluyla Polatlı’ya, buradan da menzil araçlarıyla Sarayönü istasyonuna ulaştırılmaktaydı.

 

Karar verilmiştir

Oysa Mustafa Kemal, taarruz için kesin kararını Haziran 1922’de vermiştir. Bu kararında Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Milli Müdafaa Vekili Kazım Gökalp ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşaların haberi vardır. Teşkilatlanmada bazı değişiklikler yapılmıştır.

 

 Örneğin;

**18 Haziran 1922’de Genelkurmay Başkanlığınca Ali İhsan Paşa’nın 1’inci Ordu Komutanlığı görevine son verilerek Milli Müdafaa Vekâleti emrine verilmiştir.

**29 Haziran 1922’de Ordu Komutanlığı’na Nurettin Paşa atanmıştır. 

**1 Ağustos 1922’de Milli Müdafaa Vekili Kazım Özalp Paşa’nın Akşehir’e gelerek taarruz için ordunun hazırlığı ve ikmalini görüşülmüştür.

**16 Ağustos 1922’de Fevzi Paşa, Genelkurmay karargâhı ile beraber Akşehir’e gelmiştir.

**17 Ağustos günü Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, gizli olarak Ankara’dan otomobille Konya’ya hareket etmiştir. 

**20 Ağustos günü de Konya’dan Akşehir’e gelerek Batı cephesi karargâhında bir toplantı yapmış ce cephe komutanı İsmet Paşa’ya 26 Ağustos 1922 sabahı taarruz emrini vermiştir. 

**20-21 Ağustos gecesi Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Akşehir’de Batı cephesi karargâhında 1’inci Ordu Komutanı Nurettin ve 2’nci Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşalara taarruz planını harita üzerinde izah ederek taarruz emrini vermiştir.

**24 Ağustos günü Başkomutanlık ve Batı cephesi karargâhları Akşehir’den cephe gerisindeki Şuhut kasabasına nakledilmiştir.

**25 Ağustos 1922’de ise aynı karargâhlar Şuhut’tan muharebenin idare edileceği Kocatepe’nin güneybatısında Çadırlı ordugâha nakledilmişlerdir.

**25-26 Ağustos gecesi Mustafa Kemal Paşa, cepheden gönderdiği şifreli telgrafta İcra Vekilleri Heyeti Başkanı Rauf Bey’e “Ağustos’un 26’ncı günü düşmana taarruz başlayacaktır” bilgisini vermiştir.    (Devam edecek)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam