SON DAKİKA
reklam
reklam

AĞUSTOS 2025 FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARININ REEL GETİRİ ORANLARI

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 10 Eylül 2025, Çarşamba - 11:56   Okunma Sayısı:

Türkiye’de yatırımcıların en çok merak ettiği konulardan biri, farklı finansal araçların reel getiri performansıdır. Ağustos 2025 dönemi, kısa ve uzun vadede yatırımcıların hangi araçlardan kazanç sağladığını, hangi araçların ise kaybettirdiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu analiz, yalnızca nominal getirileri değil, aynı zamanda enflasyon etkisini de göz önünde bulundurarak reel getiri üzerinden değerlendirildi. Üstelik hem tüketici fiyatları (TÜFE) hem de yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) kullanılarak farklı bakış açılarıyla analiz yapılmış durumda.

Aylık Performans: Hisse Senedi Zirvede

Ağustos ayında yatırımcıların kısa vadeli tercihlerinde BIST 100 endeksi öne çıktı. Yİ-ÜFE ile hesaplandığında endeks, yatırımcısına %4,15 oranında reel getiri sağladı. TÜFE ile indirgendiğinde ise bu oran %4,60 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, aylık bazda hisse senetlerinin hâlâ güçlü bir kazanç aracı olduğunu gösteriyor.

Diğer tarafta, daha güvenli kabul edilen araçlarda durum daha karışık. Mevduat faizi ve Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) Yİ-ÜFE ile sırasıyla %0,77 ve %0,71 oranında reel kazanç sağlarken, TÜFE ile bu oranlar biraz daha yükseliyor. Özellikle döviz ve altın açısından tablo farklı: Külçe altın, Amerikan Doları ve Euro aylık bazda Yİ-ÜFE ve TÜFE’ye göre yatırımcıya kaybettirmiş. Özetle, kısa vadede hisse senetleri riskine rağmen yatırımcısına kazanç sağlarken, döviz ve altın sınırlı getiri veya kayıp göstermekte.

Üç Aylık Görünüm: Hisse Senedi Rekoru Sürüyor

Üç aylık performansa bakıldığında BIST 100 endeksi yine öne çıkıyor. Yİ-ÜFE ile %10,82, TÜFE ile %12,12 oranlarında reel kazanç sağladı. Bu dönemde hisse senetlerinin uzun vadeli değil ama orta vadeli yatırımcı için hâlâ cazip olduğu görülüyor.

Öte yandan Amerikan Doları, üç aylık değerlendirmede yatırımcıya en çok kaybettiren araç oldu. Yİ-ÜFE ile %1,47, TÜFE ile %0,31 oranlarında değer kaybı yaşandı. Bu durum, döviz yatırımlarının kısa-orta vadede getirisinin sınırlı kaldığını gösteriyor.

Altı aylık ve yıllık performans, yatırımcı için daha uzun vadeli bir bakış açısı sunuyor.

Altı Aylık Değerlendirme: Altın Parlıyor

Yılın ikinci çeyreğinde, külçe altın yatırımcıya en yüksek reel kazancı sağladı. Yİ-ÜFE ile %12,64, TÜFE ile %14,14 oranlarında reel getiri sağlanması, altının orta vadede hâlâ güvenli liman olarak algılandığını gösteriyor.

DİBS ve mevduat faizlerinde ise durum daha sınırlı. Altı aylık dönemde DİBS, Yİ-ÜFE ile sadece %2,91, TÜFE ile %1,63 oranlarında reel kazanç sağladı. Yani, altın dışında daha güvenli kabul edilen sabit getirili araçlar, yatırımcıya sınırlı kazanç sunuyor.

Yıllık Performans: Altın Yatırımcının Yüzünü Güldürdü

Yatırımcıların yıllık değerlendirmede en çok kazanç sağladığı araç külçe altın oldu. Yİ-ÜFE ile %30,44, TÜFE ile %22,80 oranlarında reel getiri elde edildi. Bu rakamlar, altının uzun vadeli yatırımcı için hem enflasyon karşısında koruyucu hem de yüksek kazanç sağlayan bir araç olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Diğer tarafta BIST 100 endeksi, yıllık değerlendirmede Yİ-ÜFE ile %11,02, TÜFE ile %16,23 oranlarında yatırımcıya kaybettirdi. Döviz cephesinde ise Amerikan Doları, TÜFE’ye göre %8,79 oranında değer kaybı gösterdi. Yani uzun vadede hisse ve döviz yatırımları enflasyon etkisiyle sınırlı performans gösterirken, altın yatırımcısını mutlu ediyor.

Mevduat faizi ve DİBS ise daha güvenli liman olarak öne çıkıyor; Yİ-ÜFE ile yıllık %14,65 ve %3,70, TÜFE ile %7,94 ve %2,38 oranlarında reel getiri sağladılar. Bu durum, düşük riskli sabit getirili yatırımların, yüksek kazanç beklentisi olan yatırımcıya sınırlı cazibe sunduğunu gösteriyor.

Enflasyon Etkisi: TÜFE ve Yİ-ÜFE Farkı

Aynı dönemde iki farklı enflasyon göstergesi ile yapılan hesaplamalar, yatırımcıya önemli ipuçları veriyor. Yİ-ÜFE ile hesaplanan reel getiriler, genellikle TÜFE’ye göre daha yüksek çıktı. Bunun nedeni, üretici fiyatlarının tüketici fiyatlarına kıyasla daha hızlı artması. Yani üretim maliyetlerindeki yükseliş, yatırım araçlarının reel kazancını kısa vadede daha olumlu göstermekte.

Sonuç: Yatırımcı Ne Yapmalı?

Kısa vadede: Hisse senetleri aylık ve üç aylık bazda öne çıkıyor. Risk alabilen yatırımcı için BIST 100 cazip.

Orta vadede: Altın, altı aylık değerlendirmede en yüksek reel getiriyi sağlıyor. Güvenli liman ve kazanç birleşimi söz konusu.

Uzun vadede: Yıllık bazda altın yine kazandırıyor, döviz ve hisse senetleri enflasyon karşısında sınırlı veya negatif performans sergiliyor.

Sabit getirili araçlar: Mevduat ve DİBS güvenli ama sınırlı kazanç sağlıyor.

Kısaca, Ağustos 2025 itibarıyla yatırımcıların kısa ve uzun vadeli portföy stratejilerini belirlerken, hisse senedi ve altını doğru dengelemek, döviz ve sabit getirili araçlarda ise temkinli davranmak önem kazanıyor. Enflasyonun farklı göstergeleriyle yapılan reel getiri hesapları, hangi aracın gerçekten kazandırdığını anlamada kritik bir rol oynuyor.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam