"Bakımsız çocuk milli tehlikedir."
Bu sözler, belki de günümüz dünyasında daha da anlam kazanan bir gerçeği gözler önüne seriyor.
Her yıl, zorlu şartlar altında büyüyen, ilgi ve destekten yoksun kalan binlerce çocuk, ne yazık ki toplumun arasına karışıyor.
Bu çocuklar, sadece kendi geleceklerini değil, hepimizin geleceğini riske atıyor.
Unutmayalım ki, bu çocuklar geleceğin askerleri, mühendisleri, doktorları, esnafı…
Kötü koşullarda büyüyen bir çocuğun, sağlıklı ve üretken bir birey olması her geçen gün zorlaşır.
Onlar, ne yazık ki kolayca hastalıkların, ahlaksızlığın ve suçun bataklığına çekilebilirler.
Bu durum, sadece o çocukların değil, tüm toplumun kalitesini, gücünü ve huzurunu düşürür.
Bir çocuğun kaderi, sadece ailesinin sorumluluğu değildir; o, topyekûn bir devlet, bir millet meselesidir.
Ölen, dilenen ya da suça sürüklenen her çocuk için yas tutmak sadece ailesine düşmez, bu durumun getirdiği sorunlarla başa çıkmak da devletin görevidir.
Bakımsız çocuklar, geleceğimiz için bir felaket kaynağıdır.
Onlara uzatılacak bir el, sadece bir çocuğun hayatını kurtarmaz, aynı zamanda geleceğimizin de daha sağlam temellere oturmasına yardımcı olur.