SON DAKİKA
reklam
reklam

DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLER ADASI: YASSI ADA

Köşe Yazarı: Şebnem Yücelik   Eklenme Tarihi: 20 Eylül 2025, Cumartesi - 11:31   Okunma Sayısı:

Marmara Denizi’nde bulunan Prens Takım Adalarından olan Yassıada, Doğu Roma İmparatorluğu döneminde 4. yüzyıldan itibaren bir sürgün yeri olarak kullanılmıştır. Bizans İmparatoru Theofilos hükümdarlığı sırasında (829-842) Platea Manastırı diye bir manastır inşa ettirmiştir. 860'ta bu adada sürgün olarak kalan patrik İgnatios adanın tam ortasına bir kilise inşa ettirmiştir. Daha sonraları bu kilisenin altındaki dehlizler zindan olarak kullanıldı. 12. yüzyılda Latinlerin ve 15. yüzyılda Rusların istilasına uğradı.

İstanbul’un fethinden sonra uzun süre adayla ilgilenen olmamıştır. 1859'da adayı satın alan Birleşik Krallık’ın İstanbul sefiri Sir Henry Bulwer, sahilde burçları olan kaleye benzer bir bina ile adanın ortasına enteresan bir mimari üslupta, şato büyüklüğünde bir köşk inşa ettirdi.

Bir süre sonra Osmanlı hükûmeti Bulwer'den adayı bir Türk'e satmasını ister. Bu kez arazi, bahçe, bağ ve binalar Mısır Hıdivi İsmail Paşa'nın ilgisini çeker ve satın alır. Fakat o da kısa bir süre sonra, bu şehirden uzak olan Yassıada'dan sıkılır. Tekrar birkaç bekçi ve martılardan oluşan ıssız günler başlar.

Yassıada 1947'de Deniz Kuvvetleri tarafından satın alınmış, 1949'da inşaata başlanmış ve 1952'de eğitim hizmetlerine açılmıştır. Komutanlık kuzey iskele yanındaki, bugün de duran Bulwer'in şato tipi yuvarlak köşkünü muhafaza ederek, subay ve erler için yüksek katlı lojmanlar, spor sahası, tesisler, buz deposu, yemekhane, silahhane gibi birçok yeni bina yaptırdı.27 Mayıs Darbesi'nden (1960) sonra burada kurulan mahkemelerde Demokrat Partililer yargılanmıştır. Mahkeme sonunda idam cezasına mahkûm edilen 15 sanıktan Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun cezaları İmralı Adası'nda infaz edildi. Davaya bakan hâkim ve savcılar kaldıkları Heybeliada Panorama otelinden buraya gemi ile gelip gitmişlerdir. Yassıada yargılamaları bittikten sonra, ada yeniden Deniz Kuvvetlerine teslim edilmiş ve buradaki eğitim faaliyetleri 1978'e kadar sürmüştür.

Deniz kuvvetleri de burayı boşalttıktan sonra adanın ıssız günleri tekrar başlamıştır. 1993'te İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi için uygun bir çalışma yeri olarak görüldüğünden, enstitü buraya taşındı. Günde iki kez şehir hatları vapurları, hoca ve öğrencileri getirip götürmesine rağmen, uzaklık, gerekli ihtiyaçların karşılanmasını zorlaştırdığı için Fakülte 1995'te adayı terk etmiştir.

Darbenin izlerini silmek için 2013 yılında Kadir Topbaş’ın ikinci döneminde İBB Meclisi kararıyla adanın ismi Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak değiştirildi. 2015-2018 yılları arasında adada yapılan çalışmalar sonucu ada günümüzdeki halini aldı. 

Adada bulunan 3 müzenin ilki 27 MAYIS MÜZESİ; Hasan Polatkan Spor Salonunda mahkeme sahnesinin canlandırıldığı bir ortam ve o dönemi tüm detaylarıyla anlatan bir kısa film gösterimi yapılmaktadır. Adadaki ikinci müze ADNAN MENDERES MÜZESİ; Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı olduğu dönemde subay yatakhaneleri olarak kullanılan binadır. Bu odalarda Adnan Menderes’in hayatındaki önemli olaylar ve dönüm noktaları canlandırılmıştır. Geçirdiği uçak kazası sahnesi, babaannesi Fitnat hanımla kaldığı evden bölümler, yargılama süresince hapis tutulduğu oda, siyasi hayatından kesitler sunan fotoğraflar ve gazete küpürleri… Adadaki üçüncü müze ise Demokrasi ve Özgürlükler Müzesi. Demokrasi ve Özgürlükler Müzesi, enstalasyon sanat eserleri ve günümüz teknolojisinden yararlanarak Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet döneminden günümüze kadar olan süreçte verilen demokratik mücadeleleri bir zaman çizelgesi içinde anlatmaktadır. Toplam üç kattan oluşan müzenin giriş katında, bizleri ilk olarak demokrasinin Türkiye için ne ifade ettiğini anlatan bölüm karşılamaktadır. Müzenin üst katında dünya genelinde demokrasinin günümüze kadar olan yolculuğu anlatılmaktadır. Müzenin en alt katında ise; tarihsel süreçte ülkemizdeki demokratik atılımlar ve antidemokratik müdahaleler kronolojik olarak yansıtılmaktadır. 

Günümüzde adayı ziyaret internetten alınan online biletler vasıtasıyla yapılmaktadır. Haftanın belirli günleri Kadıköy ve Karaköy’den adaya gidiş ve dönüş seferleri yapılmaktadır. Adada ayrıca camii, kütüphane ve Açıkhava sergisi de bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti tarihini, demokratikleşme sürecini ve çok partili hayata geçişteki sancılı süreçleri anlamak adına mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir müze ve ada DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLER MÜZESİ… 

  Toplam üç kattan o                             Erken Cumhuriyet döneminden günümüze kadar olan süreçte verilen demokratik mücadeleleri bir zaman çizelgesi içinde anlatmaktadır.

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam