SON DAKİKA
reklam
reklam

Kore Savaşı’ndan bugüne

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 25 Eylül 2025, Perşembe - 10:24   Okunma Sayısı:

 

1950 yılının Eylül ayı, Türk askeri için yine kahramanlıklarını sergileme sınavı olmuştur.  II. Dünya Savaşı’ndan sonra Soğuk Savaş dönemi başlamıştır. Bu dönemin en önemli olayı Kuzey Kore ve Güney Kore arasında 1950-1953 yıllarında meydana gelen iç savaştır. ABD ve müttefiklerinin bir tarafını oluşturduğu savaş, daha sonra Çin Halk Cumhuriyeti’nin diğer tarafta yer almasıyla uluslararası boyut kazanmıştır.

 

Büyük Savaş’ın bitişi

    Sovyetlerin Kuzey Kore’yi 12 Ağustos 1945’te işgal etmesi üzerine Amerikalılar da Eylül 1945’te Güney Kore’ye asker çıkardılar. BM’nin çağrısı üzerine 25 Eylül 1950’de bir tugayımız İskenderun limanından Kore’ye intikale başlamıştır. Kasım ve aralık aylarında 1’inci Tugay’ımız, dünya harp tarihinin parmak ısırarak hayranlığını belirttiği muharebelere katılmıştır. 

    Kurtuluş Savaşı 1922 yılında bitmiş, 28 yıl sonra bu ülkenin çocukları Asya Kıtası’nın doğusuna yeniden destan yazmaya gitmişlerdi. Nice ocaklar sönmüş, nice evlâdımız sakat kalmıştı. Güney Kore halkının Rus desteğindeki Kuzeylilerin saldırılarını kırmak, özgürlük ve barışı yeniden tesis etmek için giden tugayımız muharebe sahasının gözdesi olmuştu.

 

Propaganda çeşitliliği

    BM kuvvetleri tarafından, propaganda haberleri veya bilgiler ya basılı olarak düşman arazisine uçaklar, top mermileri ve çeşitli araçlarla atılıyor ya da cepheye 100 m. yaklaşan ve 2000 m. ye kadar sesini ulaştıran veya uçaklara takılarak Çince ve Korece yayın yapan hoparlörlerle duyuruluyordu.

    1952 yılının Şubat ve Mart ayları… Cephenin orta kesiminde Chungnidong bölgesinde BM hattına iltica eden bir Kuzey Koreli albayın plağa alınmış konuşmaları, Çin muharebe hatları üzerinde geceleri uygun hava şartlarında tayyareye monte edilen hoparlör vasıtasıyla kendi askerlerine neşrediliyordu.

 

Propaganda ile gerilla taktikleri

    Bir başka propaganda şekli 30 dakika kadar devam eden müzik yayını yapılması ve cephenin o kesimine tayyarelerden çikolata atılmasıydı. Daha büyük tayyarelere monte edilmiş hoparlörler vasıtasıyla da Kuzey Kore ve Çin’in iç kesimlerinde sivil halka yayın yapılarak bu şehirlerin BM tayyareleri tarafından bombalanacağı ilan ediliyor, böylece iki ülkenin halkları arasında düşmanlık bileniyordu.

    Çin ise harbin ilk yıllarında gerilla birlikleriyle desteklediği psikolojik harp harekâtını kadın ajanlar vasıtasıyla sürdürüyordu. Amerikan CIC Teşkilâtı tarafından 7 Ocak 1950 tarihinde yalnız Pusan-Mason bölgesinde 14.350 ajanın faaliyette olduğu tespit edilmişti. Çinli kadın gerillaların hepsi muhtelif kurslardan geçmiş olup kollarında Kızıl Çin milli sembolünün dövmesi bulunuyordu.

 

Çin’in tavrı

    Tayvan Adalarını almak isteyen Çin, BM güçlerinin 38. enlemi geçmeleriyle Kuzey Kore’nin saflarında savaşa dahil olmuştur. Binlerce Çinli gönüllü Yalu Nehri’ni geçerek Kore’ye girmiş ve ABD/BM güçlerinin mevzilerine sızarak bu birliklere ağır kayıplar verdirmişlerdi. 

    1951 yılında ABD başkanı Truman, meclisten özel yetki istemiş, “Kore Savaşı” için 50 milyar dolar savaş bütçesi çıkarılmasını sağlamıştı. BM güçlerinin karşı taarruzu sonunda 38. enlem cephe hattı olarak kabul edilmişti. 1951 yılının Nisan ayında başlayan görüşmeler ancak 1953 yılının Temmuz ayında sonuç vermiş ve Panmunjom Antlaşması imzalanmıştır.

 

    Kore savaşı antlaşmayla sonuçlandığında Kuzey Kore, Çin ile Batı bloğu arasında tampon bölge niteliği kazanmıştır. Bilanço çok ağırdı. Savaşta 3 milyon insan hayatını kaybetmiş, esaret hayatı yaşamış veya hastalıktan ölmüştü. Bu savaşla ABD, atom gücüne fazla güvenmemesi gerektiğini de öğrenmişti.

 

Kuzey Kore’nin değişen politikası

    1950’lerdeki Soğuk Savaş döneminin ilk sıcak çatışmasına sahne olmasından bu yana geçen 70 yılda Güney Kore dünyanın en büyük 11’inci ekonomik gücü olmayı başarabilmiştir. Ürettiği Samsung ve LG gibi yüksek teknoloji ürünleriyle, otomotiv sektöründe Hyundai markasıyla dünya pazarında adını duyurabilmiştir. 

    Dünya Bankası verilerine göre, Güney Kore’nin ihracattaki payı her yıl arttırmakta ve dünyanın önemli otomobil ve elektronik eşya ihracatçılarından biri konumunu korumaktadır.

2017 yılı OECD verilerine göre kişi başına milli gelir 38 bin 275 dolar olarak belirtilmiş, G20 ülkeleri arasında 11’nci büyük ekonomik güç olmasıyla dikkat çekmektedir. Kuzey Kore yılbaşından itibaren politikasını revize etme ihtiyacını hissetmiştir.

 

Değişime götüren çabalar

    1989’da Berlin Duvarının yıkılması ve Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesi önemli bir gelişmeydi. Bölünen ülkelerin birleşmesi, İspanya, Belçika, İtalya, İrlanda ve Türkiye gibi ülkelerde ayrılıkçı hareketlerin hedeflerine ulaşamaması gibi olaylar önemli gelişmelerdir.  

Bunları ibretlik vakalar olarak izleyen her iki Kore, Pyeongchang Kış Olimpiyat oyunları sporlarında buluşmuşlardı.

    9 Şubat 2018’de Kuzey Kore’nin “güzeller ordusu” olarak anılan ponpon kızları, Kore Yarımadası ve civarındaki adaları temsil eden “Birleşik Kore” bayraklarıyla Pyeongchang Kış Olimpiyat oyunları spor organizasyonlarında boy göstermişler, Kuzey Kore liderinin kızkardeşi Kim Yo-jong ile Güney Kore liderinin tören öncesi tokalaşmışlardır. 

    Aslında her iki ülkeyi birbirlerine yaklaştıran en büyük neden ise, nükleer silahları geliştirme ve tesisleri genişletme çalışmalarına karşı ABD’nin Kuzey Kore üzerinde oluşturduğu baskıların giderek artması, Japonya’nın Kuzey Kore’yi kuşatıcı faaliyetlerin içinde olmasıdır.

(Devam edecek)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam