Eğitim ve öğretim sistemleri bir ulkedeki mini mini yavruların geleceğe güvenle bakan, kendilerine yeten özgüvenli bireyler olmaları için oluşturulmuş sistemler bütünüdür.
Olaya bu açıdan bakıldığında hekimden sorma cekenden sor demisler mantığı ile yazımı yazdım. Eğitim öğretim sistemimiz malumunuz yaz boz tahtası gibidir.
Bizde kimse kimsenin oturtmuş olduğu sistemi beğenmez. Hep çocuklarımız üzerinde 4+4+4 ,5+3+3 (futbol taktikleri gibi) sistemler yıllardır denenir durur. Gerçi şu an yine tartışmalar var ama hiç o konulara girmeyelim, ordan çıkamayız.
Bence biz olayın tümüne odaklanmaliyiz. Asıl sorunlar, öğretmen nitelikleri, öğrenci nitelikleri, okulun maddi olanaksizliklari, sınıf mevcutları, bir çok yerde okulların yetersiz olması, sığınmacı öğrenciler, kaynak ve donanım eksikliği, mufredatin artik neredeyse yıldan yıla değişmesi, sosyal etkinliklerin azlığı ve
ders saatlerinin fazlalığı şeklinde özetleyebiliriz. Daha da kötüsü 30 yılı aşkın bir süredir öğrencilerin en önemli problemi haline gelen ezberci eğitim sistemi. Öğrenci konuyu anlamaktan ziyade günü kurtaracak yöntemlerle mezun olmaya çalışmaktadır. Ki bence en vahim konulardan biri de bu.
Bunun öğrenciye en büyük zararı ise yaratıcı düşünme ve gündelik hayatta problem çözme kapasitesinin kısıtlanmasıdir. Ezberci eğitimin en önemli musebbibi sınav odaklı eğitimdir.
Yukarıda maddeleri sayarken öğretmen niteliklerinden de bahsetmiştik. Maalesef çuvaldızı sisteme batırırsak görüyoruz ki en önemli sebep öğretmenlerin ekonomik sıkııntıları, çalışma koşullarının ağır ve mesleki gelişim imkanlarının çok kısıtlı olmasıdır. Bu durumda motivasyon sıkıntısi çeken öğretmen kendinden beklenen performansı göstermemektedir.