SON DAKİKA
reklam
reklam

Yunan Başbakanı yine kükremiş (!)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 29 Eylül 2025, Pazartesi - 11:41   Okunma Sayısı:

 

Yunanistan, 1981'den beri Avrupa Birliği, 1952'den beri NATO, 1961'den beri OECD, 1995'ten beri Batı Avrupa Birliği ve 2005'ten beri Avrupa Uzay Ajansı üyesidir. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadar Yunanistan hep kükremiştir. Harekâttan sonraki yıllarda Trakya’daki birliklerimiz “Marş” söylese veya radyoda marşlar çalınsa Yunanistan hep teyakkuza geçmiş ve büyük çaplı tatbikatlar yapmıştır.

Bu efeliğini yukarıda saydığım Birlik, İttifak ve Ajanslara üye olması nedeniyle belirli periyot ve olaylarda hep sergilemeyi adet haline getiren Yunanistan, Piri Reis araştırma gemisini sıkı takibe almakta, Ege’de ve Yunan Silahlı Kuvvetleri dün Türk-Yunan kara hududunu oluşturan Meriç bölgesinde program dışı 24 saatlik ani bir tatbikat gerçekleştirmektedir.

 

Yunan kuvvetlerinin takviye edilmesi 

Yunan Genelkurmay Başkanlığı, bu tür tatbikatların her yıl harita üzerinde gerçekleştirildiğini ancak bu kez uygulamalı olarak yapıldığını belirtmiştir. Büyük çaplı tatbikatın hedefinin Yunan Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel hazırlık derecesinin arttırılmasını ve çeşitli savunma planlarının uygulanmasını gözden geçirmek olduğunu açıklayan Genelkurmay Başkanlığı tatbikat çevresinde,

 

** Orta Yunanistan’ın Selanik kuzeyindeki Kılkış (Kilkis) şehri ve Girit’ten hava yolu ile Doğu Ege adaları ve bazı adacıklara asker nakledildiğini, 

**Orta Yunanistan’ın doğusundaki Volos liman şehrinden karayolu ile Meriç hududuna asker sevkiyatı yapıldığın,

**Tatbikata Yunan donanmasının hemen hemen tümü ile 60 adet savaş uçağının da katıldığını ifade etmiştir.  Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias ise, tatbikatın Piri Reis ile hiçbir ilgisinin olmadığı açıklamasını yapmıştır.

 

Türkiye’nin tepkisi

Mukabil tedbir ve eylemler çerçevesinde Türkiye, Piri Reis’in 15-25 Eylül tarihlerinde bilimsel araştırmalar yapacağını belirterek Navtex (denizcilere duyuru) ilan etmiş, Ege’deki adaların uluslararası antlaşmalarla silahsızlandırılmış statüsünü hatırlatarak tepki göstermiştir. Yunan ordusu da Navtex yayınlayarak Piri Reis rotasının Yunanistan’a ait olduğunu öne sürmüştü. 

Türkiye Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yayınladığı Navtex’te Ege’de Taşoz (Thasos) Adası’ndan, Meis Adası’na kadar 23 adanın isimlerini sıralamış ve bu adaların 1914 yılında Altı Büyük Devletin Kararı, 1923 Lozan Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması gereğince, daimi gayrı askeri statüde bulunduğunu, bu nedenle belirtilen adaların karasularında askeri faaliyet icra edilemeyeceğini hatırlatmıştır.

 

Yunan basınından demeçler

    Yunanistan’da Yeni Demokrasi Partisi’nden George Koumoutsakos, ülkenin çok okunan İngilizce gazetelerinden Ekathimerini’ye bir köşe yazısı yazmış ve bu yazıda yine Türkiye’ye sataşmıştı. Yazıda, 

 

** Türkiye ekonomisi krizde ve sonu görülmeyen çıkış yolundadır. Siyasi iktidar müttefiki ile milliyetçilik yaparak Kıbrıs ve Yunanistan’la ilişkiler gibi konuları gündeme getirerek milliyetçilik konularını işleyecektir.

** Bölgedeki Yunan adalarının silahsızlandırılması gibi ciddi bir konu Türkiye’de sıcak tutulmaktadır.

 

** Türkiye tansiyonu giderek yükseltmektedir.

** Türkiye mülteci krizini tekrar gündeme getirebilir, denmektedir.

 

ABD’nin niyeti

  • Washington, enerji konuları da dahil olmak üzere Akdeniz'deki nüfuzunu sürdürme

niyetindedir.

  • Stratejik çıkarlar ele alındığında ABD, Türkiye’nin Batı ve NATO ile ilişkilerinin

Rusya ile olan ilişkilerinin önüne geçmesini istemektedir.

  • ABD; Ankara ve Atina’nın iletişim hatlarını açık tutmaları, dostça geçinmeleri ve

keskin demeçlerden sakınmalarından yana görüş belirtmiştir.

  • Türkiye’ye de Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesindeki sondaj çalışmalarını

durdurma çağrısında bulunan ve Yunan hükümetinin yeni boru hatlarıyla ilgili kararlarını destekleyen açıklamalar yapmıştır.

 

Sonuç olarak

Türkiye, ABD ve Yunanistan liderlerinin biraraya gelmeleri, konuları teknik ve hukuki yönleriyle ele almaları, bağlayıcı antlaşmaları dikkate almaları en doğru yoldur. Yunanistan, biraz Libya’dan, biraz Mısır’dan biraz da İsrail’den yüz bularak fevri çıkışlar yapmaktadır.

Libya ve Mısır’ın desteğini kaybedince kendi başına bazı tedbirler almak ihtiyacını hissetmiştir.

 Basit bir konu için havadan birlik nakli, karadan intikaller, denizden sevkiyatlar büyük maliyet gerektirir. Yunanistan, “Doğu’dan gelecek tehdit”e ayırmak ve AB’yi arkasına alıp Türkiye’yi devamlı şikâyet etmekle enerjisini tüketmektedir. AB’ye ve NATO’ya Türkiye’yi devamlı şikâyet etmek uygun değildir. Sonuçta Türkiye ve Yunanistan iki NATO müttefikidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

    Bu hatırlatmalara rağmen Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Avrupa savunmasına üçüncü ülkelerin katılımı konusunda Atina’da yaptığı açıklamada, “AB üyesi devletleri tehdit eden ülkeler bu çabalara dahil olamaz,” demiştir.

Miçotakis, Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ile Atina’daki görüşmesinin ardından yaptığı konuşmada, çarşamba sabahı erken saatlerde Polonya hava sahasına rekor sayıda (19) insansız hava aracının girdiği olay nedeniyle Varşova ile dayanışma içinde olduklarını belirtti. Bunların Rusya’dan geldiği düşünülüyor.

Başbakan, Atina’nın Ukrayna’daki savaşı bitirmek için AB ve ABD’nin eşgüdümlü çabalarını desteklediğini, ancak görüşmelerden Kiev’in dışlanamayacağını vurguladı: “Bu tartışma Ukrayna’yı da kapsamalı, uluslararası hukuka saygı göstermeli, sınırların dokunulmazlığını korumalı ve gerekli güvenlik garantilerini sağlamalı.”

Miçotakis, Avrupa Birliği’nin stratejik özerkliğini güçlendirmeye inandığını da söyledi.

“Polonya hava sahasında yaşanan son olay vesilesiyle, füze savunması gibi ortak Avrupa çıkarına hizmet eden savunma pazarları için ortak bir Avrupa mali aracının gerekliliğini yineliyorum. Bu konunun olgunlaştığını düşünüyorum ve Avrupa Konseyi toplantılarında ele alacağız,” dedi.

Başbakan, ortak savunma projelerini destekleyecek bir Avrupa finans mekanizmasının önemine işaret ederek, “Revizyonizme boyun eğmeyen güçlü bir Avrupa’nın üyeleri olarak, egemenlik ihlallerine sahada da müsamaha göstermeyeceğimizi kanıtlamalıyız,” diye ekledi.

Rusya’dan gelen tehdit

Görüşme sonrası gazetecilere konuşan Avrupa Konseyi Başkanı Costa, Rusya’nın Avrupa’ya ve özellikle de bloğun doğu kanadına yönelik tehdit oluşturduğunu vurguladı.

“Güvenlikten bahsettiğimizde ilk akla gelen doğu kanadı ve Rusya’dan gelen tehdit oluyor. Ancak güvenliğimize 360 derecelik bir yaklaşımla bakmalıyız,” dedi.

“Rusya açık bir tehdit; Polonya ve Romanya hava sahasına yönelik ihlaller bunun en net göstergesi. Ama Kıbrıs’tan Finlandiya’ya, Portekiz’den Romanya’ya kadar diğer sınırlarımızı da korumamız gerekiyor. Bunun için birlikte çalışmak çok önemli,” ifadelerini kullandı.

Cuma günü NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Rusya’nın yeni ihlallerini önlemeyi ve Polonya ile dayanışmayı amaçlayan ‘Eastern Sentry’ (Doğu Nöbetçisi) programını açıklamıştı: “Hava sahamızın ihlal edildiğini görüyoruz. Kasıtlı olsun ya da olmasın, bu kabul edilemez. Müttefikler Polonya’ya tam destek verdi. Saldırganlığa karşı koymak ve ittifakın her üyesini savunmak hayati önem taşıyor.”

Rutte ayrıca, “Doğu kanadının savunması temel görevimizdir. Bu nedenle doğu kanadımızı daha da güçlendirecek Eastern Sentry girişimini başlatıyoruz,” diye ekledi.

Pazartesi günü ise Romanya Savunma Bakanlığı, Cumartesi akşamı Ukrayna’ya yönelik bir saldırı sırasında Rusya’ya ait olduğu öne sürülen bir dronun Romanya hava sahasına girmesi üzerine savaş uçaklarının havalandığını duyurdu ve Moskova’nın “sorumsuz eylemlerini” kınadı

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam