SON DAKİKA
reklam
reklam

KOBİLERDE TAKİPTEKİ ALACAKLAR

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 3 Ekim 2025, Cuma - 11:28   Okunma Sayısı:

KOBİLERDE TAKİPTEKİ ALACAKLAR

 

Türkiye ekonomisinin bel kemiği olarak kabul edilen KOBİ’ler, son dönemde yaşanan ekonomik dalgalanmaların en somut yansımalarını kredi piyasasında hissediyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, son bir yılda KOBİ kredilerinde takipteki alacak miktarı yüzde 130’un üzerinde artış gösterdi. Bu artış hem mikro hem de küçük işletmelerin finansal dengelerini zorlarken, özellikle orta büyüklükteki işletmelerin borçlarını ödemekte giderek daha fazla güçlük çektiğini ortaya koyuyor.

 

KOBİ’ler Ekonominin Temel Taşı

 

Türkiye’de istihdamın yaklaşık yüzde 75’ini, ihracatın da neredeyse yarısını üstlenen KOBİ’ler, ekonomide kritik bir rol oynuyor. Ancak enflasyon, yüksek finansman maliyetleri ve küresel dalgalanmaların birleşimi, bu işletmeleri ciddi bir baskı altına aldı. Özellikle son bir yılda izlenen sıkı para politikası ve kredi kanallarındaki daralma, KOBİ’lerin nakit akışını yönetmesini zorlaştırdı.

 

BDDK verilerine göre, KOBİ kredileri toplamda 5,4 trilyon liraya ulaştı. Bunun 1,44 trilyonu mikro işletmelere, 1,48 trilyonu küçük işletmelere, 2,48 trilyonu ise orta büyüklükteki işletmelere ait. Kredi büyümesi nominal olarak yüksek görünse de enflasyon etkisi dikkate alındığında birçok işletme için bu artış gerçek anlamda bir rahatlama sağlamadı.

 

Takipteki Alacaklarda Tehlikeli Tırmanış

 

En dikkat çekici nokta, kredilerin takibe düşme hızındaki artış. 2024 yılı ağustos ayında yüzde 31,1 olan mikro işletmelerin takipteki alacak payı 2025’te yüzde 26,9’a geriledi. Küçük işletmelerde ise bu oran yüzde 32,7’den yüzde 28,7’ye düştü. Buna karşılık, orta büyüklükteki işletmelerin payı yüzde 36,2’den yüzde 44,4’e fırladı.

 

Bu tablo, orta büyüklükteki işletmelerin son bir yılda daha agresif kredi kullanmasına rağmen, aynı hızda gelir artışı sağlayamadığını gösteriyor. Özellikle enerji maliyetlerindeki artış, döviz kurundaki dalgalanmalar ve iç piyasadaki talep daralması, bu işletmelerin borç yükünü ağırlaştırdı.

 

KOBİ kredilerinde takipteki alacak oranı yüzde 2,93’e yükselirken, mikro işletmelerde bu oran yüzde 2,97, küçüklerde yüzde 3,06, orta büyüklükteki işletmelerde ise yüzde 2,84 olarak kaydedildi. Yüzdesel olarak görece düşük görünen bu oranların, TL bazında milyarlarca lirayı ifade ettiği unutulmamalı.

 

Mikro ve Küçük İşletmelerin Krediye Erişim Sorunu

 

Veriler, mikro işletmelerin krediye erişimde zorlandığını da gösteriyor. 2025 Ağustos itibarıyla kredi kullanan mikro işletme müşteri sayısı sadece yüzde 2,5 artarak 3,87 milyondan 3,97 milyona çıktı. Buna karşılık küçük işletmelerde kredi kullanan müşteri sayısı yüzde 22,9, orta büyüklükteki işletmelerde ise yüzde 39,8 yükseldi.

 

Bu durum, mikro işletmelerin krediye erişimde daha dezavantajlı hale geldiğini ve finansman bulmakta zorlandığını ortaya koyuyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler daha çok kredi almayı başarırken, geri ödeme konusunda giderek artan bir yük altına girdi.

 

Ekonomik Politikalarda Zorlu Dönemeç

 

Takipteki alacaklardaki artış, bankaların kredi politikalarında daha temkinli davranmasına yol açabilir. Özellikle risk iştahının düştüğü dönemlerde, bankalar KOBİ’lere yönelik kredi musluklarını kısabilir. Bu da zaten finansmana erişimde zorlanan mikro işletmeler için daha büyük bir tehdit anlamına geliyor.

 

Öte yandan, takipteki alacakların hızlı artışı, makroekonomik dengeler açısından da uyarıcı bir sinyal. KOBİ’lerin finansal zorluklarının artması, istihdamı olumsuz etkileyebilir, yatırımları yavaşlatabilir ve zincirleme şekilde ekonomide daralma riskini gündeme getirebilir.

 

Çıkış Yolu Ne Olabilir?

 

Uzmanlara göre, KOBİ’lerin finansal yapılarının güçlendirilmesi için bazı adımlar şart:

 

Yapılandırma Mekanizmaları: Takipteki alacakların bir kısmının yeniden yapılandırılması, borç yükünü hafifletebilir.

 

Hedefli Teşvikler: Özellikle ihracat yapan ve döviz kazandırıcı faaliyet yürüten KOBİ’lere yönelik düşük faizli kredi imkanları sağlanabilir.

 

Alternatif Finansman Modelleri: Banka kredilerinin ötesinde, girişim sermayesi, kitle fonlaması ve fintech çözümleri desteklenebilir.

 

Mali Disiplin ve Verimlilik: KOBİ’lerin kendi içlerinde maliyetleri düşürmeye, dijitalleşmeye ve verimlilik artırıcı yatırımlara yönelmesi de önemli bir çıkış yolu olabilir.

 

Sonuç: KOBİ’ler Alarm Veriyor

 

KOBİ kredilerinde takipteki alacakların son bir yılda yüzde 130’u aşan artışı, sadece rakamsal bir veri değil; Türkiye ekonomisinin geleceğine dair ciddi bir uyarı. Mikro ve küçük işletmeler krediye erişimde zorlanırken, orta ölçekli işletmeler borçlarını yönetmekte güçlük çekiyor.

 

Eğer önümüzdeki dönemde destekleyici politikalar geliştirilmezse, KOBİ’lerdeki bu finansal sıkışıklık, istihdamdan yatırımlara kadar pek çok alanda olumsuz etki yaratabilir. Ekonominin bel kemiği konumundaki bu işletmelerin ayakta kalması, Türkiye’nin büyüme ve istikrar hedefleri açısından kritik önem taşıyor.

 

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam