İsrail, muhasım olarak gördüğü çevresindeki ülkelere, komşularına ve uzaktaki Yemen’e saldırılarını sürdürmektedir. Son olay Pakistan İçişleri Bakanlığı tarafından bildirilmiştir. Pakistanlı Bakan, 24'ü Pakistanlı olmak üzere 27 kişilik mürettebatın bulunduğu Yemen'de demirli bir LPG tankerinin 17 Eylül'de İsrail'e ait bir insansız hava aracı (İHA) tarafından saldırıya uğradığını açıklamıştır.
Doğu Akdeniz gelecekte bir çatışma alanı olabilir. Türkiye’yi her dakika düşman gören ve adeta kin kusan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), sessiz sedasız bir şekilde İsrail’den Barak MX hava savunma sistemi almış ve Limasol limanı üzerinden Ada'ya ulaşmasını sağlamıştır.
GKRY, Doğu Akdeniz’de uluslararası enerji şirketleri aracılığıyla hidrokarbon faaliyetleri yürütmekte ve Türkiye üzerinde baskı kurmaya çalışmaktadır. GKRY, bölgedeki hidrokarbon arama-sondaj ruhsatlarını; AB üyesi İtalya (Eni), Fransa (Total), ABD (Chevron), İngiltere (BP), Güney Kore (KOGAS), İsrail (Delek) ve Katar (Qatar Petroleum) merkezli şirketlere vermiştir.
Girit Adası civarındaki hidrokarbon çalışmaları ise, ABD merkezli şirket (Exxon Mobil) ortaklığı yürütmektedir. Amerikalıların Girit civarında araştırma yapmalarının sebebi, Suda deniz üssünde konuşlanmış olmalarından ileri gelmektedir.
Türkiye’nin tavrı
Doğu Akdeniz’de en uzun kıyıya sahip ülke Türkiye’dir. Gerek Yunanistan’ın gerekse GKRY’nin hasmane tutumları ve sürekli menfaat hırsları karşısında Türkiye her zaman tepkisini ortaya koymaktadır. Türk Deniz Kuvvetleri 2018 yılında üçüncü parselde sondaj faaliyet icra etmek isteyen Saipem adlı sondaj gemisini engellemiştir.
Türkiye’yi kışkırtmak ve Batı’nın karşısında Türkiye’yi saldırgan ülke olarak sunmak maksadıyla Yunanistan,
**Önemli ülkelerle savunma anlaşmaları yapmaktadır.
**Yeni silah sistemleri almakta, 23 adet Gayri Askeri Statüdeki Ege Adasının 16’sını silahlandırmıştır
**Hidrokarbon sahalarına Türkiye’yi sokmak istememektedir.
Türkiye’ye karşı kurulan ve Yunanistan’ın yanı sıra GKRY, İsrail ve Mısır’ın dahil olduğu ittifak, Türkiye’nin Mısır üzerinde yarattığı etki sonucu bozulmuş ve Mısır Türkiye’nin yanında yer almıştır. Karşılıklı görüşmeler ve müşterek çalışma isteği sonucu 13 yıl aradan sonra ilk kez Doğu Akdeniz’de 26 Eylül tarihine kadar süren Türkiye-Mısır Dostluk Denizi Deniz Harekâtı Özel Tatbikatı yapılmıştır. Tatbikat, İsrail’e karşı bir gövde gösterisi niteliğindedir.
*** *** ***
Başkan Trump’ın Doğu Akdeniz’e ilgisi
Başkan Trump, Gazze sahillerini Riviera yapacağını, Gazze’nin eğlence ve lüks merkezi olacağını belirtmişti. Ülkemizdeki bazı gruplar buna şiddetle tepki göstermişti. Oysa Trump, insanlarla kafa buluyor. Oraya yerleşecek ve Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon sahasını gözetim ve kontrol altına alacaktır.
İsrail basını, "ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un Gazze'de ateşkes anlaşması için sunduğu 21 maddelik yeni teklife" ilişkin ayrıntıları duyurmuştur. The Times of Israel gazetesi, Witkoff'un teklifi olduğu iddia edilen 21 maddelik planın önemli bazı maddeleri şu şekilde sıralanabilir:
**Gazze, komşularına tehdit oluşturmayan, radikalleşmenin ortadan kaldırıldığı, terörden arındırılmış bir bölge olacaktır. Gazze, (Filistinli) halkın yararına yeniden geliştirilecek, İsrail ve Hamas bu öneriyi kabul ederse, savaş derhal sona erecek, İsrail ordusu tüm saldırılarını durduracak ve Gazze Şeridi'nden kademeli olarak çekilecektir. İsrail'in anlaşmayı kamuoyu önünde kabul etmesinden sonraki 48 saat içinde, sağ ve ölü tüm İsrailli esirler iade edilecek, Esirler iade edildikten sonra İsrail, ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış birkaç yüz Filistinli esiri ve savaşın başlangıcından bu yana esir alınan binden fazla Gazze sakinini serbest bırakacak, birkaç yüz Filistinlinin naaşını teslim edecek.
**Hamas üyeleri affedilecek, Gazze Şeridi'nden ayrılmak isteyen üyelere ise kendilerini kabul eden ülkelere gitmek için güvenli geçiş hakkı tanınacak, insani yardım girişi BM gözetiminde başlatılacaktır.
**Gazze, Filistinli teknokratlardan oluşan geçici bir geçiş hükümeti tarafından yönetilecektir. Hükümet, ABD'nin Arap ve Avrupalı ortaklarıyla istişare ederek kurduğu yeni bir uluslararası kuruluş tarafından denetlenecektir. Modern Orta Doğu şehirlerinin inşasında deneyimli uzmanların bir araya getirilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası için bir ekonomik plan oluşturulacaktır. Katılımcı ülkeler tarafından müzakere edilmiş indirimli gümrük tarifeleri ve erişim oranları ile bir ekonomik bölge kurulacaktır.
**Kimse Gazze'yi terk etmeye zorlanmayacak, terk etmeyi seçenlerin ise geri dönmesine izin verilecek. Ayrıca Gazze sakinleri kalmaya teşvik edilecek ve orada daha iyi bir gelecek inşa etme fırsatı sunulacak. Hamas, Gazze'nin yönetiminde hiçbir rol oynamayacak. Tüneller dahil olmak üzere saldırı amaçlı askeri altyapının yıkılması ve inşasının durdurulması konusunda taahhüt verilecek. Gazze'nin yeni liderleri, komşularıyla barış içinde bir arada yaşamayı taahhüt edecektir.
Sonuç
Netanyahu’nun ABD'nin ateşkes teklifinde bazı değişiklikler istediğine dair haberler de vardır. Değişikliklerin daha sonraki bir tarihte Trump-Netanyahu görüşmesinde ele alınacağı ve son şekline kavuşacağı muhakkaktır. Her şey yeniden düzenlenebilir, binalar yeniden inşa edilebilir, harcanan mühimmat yeniden ikmal edilebilir ve tahrip edilen şehirler yeniden mamur hale getirilebilir. Ya hayatlarını kaybetmiş insanlar? Onlar geri getirilebilir mi?