Beyazıt’ta sahaflar çarşısındaki işlerim bitmiş, dönüşte yürüyerek Galata Köprüsü’ne gelmiştim. Hafta sonu olduğu için Köprü oldukça kalabalıktı. Balık tutan bir Suriyeli dikkatimi çekti. Bozuk Türkçesiyle balık tutamamaktan, tuttuğu bir iki balığın da küçük olduğundan yakınıyordu. Bana mevsimlere göre Boğaz’ın balık çeşitlerini anlatmaya başladı. Pes doğrusu, biz gidelim bu memleketten...
*** *** ***
Sonradan fark ettim bu kişinin bir de arkadaşının olduğunu… İncecik montuyla başına bere geçirmiş esmer tenli bir Suriyeli idi... Sigara içen bu kişiyi de izlemeye başladım. Yanından geçen her 6-7 kişiden biri ondan sigarasını isteyerek kendi sigarasını yakıyordu. Aslında bu Suriyeli “ayaklı mangal” görevi görüyordu. Bir kazancı var mı derseniz, sigarasını yaktığı her kişiden sigara dileniyordu.
*** *** ***
İstanbul denince akla güvercin ve martılar geliyor. Yaşlı bir adamcağız küçük bir teneke kutu kapağıyla Eminönü Meydanı’nda gezenlere seslenerek onlardan kuşlara yem atmalarını istiyor. İyi niyetle alan yandı demektir. Adam ederinden fazla para istiyor ve işi tatsızlığa vardırıyor.
*** *** ***
Sonunda Kadıköy’e geçtim ve trene binecektim. Girişte 65 yaş üstü ücretsiz geçiş kartımı bastım ve geçtim. Koşarak gelen birisi,
---Abi, rica etsem bir de benim için basar mısın? dedi.
---Bu kart “kart”lar içindir. Seni taşımaz ama…
---Kart kartlar için ha? O ne demek abi?
*** *** ***
Trendeyim. Elimdeki Yunanca gazeteyi okumaya çalışıyorum. Yanımda oturan hanım, bir ara gazeteye kilitlendi. Soru sormak için sabırsızlandığı belliydi. Dayanamadı sordu:
---Rusçanız iyi galiba?
---?
---Gazetenizi görünce sormak ihtiyacını duydum.
---Rusça değil efendim Yunanca.
---A öyle mi? Kiril alfabesi de zordur yani…(Hemen anladı Yunanca’nın Kiril alfabesiyle yazıldığını)
*** *** ***
Köpeğin ahmağı baklavadan pay umar
Eşeği düğüne çağırmışlar, ya odun eksik ya da su demiş.
Yengece niçin yan yan gidersin demişler, serde kabadayılık var demiş.
Cemil Meriç; “Avrupa yorgun bugün... İngiltere’yi, Almanya’yı, Fransa’yı dolaşın. Soluk soluğa insanlar göreceksiniz. Hiçbirinin yaşadığı anla ilgisi yok. Hepsi de adı bilinmeyen bir hayal peşinde. [Bir] Homeros, Dante…” (Bir Dünya’nın Eşiğinde, s.137) vs. unutulmuş derken Batı’nın kibirli şımarık zekâlarını artık bu beyinlerin doyuramadığını betimliyordu.
*** *** ***
Tımarhane müdürü ölmüş. Tımarhanede akıllandığını iddia eden delileri toplamışlar ve içlerinden iki tanesini tımarhaneyi temsilen mezarlığa götürmüşler. Cenaze defnedilirken bu iki deli alkışlamaya başlamış. Defin töreninden sonra delinin biri diğerine,
---Bizim tımarhane müdürünü de kimse sevmiyormuş. Ceset toprağa verilirken bizden başka kimse alkışlamadı, demiş.
Hastalıktan korunmak için
Allah’ın takdirine boynum kıldan incedir. Bugüne kadar dört kez ölüm tehlikesi atlatmama rağmen postu deldirmedim; ama yanlışlıkla birine benzetip beni çağırırlarsa karambolden öbür tarafa gitmekten korkarım. Bu badireye uğramamak için;
Ege’nin kültürel coğrafyası içinde doğal peyzaj teşkil eden zeytin ve palamut ağaçları yanında kamış çubuklarla yaratılmış gölgelik alanlarda yaşamak, yerel taşları ve üzerindeki damarları incelemek istiyorum.
Büyük şehirlerin gürültüsünden, kabalığından, kirliliğinden ayrı kalmak istiyorum. Sessizliği yansıtan mekânları gezmek, mavi ve yeşilin bütün güzelliklerini solumak istiyorum. Suların okşadığı kumsallarda koşmak, yengeçlerle oynamak renkli taşları toplamak istiyorum.
Sabah kalktığımda uykulu yüzlerle değil, enerji saçan yüzlerle, birbirlerine “günaydın” diyen ve hatır soran insanlarla karşılaşmak istiyorum. Kahvaltısını paylaşmak için davet eden, güler yüzlü, bir yere giderken kapısını kilitlemeyen insanların bulunduğu yerlere gitmek istiyorum.
TEŞEKKÜR
Aralık 2023’te kanser teşhisi konulmasıyla dünyamızı değiştiren kız kardeşim
Birsen, tedavisinin başlamasıyla iki ameliyat atlatmış, sonrasında kemoterapi tatbikleri, Ultrason, PET, MR çekimleriyle yüklü bir süreci tamamlamış ve 14 Ağustos 2025 tarihinde Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinin
Jinekoloji-Onkoloji bölümünde üçüncü kez ameliyata girmiştir. Ameliyatı başarıyla gerçekleştiren ekibin isimleri takdir edilmek üzere gerekli yerlere yazılmıştır.
Hastaneye her gelişimizden taburcu oluşumuza kadar geçen sürede ilgilerini gördüğümüz
Jinekoloji Servisinde Ass. Dr. Zeynep Gökçe’ye ve Uzm. Dr. Sinem Dansuk’a
Ass. Dr. Osman Şanlı’ya
Pansuman Hemşiresi Arzu Doğan Oral’a ve FB. Üni. Stajyer Öğc. Bilge Türken’e
şükranlarımızı sunar, sağlıklı günler ve meslek hayatlarında başarılar dileriz.
(Birsen-yeğenim Murat / E. Yarbay Cengiz Baysu