Sonbaharın serin sabahlarında gökyüzüne bakmak için güzel bir sebebiniz var. Üstelik bu kez sadece yıldızlar değil, gezegenler, Ay ve Dünya dışı bir toz ışığı da size göz kırpıyor. 15-30 Ekim tarihleri arasında, özellikle şehir ışıklarından uzak yerlerde yaşayanlar için gökyüzü adeta bir açık hava tiyatrosu gibi.
Gelin, bu hafta gökyüzünde neler oluyor bir göz atalım...
Zodyak Işıkları: Tozun İçinden Gelen Işık
Ekim ayı boyunca, özellikle de Ay'ın gökyüzünden çekildiği bu günlerde, Güneş doğmadan önce doğu ufkuna bakarsanız piramit şeklinde bir parıltı görebilirsiniz. Bu, ne Samanyolu, ne de şehir ışığı. Bu, Güneş sistemimizin içinde dolaşan sayısız mikroskobik toz zerresinden yansıyan güneş ışığının ta kendisi: Zodyak ışıkları.
Samanyolundan daha sönük ama büyüleyici bu ışık halesi, özellikle Venüs ve Mars’ın hemen üzerinde yükseliyor. Bu da onları ararken güzel bir görsel ipucu sağlıyor.
17 Ekim Sabahı: Gezegenler ve Ay Randevuda
Gökyüzü meraklıları için yılın kaçırılmaması gereken sabahlarından biri yaşandı: 17 Ekim sabahı, Venüs ve Mars gökyüzünde yakınlaşırken, onlara incecik bir Hilal Ay eşlik etti. Bu üçlü, doğu ufkunda kısa süreli ama görsel bir şölen sundu. Mars çıplak gözle fark edilmesi zor bir gezegen olsa da, dürbün yardımıyla Ay’ın sağ üstünde yer alan o turuncu-kırmızı ışıltıyı yakalamak mümkündü.
Kaçıranlar üzülmesin — Venüs ve Mars birkaç gün daha birlikte görünmeye devam edecek.
Uranüs Sahneye Çıkıyor: 19 Ekim
Ve perde, gökyüzünün uzak oyuncularından biri için aralanıyor: Uranüs! 19 Ekim’de “karşı konum”da olacak olan Uranüs, yılın en parlak hâline ulaşıyor. Yani Dünya’ya en yakın noktasında ve tüm gece boyunca gökyüzünde kalacak.
Bu dev gezegeni görmek kolay değil. Gözünüze minik bir mavi-yeşil nokta gibi görünebilir. Ancak çok karanlık bir ortam ve teleskop ya da monte edilmiş bir dürbün şart. Gökyüzünün güneydoğusunda, Balık takımyıldızını dikkatlice tararsanız, yıldızların arasından hafifçe parlayan o soluk gezegeni yakalayabilirsiniz.
Gökyüzü Size de Ait
Modern hayatın telaşında çoğu zaman gökyüzüne bakmayı unutuyoruz. Ama Ekim ayı, doğa takviminde özel bir yere sahip. Sabahın sessizliğinde, Ay’ın ince gülümsemesiyle birleşen gezegen ışıkları, uzayın derinliklerinden gelen toz yansımaları ve milyonlarca kilometre öteden selam gönderen buz devleri...
Belki de bir sabah biraz daha erken uyanıp sadece başınızı kaldırmanız yeterlidir. Kim bilir, belki o an göreceğiniz şey, evrenle aranızda kurduğunuz en sessiz ama en anlamlı bağ olur.