SON DAKİKA
reklam
reklam

Macaristan (NATO içinde değerinden fazla sorun yaratıyor)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 20 Ekim 2025, Pazartesi - 10:35   Okunma Sayısı:

 

Ekim 1918'de Macaristan, Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda hırpalanmış şekilde çıkmış, ancak Avusturya-Macaristan İkili Monarşisi'nden kurtularak bağımsızlığını ilan etmişti. İkinci Dünya Savaşı sırasında Macaristan, Almanya’nın yanında Mihver güçlerinin bir üyesiydi. 1944'te Sovyetler Birliği, Alman işgali altındaki Macaristan'a ilerlemeye başladı. 50 günlük bir kuşatmanın ardından Budapeşte, Şubat 1945'te Kızıl Ordu tarafından alındı ve orada onlarca yıl sürecek Sovyet işgali başlamıştır.

1991’de Sovyet İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte Varşova Paktı’ndan kopan ülkeler, Batı ile bütünleşmeye ve Batılı ittifaklara girmeye başladılar. Bunlardan birisi de Macaristan idi. Ülke 1999’da NATO’ya kabul edildi.

Fransa’nın önceki Cumhurbaşkanı Sarkozy, Türkiye’nin AB’ye girmesine karşı olduğunu belirtmiş, onun yerine Akdeniz Birliği projesini öne çıkarmıştı. Sonraki Fransız Cumhurbaşkanı Macron ise, ABD’siz NATO veya AB ordusu kavramını diline dolamış, hatta 2019 yılında NATO’nun “beyin ölümü’nden bahsetmişti. Ancak 2021 Münih Konferansında daha temkinli hareket ederek konuşmuş ve NATO’nun önemini vurgulamıştı.

Bu fikirler 24 Şubat 2022 tarihine başlayan Ukrayna Savaşı’na kadar nispeten revaçtaydı. revaçtaydı. Ne zaman ki, savaş çıktı ABD’siz bir NATO’nun mümkün olamayacağı anlaşıldı. Hele Rusya’nın uzun menzilli füzelerle Ukrayna’ya saldırması, Avrupa ülkelerinin ABD liderliğinde NATO’yu kabul etmelerini gerektirdi.

 

Macaristan Başbakanı

12 yıldır iktidarda olan Macaristan Başbakanı Orban, Avrupa Birliği'ni, demokrasiyi, insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü model ve değer olarak kabul etmemektedir.  Macar Başbakan hiçbir zaman ortak Avrupa kimliğine ve değerlerine inanmamakta ve aşırı milliyetçi tavır takınmaktadır.

NATO üyesi olan Macaristan, Rusya'ya karşı enerji konusunda yaptırım uygulanmasına ve Macaristan üzerinden Ukrayna'ya askeri silah yardımı yapılmasına karşı çıkmıştır. Avrupa Birliği üyesi olduğu halde AB ile çatışmakta, otokratik politikalarını uygulamaya koymaya dikkat etmektedir.

Orban'ın ekonomik durağanlık, yüksek enflasyon ve Ukrayna mültecileri gibi konularda hiçbir ciddi politikası bulunmuyor. Doğalgaz ihtiyacının yüzde 85'ini, petrolünün ise yüzde 64'ünü Rusya'dan karşılayan Orban yönetimi, GSYİH’in %2,1’ni savunma giderleri için ayırmaktadır. 

 

AB ile ters düşen tavırlar

**Macaristan ekonomik ilişkiler için Berlin, Moskova, Pekin, Ankara’ya güvenmektedir.

**Budapeşte, Rusya’ya enerji bağımlılığını sürdürecek AB yaptırımlarına meydan okumaktadır.

**Macaristan’ın Rusya, Çin ve ABD ile ilişkileri zorluklarla karşı karşıya gelmektedir.

**Trump’a karşı çıkmış ve Rusya’dan petrol alımına devam edeceğini bildirmiştir.

 

2 Şubat 2024…ABD Senatosu, NATO’nun en güvenilmez üyesi olarak zikrettiği Macaristan’a yaptırım çağrısında bulunmuştu. Orbán hükümeti geçmişte de hukukun üstünlüğünün ihlâli, basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar ve tartışmalı bir yargı reformu nedeniyle eleştirilmişti. 

19 Şubat 2024… İki İskandinav ülkesi İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusu Türkiye ve Macaristan’ın tereddütleriyle ve engelleriyle karşılaşmıştı. Her iki ülke de NATO üyeliğini onaylamak için bazı koşullar öne sürmüşlerdi. Daha sonra bir dizi görüşmeler ve verilen taahhütler sonucunda Finlandiya’nın NATO üyeliği Türkiye ve Macaristan tarafından onaylanmıştı.

25.5.2025… Orban, Macaristan’ın NATO’nun, blok ülkelerini Ukrayna’daki çatışmaya doğrudan dahil edebilecek ve Rusya’yla doğrudan bir çatışmaya yol açabilecek eylemlerinde yer alma niyetinde olmadığını yinelemiş, AB'ni Ukrayna politikasını ilk günden beri onaylamadığı gibi, "Ukrayna artık bağımsız bir ülke değil" demiştir.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığını devralan Macaristan’ın boykot edileceğini ve Budapeşte’de gerçekleşecek toplantılara bakanların değil, sadece bürokratların katılacağını açıklamıştır.

19 Temmuz 2025… Polonya hükümeti, Budapeşte’deki büyükelçisini geri çekmiştir. Polonya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Pawel Wronski, ülkesinin şu an için Macaristan'da maslahatgüzar düzeyinde temsil edildiğini belirtti ve geleceğe dair yorum yapmaktan kaçındı. Wronski, Keciek'in geri çağrılma sebebini açıklarken, Macaristan'ın eski Adalet Bakan Yardımcısı Marcin Romanowski'ye siyasi sığınma vermesini gerekçe gösterdi. Wronski, "Macaristan, Avrupa Birliği'nin karşılıklı sadakat ilkesine aykırı biçimde, hakkında mali ve adli suçlamalar olan eski Adalet Bakan Yardımcısı Marcin Romanowski'ye siyasi sığınma verdi. Üstelik Romanowski daha önce savcılığın tüm çağrılarına uyacağını beyan etmişti" ifadelerini kullanmıştır.

 

Sonuç: NATO ve AB'nin kendisine karşı somut ve etkili tedbirler almayacağını bilen Orban, AB'nin demokratik değerlerini ihlâl etme cüretini göstermektedir

Orban, devlet imkânlarıyla kendisine bağlı zengin bir grup yaratmış olu devlet ihalelerini ve kaynaklarını kendisine bağlı bu zengin gruba vermek suretiyle ülkesini ekonomik açıdan sömürmektedir.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam