Geçtiğimiz günlerde gece gökyüzüne bakanlar, göksel bir şölenin sessizce yaşandığına tanıklık etti. Ekim ayının en dikkat çekici gökyüzü olaylarından biri olan Oriyonid meteor yağmuru, 21 Ekim’de tepe noktasına ulaştı. Gözlerden uzak, ışık kirliliğinden arınmış bölgelerde, sabaha karşı saatlerde göğe bakanlar için saatte 10-15 kayan yıldızlık bir görsel şölen vardı.
Bu meteorlar, her ne kadar kendi başlarına bir yıldız olmasalar da, oldukça köklü bir geçmişe sahip. Oriyonidler, meşhur Halley Kuyrukluyıldızı’nın ardında bıraktığı parçacıklardan oluşuyor. Halley, 2061 yılına kadar geri dönmeyecek olsa da, her yıl bu zamanlarda Dünya onun eski izlerine çarpıyor ve gökyüzü birer birer yanıp sönen izlerle doluyor. Bu yılın en güzel yanıysa, meteorların Ay’sız ve karanlık bir gökyüzünde, neredeyse hiçbir ışık engeline takılmadan izlenebilmesiydi.
Ama gökyüzündeki hareketlilik sadece meteorlarla sınırlı değildi. 23 ve 24 Ekim geceleri, başka bir görsel buluşma yaşandı: Satürn ve Ay gökyüzünde yakın bir dansa tutuştu. Bu iki gece, hilal şeklindeki Ay, sarımsı parıltısıyla öne çıkan halkalı dev Satürn’e önce sağdan, sonra soldan eşlik etti. Güney gökyüzüne bakanlar için bu görüntü, teleskopsuz bile oldukça etkileyiciydi.
Her yıl Ekim ayında gökyüzü bir başka güzel olur. Sonbaharın serin gecelerinde başımızı kaldırıp yıldızlara bakmak, bazen sadece bir doğa olayını değil, evrenle olan bağımızı da yeniden hatırlamamıza vesile olur. İster bir kayan yıldız dileği tutmuş olun, ister Ay’ın yanında süzülen bir gezegeni fark etmiş olun, bu hafta gökyüzü bize bir kez daha "buradayım" dedi.
Henüz geç değil. Eğer hava koşulları izin verirse, önümüzdeki birkaç gece hâlâ meteor yağmurunun zayıf da olsa izlerini taşıyabilir. Gece erken saatlerde güneydoğu yönüne, sabaha karşı ise kuzeydoğuya bakın. Belki bir dilek tutacak kadar bir ışık daha kayar sizin için.
Gökyüzü açık olsun.