SON DAKİKA
reklam
reklam

Kamboçya-Tayland Sınır Çatışmaları

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 8 Kasım 2025, Cumartesi - 11:09   Okunma Sayısı:

 

11'inci yüzyıldan kalma bir tapınağı UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kaydettirmeye çalışan Kamboçya, tapınağın ihtilâflı bölge içinde kalması yüzünden Tayland ile 2008’den itibaren gerginlik yaşamaya başlamıştı. Bu olay Tayland'da protestolara yol açıyor ve yıllar boyu her iki tarafta da asker ve sivillerin öldüğü çatışmalar yaşanıyordu.

 

Yirminci yüzyıl başlarında

Kamboçya ile Tayland arasındaki sınır anlaşmazlığı, Siyam Krallığı (modern Tayland) ile Fransız Çinhindi'ndeki Fransız Üçüncü Cumhuriyeti arasındaki sınırı tanımlamayı amaçlayan 1904 ve 1907 anlaşmaları kapsamında oluşturulan sınır çizgilerindeki belirsizliklerden kaynaklanmaktaydı. Kamboçya'yı da içeren. Fransız sömürge yetkilileri tarafından üretilen anlaşma haritaları ve araştırma belgeleri genellikle kesin değildi ve bu da çeşitli dağlık alanlar ve stratejik geçitler üzerinde örtüşen iddialara yol açıyordu.

Kamboçya'nın 1953'te Fransa'dan bağımsızlığını kazanmasının ardından Preah Vihear tapınak kompleksinin egemenliği anlaşmazlığın odak noktası haline geldi. Uluslararası Adalet Divanı (UAD), 1962'de tarihi haritalara ve Fransız araştırma belgelerine atıfta bulunarak tapınağın Kamboçya'ya verilmesine karar verdi. Ancak mahkeme, çevredeki bölgeyi net bir şekilde tanımlamadı ve bitişikteki yaylaları, uçurumları ve tapınağa yaklaşımları yasal ve askeri bir belirsizlik durumunda bıraktı.

 

Yüzyılın sonunda

Anlaşmazlık, hem Tayland hem de Khmer duygularının sınır egemenliği konusundaki hassasiyeti yoğunlaştırdığı 20’nci yüzyılın sonlarına kadar büyük ölçüde stabil kaldı. 2008'den 2011'e kadar, topçu değişimleri, devriye çatışmaları ve sınırlı saldırılar da dahil olmak üzere yeni askeri çatışmalar patlak vermişti. 

Her iki tarafta da çok sayıda ölüm ve yaralanma olunca çatışmalar, bölgenin süregelen değişkenliğinin ve tarihi anlaşmaları çağdaş milliyetçi iddialarla uzlaştırmanın zorluğunun ortaya koymuştu.

 

Bu yılın içinde yaşananlar

    Bu yıl 28 Mayıs'taki Zümrüt Üçgeni çatışmaları sırasında her iki ülke de birçok kez tartışmalı bölgede gerilim yaratmıştı. Gerilimler, 24 Temmuz'da silahlı çatışmaya dönüşmüş, Tayland ve Kamboçya daha sonra 28 Temmuz'da koşulsuz ateşkes konusunda anlaşmışlardı 

    23 Temmuz'da Taylandlı bir asker, anti-personel mayınına basıp ağır yaralanınca gerginlik daha da arttı. Hatta sınırın 40 kilometrelik kısmı boyunca karşılıklı topçu ve hafif silah ateşi açıldığı bildirilmiş, çatışmalarda 200.000'den fazla sivili yerinden edilmişti. 

24 Temmuz 2025'te sınır bölgesindeki çatışmalarda Tayland Hava Kuvvetleri (RTAF) Kamboçya askeri tesislerine hava saldırıları düzenlemiş, bunun üzerine her iki ülke de büyükelçilerini geri çağırarak sınır kapılarını kapatmıştı. Çatışmalar ertesi güne kadar devam etmişti.

BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq tarafından yapılan açıklamada. "Anlaşmazlığa kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla azami itidal göstermeye ve her türlü sorunu diyalog yoluyla ve iyi bir komşuluk ruhu içinde ele almaya özen gösterilmeli" denilmişti.

 

Yabancı basından    

    The Irish Times, ihtilafın içten içe süreceğini belirterek, Ateşkes olmasına rağmen istikrarsızlığın giderilmesine katkısı olmadığını belirtmiştir. İki ülkenin önceki başbakanlarının ordularında bulunan milliyetçi gruplar husumeti tetiklemekte geç kalmamışlardır.

Der Standard ise, ABD Başkanı'nın arabulucu imajına karşı çıkarak, “Dünya genelinde güvensizliğin artması Trump'ın politikalarının sonucu değil mi? Örneğin; USAID fonlarındaki kesintiler hem Tayland’ı hem de Kamboçya’yı ciddi biçimde etkiliyor. ... Elbette Güneydoğu Asya’daki ihtilaf Trump’ın politikalarından çok daha öncesine dayanıyor, son gerilimin hem tarihsel kökenleri hem de güncel tetikleyicileri ayrı ele alınmalı. Ancak yine de Trump’ın iyi ekonomik koşulları barışla takas etme politikası hayli alaycı. Bu yaklaşım kısmen etkili görünebilir. Fakat genel tabloya bakıldığında, Trump dünyayı daha güvenli bir yer hâline getirmiyor” demiştir. 

 

Trump devrede

    Komşu ülkeler arasında on yılı aşkın süredir yaşanan en kötü çatışmalar nedeniyle en az 35 kişi öldü ve 270.000'den fazla kişi yerinden edildi. Çatışmalar, Kuala Lumpur'da müzakerelerin başlamasından sadece birkaç saat önce devam etti.

    Donald Trump, Tayland ve Kamboçya'nın farklılıklarını çözmek istediğine inandığını söyledi, çünkü her iki ülkenin liderleri beşinci gününe giren ölümcül çatışmaları sona erdirmek için Malezya'da görüşmeler yapmıştır.

    ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin barış çabalarına yardımcı olmak için Malezya'da bulunduğunu söylemiştir. Kamboçya Başbakanı Hun Manet, toplantının "ABD tarafından ortaklaşa ve Çin'in katılımıyla düzenlendiğini" söylemiştir.

Çin, Kamboçya'nın yakın bir müttefiki ve daha önce çatışmayla ilgili endişelerini dile getirerek, bunun "barış görüşmelerini teşvik edeceğini" ve "gerilimi azaltmada yapıcı bir rol oynayacağını" söylemişti. Malezya ise, bölgesel blok olan Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği'nin şu anki başkanı ve aynı zamanda çatışmalara son verilmesi çağrısında bulunuyor.

Bu çabaların sonuç getireceğini ve kısa zamanda düzelme olacağını beklemek için zaman çok erkendir. Tacı takmakla, karşılayan dansçılara ayak uydurmakla veya Çin Devlet Başkanı ile görüşmelerle beklentiler gerçekleşmez. Kökü bir asır kadar geriye dayanan ve müzmin hale gelmiş bir mesele bir günde çözülemez. Sınırda yeni bir düzenleme yapılmış mıdır? İhtilâflı bölgenin yer altı ve yer üstü madenleri var mıdır, nasıl bir bölüşme yapılmıştır? Sınır kapıları açılmış mıdır, sınır ticareti, kotalar belirlenmiş midir? Umarım daha da ayrıntılar ele alınarak bir çözüm sağlanmış olsun…  

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam