Şiiri ve köşe yazısı için çok kıymetli şair ve yazar Durmuş Türker hocamıza teşekkürlerimizi iletiyoruz.
×××××××××××××××××××××××××××××
Ne zaman doğduğum tam bilenim yok
Kimi şubat diyor kimisi martta
Bugün de usuma bir gelenim yok
Bilinmezliklerden hep başım dertte
Besbelli kış imiş doğduğum mevsim
Dursun diye konmuş bana bu isim
Dense de “Durmuş’tan olur mu isim”
Ne verene ne de diyene küsüm
Bebeyken annemin sütün emmişim
Annem beni ben annemi sevmişim
Günü gelip dilim döner olunca
Her sözcükten önce “anne” demişim
Babam darılmamış “anne” dememe
Ondan gayrı kim darılsa bana ne
Biraz daha büyüdüğüm görünce
Yapacağım işler konmuş önüme
Hayvan otlatmayı iş edinmişim
Ne naz etmiş ne de olmaz demişim
İşe yaramışım ev işlerinde
Emeğimin ekmeğini yemişim
Okula gitmişim çağı gelende
Sevinmişim okumayı bilende
Sonrasında yolum oraya düşmüş
Öğretmenlik için yola düşende
Okulumun adı Pamukpınar’dı
Orda öğretmenler, öğrenci vardı
Dünya’yı kavradım ben bu okulda
Beni aydınlığın ışığı sardı
Bir de eşim oldu işim olunca
Bir ömür yaşadık boyluboyunca
Sevinç ve üzünçte birlikte olduk
İşlerimiz sürüp gitti yolunca
Yaşamın yolları inceden ince
Evlat isteniyor günü gelince
Gelecek onların elinde diye
Dört evlat edindik yıllar içinde
Öğretmenlik ettim otuz iki yıl
Bir kısmı köylerde çoğu İstanbul
Neyim var neyim yok işime verdim
Hiç ayırt etmeden öğrenci, okul
Arkadaş edindim, dostlar edindim
Yaşamın zorunu onlarla yendim
Gönülden bağlandım ben bu yaşama
Çok da eleştirdim kendimi kendim
Öylece arındım yanlışlarımdan
Elbette çok şey geçti başımdan
Yaşadıklarımdan şikayetim yok
Hiç bir gün kopmadım yoldaşlarımdan
Türker der bilinmez kaç yıl yaşarım
İyiliğe, güzelliğe koşarım
Sevgiyi, bilgiyi kılavuz bilir
O yolda ne düşer ne de şaşarım
Evet…bir ömür böyle geçti. Sonu ne zaman ve nasıl gelecek bilemem ama var olduğumca yaşamdan tat almaktan geri durmayacağım, hep iyilik, dostluk, özgürlük, demokrasi ve barış gelsin diye çalışacağım. Hep sevgiyi, bilimi, çağdaşlığı yol bileceğim…



































