Evimizdeki dairenin tapusu sadece duvarları değil, aynı zamanda üzerinde durduğu arsanın bir parçasını, yani arsa payını temsil eder.
Bu pay, dairenizin büyüklüğüne, konumuna ve değerine göre belirlenir.
Ancak bazı binalarda, özellikle yapılan hileler yüzünden bu paylar doğru hesaplanmamış olabiliyor.
Aslında binanın ortak alanı olması gereken bodrum katı, sığınağı veya otoparkı, sanki ayrı bir daireymiş gibi gösterip, bu alanı kendi adına kaydedenler olabiliyor.
Bu ard niyetli kişiler, hem ortak bir alanı ticari olarak kiraya vererek kullanıyor, hem de arsadan alması gerekenden daha büyük bir payı haksız yere kendi adlarına geçiriyorlar.
Bina ayakta durduğu sürece bu haksız durum çoğunlukla göz ardı ediliyor.
Ancak tehlike çanları, özellikle kentsel dönüşüm veya deprem gibi nedenlerle bina yıkılma kararı aldığında çalmaya başlıyor.
Bina yıkıldığı an, Kat Mülkiyeti yani daire tapuları ortadan kalkar ve tüm malikler, arsaya sahip paylı mülkiyet hisseli tapu durumuna geçerler.
İşte bu noktada, tapunuzdaki hatalı arsa payı gerçek bir hak kaybına dönüşür.
Çünkü yeni yapılacak binada alacağınız dairenin büyüklüğü veya yıkım sonrası elde edeceğiniz tazminat, tapudaki bu haksız paya göre hesaplanır.
Hileli payı olan kişi, gerçekte hak etmediği büyük bir payla zenginleşirken, sizin hakkınız azalır.
Çözüm;
Eğer binanızdaki arsa paylarının gerçeği yansıtmadığını düşünüyorsanız, mutlaka binanız yıkılmadan önce harekete geçmelisiniz.
Hukuk, bu haksızlığı gidermeniz için size "Arsa Payının Düzeltilmesi Davası" imkânı tanıyor.
Bu dava, tapuda payı hatalı görünen diğer tüm kat maliklerine karşı açılır.
Görevli yer Sulh Hukuk Mahkemeleri'dir.
Bu nedenle, hak kaybı yaşamamak için son derece önemli bir hatırlatma yapıyoruz: Binanızın yıkım kararı çıkmadan, vakit kaybetmeden arsa payınızın düzeltilmesi için dava açın ve mahkemeden tapu kaydına tedbir konulmasını talep edin.
Aksi takdirde, yıllar sonra elinizde sadece küçücük bir arsa payı kalabilir.