Bayrak yakma eylemi
15 Kasım 1983’te bağımsızlığını kazanan KKTC geçtiğimiz 15 Kasım’da 42’nci kuruluş yıl dönümünü kutlamıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki sınır üzerinde Lefkoşa Lokmacı sınır kapısında Rum Ortodoks Kilisesi'nin kontrolündeki 'Rum Eğitim Sistemi'nin yandaş ve militanları KKTC bayrağını yakarak sloganlar atmışlar ve ENOSİS çağrıları yaparak Türk düşmanlığını göstermişlerdir.
Rum gençlerinin ellerinde Yunan bayraklarıyla sınırlarımızda Kıbrıs Türk halkına karşı saldırgan tutumunu görmezden gelmek mümkün değildir. Her eylem karşıtı bir eylemi yaratır.
- Bu eyleme karşılık Türk tarafında da bir grup GKRY bayrağını yaksa içiniz sızlamaz mı?
- Bu göstericilere “Haydi Rum ordusunda askerlik yapın!” deseler çok az sayıda kişi evet
der, çoğu gitmek istemez. Bunların hepsi yalancı kahramanlar, klavye yiğitleridir.
- 14 Ağustos 1996 tarihinde bayrak direğine tırmanarak Türk bayrağını indirmeye çalışan
Rum genci vurulmuştu. Şimdiye kadar böyle bir olay bir daha tekerrür etmedi. Bayrak yakma olayına karşı da alınacak tedbirler elbette vardır. Türk ordusunda her devirde gözü kara komutanlar olmuştur. Umarım bizleri çılgınlığa itecek benzer olaylara tevessül edilmez.
*** *** ***
GKRY
- Uluslararası para piyasalarında söz sahibi değildir, küresel gelişmelerin ve BM, IMF,
Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşların küresel eylemlerinde etkinliği yoktur,
- Askerî müdahale de bulunabilecek kapasiteleri çok zayıftır,
- Teknik eğitim ve teknolojinin kullanılmasında yetkin değildir,
- İleri teknoloji silah endüstrisine hâkim değildir,
- Akdeniz’de su yollarını kontrol edecek donanmaya sahip değildir.
Böyle olmakla beraber hem kel hem foduldur.
*** *** ***
GKRY’nin abisi Yunanistan
Türkiye’nin Rusya ile bir süre önce yakınlaşmasına tepkiler göstermiş, NATO ittifakının üyesi olmasına rağmen doğudaki tehlike olarak gördüğü Türkiye’yi her fırsatta AB’ye şikâyetten geri kalmamıştı.
Kendisi de NATO üyesi olmasına rağmen Pire limanının hisselerini 2016 yılında Pekin yönetimine satmıştır. Dolayısıyla liman, Pekin’in Avrupa’daki stratejik noktalarından biri ve bayrak taşıyıcısı haline gelmiş oluyor.
ABD, bu durumdan hoşnut değil elbette. ABD’nin Yunanistan Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle verdiği bir röportajda, “Çin’in Pire limanı üzerindeki kontrolü bizim için kabul edilemez. Çin’i buradan çıkartmak istiyoruz” demiştir.
ABD’nin Çin’i alt etmeye çalıştığı bir dönemde Yunanistan Avrupa toprağına Çin’in yerleşmesini, S 300’leri GKRY’ye konuşlandırmakla Rusya’nın konumlanmasını, hava savunma sistemlerini Girit Adası’nda ve siber güvenlik sistemlerini de Kıbrıs Adası’nda kurdurmakla İsrail’i AB içine sokmasını başarmıştır (!).
Türkiye bu gelişmeleri gidip de AB’ye şikâyet etmemiş, kendi tavrını ortaya koymuştur. Hiçbir kişinin karakterini 24 saatten fazla saklayamadığı gibi devletlerin de yaptıkları ve gizli sandıkları işlerin eninde sonunda açığa çıkacağını bilmeleri gerekir. II. Dünya Savaşı’nda Hitler’in planları günbegün İngiliz istihbaratının eline geçmiştir. Devlet ve kurumsal sırların ağırlıklı olduğu çalışmaları, demokratik söylemi ve şeffaflığı prensip edinmiş olan WikiLeaks, başta ABD olmak üzere birçok devletin diplomatik telgraf ve mesajlarını açığa çıkarmıştır.
GKRY, hem İsrail’e gaz işleme, elektrik üretme ve dinleme tesislerini kurduracak hem de Türkiye’ye posta koymaya kalkacak. Etiyle buduyla buna gücü yetmez. Kaldı ki, bu tavır devam eder ve Türkiye’ye hasmane tutum ortaya çıkarsa kurulan tesislerin Türkiye için seçilmiş hedefler olacağı da göz ardı edilmemelidir.
*** *** ***